Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Dünya ABD, Tahran'ı hedef alan suikast planlarını açıkladı! İsrail'in stratejileri ortaya çıktı

ABD, Tahran'ı hedef alan suikast planlarını açıkladı! İsrail'in stratejileri ortaya çıktı

Washington Post'un aktardığına göre, Trump yönetimi, diplomatik müzakereleri sürdürmek ve Hürmüz Boğazı'nda devam eden krizi çözmek için İran'a yönelik suikast planları hakkında dolaylı yollarla uyarılarda bulundu. Bu adım, bölgedeki gerilimi azaltmayı amaçlıyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 3 dk

Amerikan Washington Post gazetesinin haberine göre, Trump yönetimi İran'daki savaşın sonlandırılması ve Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz trafiğine tekrar açılmasına yönelik diplomatik çabalarını sürdürürken, İsrail'in İran'ın kilit müzakerecilerini hedef alma planları konusunda kaygılı. Haberde, ABD yönetiminin özellikle İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf gibi önemli isimlere yönelik olası suikast girişimlerine karşı çıktığı belirtiliyor. İlkbahar aylarında, aracılar aracılığıyla İran'a İsrail'in niyetleri hakkında uyarı yapıldığı iddia ediliyor. Kimliğini gizli tutan bir ABD'li yetkili, "Bu kişileri öldürürseniz, pragmatistleri de ortadan kaldırmış olursunuz," diyerek durumu net bir şekilde değerlendirdi.

Diplomatik Çabaların Yeniden Yönlendirilmesi

Trump yönetiminin mart ayından itibaren İran'daki savaşın sona erdirilmesine dair diplomatik seçenekler üzerinde değerlendirme yapmaya başlaması, ABD'li yetkililerin İsrail'e yönlendirdiği uyarıların önemini artırıyor. Bu süreçte, İran’ın siyasi liderliğine yönelik suikastların durdurulması yönünde mesajların verilmesi dikkat çekiyor. ABD'li yetkililer, bu suikastların devam etmesinin, İran'daki pragmatist unsurları da ortadan kaldırabileceğini ve dolayısıyla barış süreçlerinin sekteye uğrayabileceğini öngörüyor. Bu durum, Washington'un diplomasiye olan yaklaşımını ve bölgede barış arayışını zedeleyebilecek bir tehdit olarak değerlendirilmekte.

ABD ve İsrail Arasındaki Farklılaşan Hedefler

Analistler, Washington'un İran'a doğrudan uyarı yapma gereği hissetmesini, ABD ile İsrail arasındaki görüş ayrılıklarının bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Aaron David Miller, bu durumun iki ülkenin savaş hedeflerinin değişmiş olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekiyor. Miller, İsrail Başbakanı’nın, ABD'nin yürütmek istediği müzakere sürecini kesintiye uğratma konusundaki kararlılığına da vurgu yapıyor. Beyaz Saray'dan bir yetkili ise, "Başkan, barış sürecinin devam etmesini arzuluyor," şeklinde bir açıklama yaparak, diplomatik çözüm arayışının önemini vurguluyor. Bu bağlamda, ABD'nin İsrail'in planlarına karşı duyduğu endişe, daha önce New York Times tarafından da gündeme getirilmişti.

Askeri Operasyonların Etkileri ve Hedeflerin Ayrışması

Washington Post'un haberine göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri faaliyetleri başladığında, İsrail pek çok İranlı siyasi ve askeri yetkiliyi hedef aldı. ABD ordusu ise İran'ın deniz ve füze kapasitesini zayıflatmaya odaklandı. Ancak başlangıçta iki ülkenin de İran'da rejim değiştirme hedefini paylaştığı süre içerisinde, ABD’li yetkililerin Tahran’daki siyasi ve askeri gücün iktidarını koruyabileceği değerlendirmesi, tarafların amaçlarının ayrışmasına yol açtı. Örneğin, İsrail’in mart ayı ortasında İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilisi Ali Laricani’yi öldürmesi, Washington ile Tel Aviv arasındaki ayrılıkların daha da derinleşmesine neden oldu. Bu durumu, iki müttefik arasında yaşanan sorunların bir başka boyutu olarak değerlendirmek mümkün.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *