Türk mimarlık eğitiminin önemli figürlerinden biri olan Prof. Dr. Orhan Özgüner, yaşamını yitirdi. Eski Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi dekanı olan Özgüner, uzun yıllar akademik kariyeri boyunca birçok öğrenci eğitmiş ve mimarlık topluluğunda derin bir etki bırakmıştı. Onun ani kaybı, mimarlık camiasında büyük bir yas yarattı.
16 Haziran'da Son Veda
Özgüner için düzenlenecek anma töreni, 16 Haziran 2026 Salı günü gerçekleştirilecek. Cenaze merasimi, öğle namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlık Camii'nde kılınacak olan cenaze namazıyla başlayacak ve sonrasında naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek. Bu tarihi gün, mimarlık topluluğunun yanı sıra çok sayıda öğrenci ve akademisyenin de katılımıyla ona son bir veda niteliğinde olacak.
Eğitim Dünyasına Katkıları
Prof. Dr. Orhan Özgüner, 1946 yılında Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitimine devam etti. Meslek hayatında, Sedat Hakkı Eldem ve Louis Kahn gibi tanınmış mimarlardan edindiği bilgi ve deneyimlerini, genç nesillere aktarmayı başardı. Onun mimarlık eğitimi üstündeki etkisi, yalnızca yaptığı derslerle sınırlı kalmayıp, mimarlık anlayışını modernize ettiren yaklaşımlarla da görünür hale geldi.
ODTÜ’deki İnovasyonlar
1958-1980 yılları arasında ODTÜ'de çeşitli önemli görevlerde bulunarak üniversitenin gelişimine ve büyümesine katkı sağladı. Özellikle 1963-1967 yılları arasında bölüm başkanlığı özelliği taşıyan Özgüner, 1970-1973 yılları arasında da fakülte dekanlığı gerçekleştirdi. Bu dönemde, ODTÜ'nün kurumsal kimliğini şekillendiren kararları ve projeleri hayata geçirerek, eğitim alanındaki yeniliklerin öncüsü oldu.
Yerel Mimari Üzerine Katkıları
Prof. Dr. Özgüner, yalnızca dersleriyle değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği araştırmalarla da mimarlık kültürüne değerli katkılarda bulundu. Özellikle “Köyde Mimari Doğu Karadeniz” başlıklı çalışmasıyla, bölgedeki geleneksel yapı mirasının doğru bir biçimde belgelenmesine önayak oldu. Bu çalışması ile sadece akademik çevrelerde değil, toplumun genelinde de yerel mimari anlayışını derinlemesine tartışmaya açtı. Eğitimi ve araştırmalarıyla yakaladığı başarı, onun kaybının mimarlık tarihi açısından yarattığı boşluğu daha da derinleştirdi.