ABD ile İran arasında sonuç vermeyen müzakerilerin ardından Washington baskıyı artırmaya hazırlanıyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’a yönelik deniz ablukasının gerektiği sürece devam ettirilebileceğini söylerken, Hazine Bakanı Scott Bessent gelecek hafta yeni ekonomik önlemlerin açıklanacağını duyurdu.Yeni açıklamalar petrol piyasasında arz endişelerini yeniden öne çıkarırken, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin savaş öncesine kıyasla son derece düşük kalması riskin yalnızca siyasi söylemden ibaret olmadığını gösteriyor.Washington abluka için süre vermediABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Amerikan donanmasının İran’a yönelik deniz ablukasını süresiz biçimde sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.Hegseth, bölgedeki gemilerin dönüşümlü olarak görevlendirilebileceğine işaret ederek askeri varlığın uzun süre korunabileceği mesajını verdi.Washington, mevcut abluka kapsamında İran limanlarına yönelik deniz trafiğini engellemeye çalışırken İran bağlantılı olmayan gemilerin geçişinin korunacağını savunuyor.ABD yönetiminin son açıklaması ise ateşkes görüşmelerinin sonuçsuz kaldığı bir dönemde İran üzerindeki baskının kısa sürede kaldırılacağı beklentisini daha da zayıflatıyor.Gelecek hafta yeni ekonomik baskı geliyorAskeri mesajın yanında Washington’dan ekonomik cephede de yeni bir hamle sinyali geldi.ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, gelecek hafta İran’a karşı yeni önlemlerin açıklanacağını belirterek ekonomik izolasyonun daha önce görülmemiş ölçüde artırılacağını söyledi.ABD yönetimi son dönemde askeri operasyonları daha fazla genişletmek yerine İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmaya ağırlık veriyor.
Deniz ablukası bu politikanın en önemli parçalarından biri olarak görülüyor.İran açısından enerji ihracatı ülkeye döviz girişinin temel kaynakları arasında bulunuyor.
Bu nedenle deniz ticaretinin uzun süre sınırlanması, Washington’ın Tahran üzerindeki ekonomik baskısını doğrudan artırıyor.Hürmüz’de trafik savaş öncesinin çok altındaGerilimin merkezinde yine Hürmüz Boğazı bulunuyor. Savaş öncesinde günde yaklaşık 130-140 geminin geçtiği Hürmüz’de trafik son günlerde son derece düşük seviyelerde seyrediyor.
Salı günü boğazdan geçen gemi sayısının yalnızca 8 olduğu bildirildi.Hürmüz Boğazı, çatışma öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir enerji koridoruydu.Bu nedenle geçişlerin uzun süre normale dönememesi yalnızca İran’ın ihracatını değil, Körfez ülkelerinden dünya piyasalarına ulaşan enerji akışını da tehdit ediyor.İki petrol şirketi gemisine saldırıGerilimi artıran bir başka gelişme ise Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldi. Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’ne ait iki geminin perşembe akşamı Hürmüz Boğazı’ndan geçerken saldırıya uğradığı bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri yönetimi saldırıdan İran’ı sorumlu tuttu.Olayda can kaybı bildirilmezken, saldırının bölgedeki ticari gemiler için güvenlik riskinin devam ettiğini göstermesi enerji piyasaları açısından dikkat çekiyor.Hürmüz’de güvenlik sorununun kalıcı hale gelmesi, tanker şirketlerinin bölgeye yönelik risk hesaplarını ve taşıma maliyetlerini de artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.Petrolü bir taraftan İran, diğer taraftan talep sıkıştırıyorJeopolitik riskin yeniden yükselmesine rağmen petrol fiyatlarında şimdilik sert bir sıçrama görülmüyor. Brent petrol cuma sabahı varil başına 87 doların hemen üzerinde sınırlı artıda işlem görürken, ABD tipi ham petrol 81 dolar çevresinde seyrediyor.Petrol fiyatları bir önceki seansta yüzde 2’den fazla gerilemişti.
Brent’te altı, ABD tipi ham petrolde ise beş işlem günü süren yükseliş serisi böylece sona ermişti.Piyasadaki bu sıra dışı tablo iki karşıt gücün fiyatları sıkıştırmasından kaynaklanıyor. İran ve Hürmüz kaynaklı arz riski fiyatların aşağı gelmesini zorlaştırırken, küresel petrol talebine ilişkin zayıflayan beklentiler yükselişi sınırlıyor.ABD ham petrol stoklarındaki 17,4 milyon varillik sert artış da talep tarafındaki endişeleri büyüttü.
Brent ve ABD tipi ham petrol buna rağmen haftayı yaklaşık yüzde 4 primle tamamlamaya doğru ilerliyor.Küresel petrol arzında kayıp büyüyebilirUluslararası Enerji Ajansı da Hürmüz kaynaklı sorunların enerji piyasası üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Kurum, küresel petrol arzının 2026 yılında günlük 4,3 milyon varil azalabileceğini öngörüyor.
Bu, dünya arzında yaklaşık yüzde 4’lük düşüş anlamına geliyor.Bir ay önce günlük 3,7 milyon varillik azalma beklenirken tahminin daha da aşağı çekilmesi, çatışmanın uzamasının enerji piyasasında yarattığı kaybın büyüdüğünü gösteriyor.Hürmüz’de normalleşmenin gecikmesi halinde arz tarafındaki sıkışmanın petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü baskı yaratması beklenebilir.Türkiye için akaryakıt ve enflasyon riskiHürmüz Boğazı’ndaki gerilim Türkiye açısından da yakından izleniyor.
Türkiye petrol ithalatçısı bir ekonomi olduğu için küresel fiyatlarda kalıcı yükseliş enerji faturasından akaryakıt fiyatlarına kadar geniş bir alanda etkili olabiliyor.Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde uzun süre kalması, ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden enflasyon açısından da yeni bir baskı oluşturabilir.Bu nedenle piyasaların bundan sonraki ana sorusu yalnızca ABD ile İran arasında yeni bir askeri gerilim yaşanıp yaşanmayacağı değil.
Ablukanın ne kadar süreceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari trafiğin ne zaman normale dönebileceği petrol fiyatlarının yönü açısından belirleyici olacak.