ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak düzenleme üzerinde ilerlediği saatlerde, Umman’ın kuzeyindeki Kumzar açıklarından yeni bir güvenlik ihbarı geldi.
Zarar oluşmayan olay, masadaki planın sahada ne kadar hassas olduğunu gösterdi.Tankerin yakınında iki patlama sesiBirleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı, Umman’ın Kumzar bölgesinin yaklaşık 9 deniz mili güneydoğusunda yeni bir deniz güvenliği olayı bildirildiğini açıkladı.Hürmüz Boğazı’ndan geçmekte olan tankerin kaptanı, geminin yakınında iki patlama sesi duyulduğunu rapor etti. İlk incelemelerde tankerde herhangi bir hasar meydana gelmediği, mürettebatın güvende olduğu ve çevresel zarar oluşmadığı belirtildi.Patlamaların kaynağına ilişkin henüz resmî bir açıklama yapılmadı.
Bölgede seyreden gemilerden yüksek dikkat seviyesini korumaları ve şüpheli hareketleri deniz güvenliği birimlerine bildirmeleri istendi.Olayın herhangi bir devlet, silahlı grup veya askerî operasyonla bağlantılı olduğuna ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmuyor.
Ancak ihbarın zamanlaması, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik diplomatik temasların hızlandığı dönemde güvenlik riskini yeniden gündeme taşıdı.Anlaşma taslağı son aşamaya geldiİran yönetimi, Umman ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayabilecek anlaşmanın hazırlanmasında son aşamaya gelindiğini bildirdi.ABD Başkanı Donald Trump da anlaşmanın kısa süre içinde açıklanabileceğini söylerken, bölgesel yetkililer İran ve Ummanlı müzakerecilerin taslak metni tamamladığını belirtiyor.Planın kalıcı bir barış anlaşmasından çok, gemi geçişlerini yeniden başlatacak geçici bir güvenlik düzenlemesi olarak hazırlandığı ifade ediliyor.
Anlaşmanın uygulanması, daha geniş kapsamlı ABD-İran görüşmelerinin yeniden başlamasının önünü de açabilir.Buna rağmen tarafların kamuoyuna verdiği iyimser mesajlar, temel anlaşmazlıkların çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Hürmüz Boğazı’nın kim tarafından ve hangi kurallarla kontrol edileceği, pazarlığın merkezindeki yerini koruyor.Boğaz iki ayrı koridora bölünebilirÜzerinde çalışılan plana göre gemilerin Basra Körfezi’ne İran’ın kontrolündeki bir deniz koridorundan girmesi, çıkışların ise Umman tarafından denetlenen farklı bir rotadan yapılması değerlendiriliyor.İran’ın güvenlik ve deniz çevresinin korunması gerekçesiyle gemilerden hizmet ücreti alınmasını istediği belirtiliyor.
Washington yönetimi ise İran’ın ticari geçişlerden ücret almasına ve boğaz üzerinde kalıcı kontrol kurmasına karşı çıkıyor.Tahran ayrıca ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını istiyor.
ABD daha önce İran’ın boğaz üzerindeki hâkimiyetini güçlendirecek bir düzenlemeyi kabul etmeyeceğini açıklamıştı.Bu nedenle anlaşmanın sonuçlanması için taraflardan en az birinin temel taleplerinden geri adım atması gerekiyor.
Aksi durumda hazırlanan taslak, haziran ayında kısa sürede çöken önceki düzenlemeye benzer biçimde uygulamaya geçemeyebilir.Tanker alarmı güven sorununu büyüttüKumzar açıklarındaki olayda geminin zarar görmemesi, deniz taşımacılığı açısından en olumsuz senaryonun gerçekleşmesini engelledi.
Ancak iki patlama sesinin rapor edilmesi, bir anlaşma imzalansa bile sahadaki güvenliğin hemen sağlanamayabileceğini gösterdi.Denizcilik şirketlerinin Hürmüz Boğazı’na düzenli olarak dönmesi için yalnızca siyasi açıklamalar yeterli olmayacak.
Güvenli geçişlerin devam etmesi, yeni saldırı veya patlama ihbarlarının kesilmesi ve tankerlerin belirlenen rotalarda engelsiz hareket edebilmesi gerekecek.Bölgede oluşabilecek her yeni olay, gemilerin rota değiştirmesine, sigorta ve navlun maliyetlerinin yükselmesine ve enerji sevkiyatının yeniden yavaşlamasına yol açabilir.Hürmüz’deki güvenlik sorunu, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki saldırılarla birlikte değerlendirildiğinde küresel deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.Enerji piyasasının gözü sahadaki geçişlerdeHürmüz Boğazı, krizden önce dünyada ticareti yapılan petrol ve doğal gazın yaklaşık beşte birinin geçtiği en önemli enerji koridorlarından biri konumundaydı.Boğazdaki trafiğin yavaşlaması, petrol fiyatları kadar akaryakıt, taşımacılık ve temel tüketim ürünlerinin maliyetlerini de etkiledi.
Anlaşma beklentileri Brent petrolü 80 dolar çevresinde tutarken, piyasalar diplomatik açıklamalardan çok fiilî tanker geçişlerini takip ediyor.Kumzar açıklarında duyulan patlamalar, diplomasi ile sahadaki güvenlik arasındaki farkı yeniden ortaya çıkardı.
Anlaşmanın gerçek bir sonuç üretip üretmediği, taslak metnin açıklanmasından sonra tankerlerin boğazdan düzenli ve güvenli biçimde geçip geçememesiyle anlaşılacak.