ABD ordusunun İran savaşı sırasında kullandığı uzun menzilli hassas vuruş mühimmatlarında kritik eşiğe ulaşıldı.
Operasyonlar hakkında doğrudan bilgi sahibi iki kaynağa göre, ABD’nin dünya genelindeki ATACMS ve Precision Strike Missile stoklarının neredeyse tamamı kullanıldı.Ortaya çıkan tablo, yalnızca İran’a yönelik operasyonların devamlılığı açısından değil, ABD ordusunun başka bölgelerde çıkabilecek olası çatışmalara hazırlığı bakımından da yeni soru işaretleri oluşturdu.Uzun menzilli saldırı kapasitesinde kritik eşikABD ordusunun kullandığı ATACMS ve yeni nesil Precision Strike Missile sistemleri, kara birliklerinin yüzlerce kilometre uzaktaki hedefleri yüksek hassasiyetle vurmasına imkân sağlıyor.Bu füzeler, insanlı savaş uçaklarının güçlü hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgelere gönderilmesi gereğini azaltırken komuta merkezleri, füze bataryaları, radarlar ve stratejik altyapıların uzaktan hedef alınabilmesini sağlıyor.İran savaşında yoğun biçimde kullanılan iki sistemdeki stokların neredeyse tükenmesi, ABD ordusunun benzer menzildeki hedeflere yönelik operasyon seçeneklerini daraltabilir.Özellikle Precision Strike Missile’ın görece yeni bir sistem olması ve mevcut envanterinin sınırlı bulunması, üretim hızının kullanım temposuna yetişmesini zorlaştırıyor.Asıl baskı Patriot ve THAAD stoklarındaABD yönetimi açısından daha büyük endişenin ise saldırı füzelerinden çok hava savunma önleyicilerinde yaşandığı belirtiliyor.İran’ın balistik füze saldırılarına karşı Patriot ve Terminal High Altitude Area Defense sistemleri yoğun biçimde kullanıldı.
Ancak bu sistemlerde ateşlenen her önleyicinin yerine yenisinin konulması uzun üretim süreleri nedeniyle kolay olmuyor.Center for Strategic and International Studies tarafından hazırlanan tahmine göre ABD’nin savaş öncesinde yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleyicisi bulunuyordu.Temmuz sonu itibarıyla stokta kalan Patriot sayısının 759 ile 827 arasına gerilediği hesaplandı.
Bu rakamlar, savaş öncesindeki Patriot envanterinin yaklaşık üçte ikisinin kullanılmış olabileceğine işaret ediyor.THAAD tarafında ise savaş öncesinde yaklaşık 452 önleyici bulunduğu, 27 Temmuz itibarıyla stokların 234 ile 278 arasına gerilediği tahmin edildi.Söz konusu rakamlar resmî envanter açıklaması değil, üretim ve kullanım verileri üzerinden oluşturulan tahminler niteliği taşıyor.Fabrikalar kullanım hızına yetişemiyorFüze stoklarındaki baskının temel nedeni yalnızca kullanılan mühimmat miktarı değil, üretim ve teslimat süreçlerinin uzunluğu olarak gösteriliyor.Patriot ve THAAD gibi gelişmiş hava savunma önleyicilerinin üretiminde özel motorlar, radar bileşenleri, hassas elektronik sistemler ve sınırlı sayıdaki tedarikçi kullanılıyor.Üretim hatlarının genişletilmesi için yeni tesisler kurulması, ekipman alınması, çalışanların yetiştirilmesi ve alt yüklenicilerin kapasitesinin artırılması gerekiyor.Bu nedenle sipariş verilmesi, önleyicilerin kısa sürede orduya teslim edilebileceği anlamına gelmiyor.Hazırlanan analizlerde, bazı kritik füze stoklarının savaş öncesindeki seviyelere dönmesinin 2029 yılına kadar uzayabileceği belirtiliyor.
Patriot için büyük ölçekli yeni teslimatların 2029’da başlaması, THAAD stoklarının yeniden oluşturulmasının ise aynı yılın sonuna kadar sürmesi bekleniyor.Çin ve Rusya senaryoları için yeni riskABD’nin füze envanterindeki gerileme, Washington’ın İran dışındaki güvenlik planları açısından da önem taşıyor.Pentagon’un olası bir Pasifik çatışmasında uzun menzilli hassas vuruş sistemlerine ve hava savunma önleyicilerine yüksek miktarda ihtiyaç duyacağı değerlendiriliyor.İran savaşında kullanılan mühimmatın kısa sürede yerine konulamaması, Çin ile yaşanabilecek olası bir gerilimde ABD’nin sahip olacağı stok derinliğini azaltabilir.Aynı zamanda Avrupa’daki müttefiklere ve Ukrayna’ya yapılacak Patriot teslimatlarının sürdürülmesi, mevcut üretim kapasitesi üzerindeki rekabeti artırabilir.ABD’nin kendi stoklarını yenilemesi, müttefiklerine teslimat yapması ve başka bölgelerdeki üslerini koruması gerektiği için üretilecek her yeni füzenin hangi ihtiyaca ayrılacağı stratejik bir karara dönüşüyor.Pentagon endişeleri reddediyorABD Savunma Bakanlığı ise ordunun operasyonlarını sürdürecek yeterli kapasiteye sahip olduğunu savunuyor.Pentagon Baş Sözcüsü Sean Parnell, ABD ordusunun dünyanın en güçlü askeri gücü olduğunu ve Başkan’ın belirlediği yer ve zamanda operasyon gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu kabiliyetlere sahip bulunduğunu bildirdi.Parnell, farklı komutanlıklar altında çok sayıda operasyonun başarıyla gerçekleştirildiğini, ABD halkını ve ülkenin çıkarlarını korumak için derin bir askeri kapasitenin muhafaza edildiğini belirtti.ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de daha önce stokların zayıfladığı yönündeki iddiaları reddetmiş ve mühimmat envanterinin güçlenmeye devam ettiğini savunmuştu.Buna karşılık savunma uzmanları, mevcut sorunların ordunun bugün operasyon yapamaması değil, aynı yüksek kullanım temposunun aylar boyunca sürdürülüp sürdürülemeyeceği olduğunu belirtiyor.Diplomasi stok baskısını hafifletebilirABD’nin İran’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen diplomatik girişimlere zaman tanınması amacıyla yeniden durduruldu.ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik sürece fırsat vereceğini ancak Washington’ın şartlarının kabul edilmemesi hâlinde geniş çaplı saldırıların yeniden başlayabileceğini açıkladı.Operasyonlara verilen aranın uzaması, füze ve hava savunma mühimmatı tüketimini yavaşlatabilir. Çatışmaların yeniden büyümesi hâlinde ise Patriot, THAAD, ATACMS ve PrSM stokları üzerindeki baskı tekrar gündemin ilk sırasına yerleşebilir.ABD yönetimi açısından bundan sonraki kritik soru, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin savaş alanındaki kullanım hızına ne zaman yetişebileceği olacak.