ABD ile İran arasında son günlerde yaşanan askeri gerilim, diplomatik süreci de çıkmaza soktu.
ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı yakınlarından geçen M/T Kiku isimli tankere tek yönlü insansız hava aracıyla saldırı düzenlediğini açıklamış, buna misilleme olarak İran'daki 10 askeri hedefin vurulduğunu duyurmuştu.Gerilimin ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ateşkesi yeniden ihlal ettiğini öne sürerek sert açıklamalarda bulundu.
Trump, "Artık makul davranamayacağımız ve çok başarılı bir şekilde başlattığımız işi askeri yolla tamamlamak zorunda kalacağımız bir noktaya gelebiliriz.
Eğer bu olursa İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak." ifadelerini kullandı.Tahran yönetiminin yanıtı ise gecikmedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin İran'ın askeri altyapısını hedef alan saldırılarına karşılık Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerinin füze ve İHA'larla vurulduğunu açıkladı.DMO'nun açıklamasında, Washington yönetiminin ateşkesi ihlal ettiği öne sürülerek, "Ateşkesin ihlal edilmesi, İslamabad Mutabakat Zaptı'nın 1. maddesine aykırıdır ve tüm diplomatik süreçlerin tamamen durdurulmasıyla sonuçlanacaktır." ifadelerine yer verildi.Askeri gerilim sürerken diplomatik temasların da sekteye uğradığı öne sürüldü.
ABD merkezli Wall Street Journal gazetesi, gelecek hafta İsviçre'de yapılması planlanan ABD-İran görüşmelerinin yükselen tansiyon nedeniyle askıya alındığını iddia etti.Haberde, ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın bölgedeki ABD üslerini hedef almasının ardından iki tarafın yeni müzakere tarihi belirlemeden görüşmeleri ertelediği öne sürüldü.Söz konusu iddia, cuma günü ABD'nin arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında imzalandığı belirtilen üçlü çerçeve anlaşmasının ardından geldi.
Anlaşmanın, İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği bazı bölgelerin kontrolünün Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne devredilmesini öngördüğü belirtildi.Uluslararası diplomatik kaynaklar ise bu anlaşmanın, ABD ile İran arasında daha önce sağlanan mutabakatın Lübnan ve Hizbullah açısından sağlayabileceği avantajları büyük ölçüde ortadan kaldırdığını ve Washington-Tahran hattındaki müzakere sürecini daha karmaşık hale getirdiğini değerlendiriyor.Öte yandan ABD merkezli haber sitesi Axios, taraflar arasında yeni bir diplomatik temasın planlandığını öne sürdü.Habere göre ABD ve İran, karşılıklı saldırıları durdurma konusunda prensipte uzlaşırken, Hürmüz Boğazı'ndaki anlaşmazlıkların ele alınması amacıyla salı günü Katar'ın başkenti Doha'da bir araya gelmeyi planlıyor.Axios'a konuşan üst düzey ABD'li bir yetkili, "Tüm saldırıları durdurmaya karar verdik." derken, bir başka yetkili ise teknik görüşmeler devam ederken iki tarafın da "şimdilik" geri adım atacağını ve Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin serbest şekilde süreceğini söyledi.Haberde, salı günü yapılması planlanan görüşmelerin ilk etapta İran'ın nükleer programını ele almak amacıyla İsviçre'de düzenlenmesinin planlandığı, ancak son askeri gelişmeler nedeniyle hem görüşme yerinin Doha'ya taşındığı hem de müzakerelerin odağının Hürmüz Boğazı'na kaydığı aktarıldı.ABD teknik heyetine Nick Stewart'ın başkanlık etmesinin beklendiği de ifade edildi.İran Dini Lideri'nin Eserlerini Koruma ve Yayımlama Ofisi üyesi Mehdi Fezaeili de İranlı teknik heyetin İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere katılmadığını doğruladı.İran devlet televizyonuna konuşan Fezaeili, teknik müzakerelerin son günlerde yaşanan çatışmalar nedeniyle iptal edildiğini belirterek, Tahran'ın ayrıca karşı tarafın bazı şartları yerine getirip getirmediğini görmek istediğini söyledi.Fezaeili, İran'ın dondurulmuş varlıklarına erişimin sağlanmasının da bu şartlar arasında yer aldığını ifade etti.