MevzuRize Dünya Küresel Borçlanma Maliyetleri Rekor Seviyeye Ulaştı: ABD'den Japonya'ya Tahvil Faizleri Tavan Yaptı

Küresel Borçlanma Maliyetleri Rekor Seviyeye Ulaştı: ABD'den Japonya'ya Tahvil Faizleri Tavan Yaptı

ABD’den Japonya’ya, Almanya’dan Fransa’ya uzun vadeli tahvil faizleri onlarca yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Petrolün yeniden 90 doların üzerine çıkması ve büyüyen borçlanma ihtiyacı küresel finansman maliyetini artırıyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Küresel tahvil piyasalarında satış baskısı büyüyor.

Büyük ekonomilerde devletlerin uzun vadeli borçlanma maliyetleri peş peşe onlarca yılın zirvesine çıkarken, hareket yalnız kamu bütçelerini değil şirket kredileri, konut finansmanı ve gelişen ülkelere sermaye akışını da etkileyebilecek bir boyuta ulaşıyor.Son satış dalgasının arkasında tek bir neden bulunmuyor.

Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi enflasyon endişelerini canlandırırken, büyüyen bütçe açıkları, artan devlet tahvili arzı ve yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek isteyen büyük teknoloji şirketlerinin tahvil ihraçları aynı sermaye havuzunda rekabeti artırıyor.ABD’de 30 yıllık faiz 2007’den beri en yüksek seviyedeHareketin merkezinde dünyanın en büyük tahvil piyasası olan ABD bulunuyor.

ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi gün içinde yüzde 5,32 seviyesini aşarak Haziran 2007’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.10 yıllık ABD tahvil faizi de yüzde 4,7’nin üzerinde seyrediyor.

Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş özellikle dikkat çekiyor çünkü yatırımcıların kısa vadeli para politikasından çok enflasyon, kamu borcu ve gelecek yıllardaki tahvil arzı konusunda daha yüksek risk primi talep ettiğini gösteriyor.ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi son bir ayda yaklaşık 40 baz puan yükseldi.

Bu, Aralık 2024’ten bu yana en sert aylık yükseliş anlamına geliyor.Petrol fiyatlarının yeniden 90 doların üzerine çıkması da tabloyu ağırlaştırdı.

Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyonu canlı tutabileceği beklentisi, yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri daha yüksek getiri olmadan taşımak istememesine yol açıyor.Japonya’da 30 yıl sonra yüzde 3 kapıya dayandıTahvil satışları yalnız ABD ile sınırlı değil.

Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 2,945’e kadar çıkarak yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.Bu hareket, yıllarca sıfıra yakın hatta negatif faizlerle anılan Japon tahvil piyasasında büyük bir dönüşüme işaret ediyor.

Piyasalar Japonya Merkez Bankası’nın enflasyon baskısı nedeniyle faiz artırımına eylül ayı kadar erken bir tarihte gidebileceği ihtimalini fiyatlıyor.Japonya’da 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4’ün üzerine çıkmış durumda.

Yerli tahvillerin getirisi arttıkça Japon yatırımcıların ABD tahvillerine duyduğu ihtiyaç da azalabiliyor.Bu nokta Washington açısından ayrıca önemli.

Japonya, ABD tahvillerinin en büyük yabancı sahibi konumunda bulunuyor.

Haziran ayında Japonya, İngiltere ve Çin’in ABD tahvili stoklarını azaltması yabancı talebin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.Avrupa’da Almanya ve Fransa da rekor seviyelerAvrupa tahvil piyasası da küresel satış dalgasından kaçamadı.

Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,25 civarına çıkarak 2011’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.Fransa’nın 10 yıllık borçlanma maliyeti ise 2009’dan beri görülmeyen seviyelere yükseldi.

Avrupa’da yüksek enerji fiyatları enflasyon beklentilerini yeniden yukarı iterken, kamu harcamaları ve yüksek borç yükü de yatırımcıların daha fazla getiri talep etmesine neden oluyor.Almanya gibi uzun yıllar düşük borçlanma maliyetiyle öne çıkan bir ekonomide bile faizlerin 15 yılın zirvesine çıkması, hareketin tek tek ülkelerin mali sorunlarından daha geniş bir küresel değişime işaret ettiğini gösteriyor.Devletlerle yapay zekâ şirketleri aynı para için yarışıyorTahvil piyasasındaki baskının daha yeni unsurlarından biri ise yapay zekâ yatırımları.Veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik altyapısı ve diğer yapay zekâ yatırımlarına yüz milyarlarca dolar ayıran büyük teknoloji şirketleri finansman ihtiyacını tahvil piyasasına daha fazla taşıyor.Böylece tahvil yatırımcısının önündeki seçenekler artıyor.

Bir tarafta rekor büyüklükte bütçe açıklarını finanse etmek isteyen devletler, diğer tarafta dev teknoloji yatırımlarına kaynak arayan yüksek kredi notlu şirketler bulunuyor.Sermaye için rekabet arttıkça devletlerin de yatırımcı çekmek için daha yüksek faiz ödemesi gerekebiliyor.

Devlet tahvillerindeki yükseliş ise zamanla şirket tahvillerinden banka kredilerine kadar finans sisteminin diğer bölümlerine taşınıyor.Yükselen tahvil faizi neden herkesi ilgilendiriyor?Tahvil piyasasındaki hareket yalnız profesyonel yatırımcıların takip ettiği teknik bir gösterge değil.

Devlet tahvilleri küresel finans sistemindeki birçok borçlanmanın referans fiyatını oluşturuyor.Örneğin ABD’de uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek kalması konut kredileri ve şirketlerin borçlanma maliyetleri üzerinde baskı yaratabiliyor.

Avrupa ve Japonya’da da devletin daha pahalı borçlanması zamanla şirketlerin finansman koşullarına yansıyabiliyor.Türkiye gibi uluslararası piyasalardan borçlanan gelişen ekonomiler açısından da küresel faiz seviyesi önemli.

ABD ve Avrupa’daki risksiz kabul edilen tahviller daha yüksek getiri sunduğunda yatırımcıların gelişen ülke varlıklarını tercih etmesi için talep ettiği getiri de yükselebiliyor.Bu nedenle küresel tahvil satışının kalıcı hale gelmesi, devletlerin yanı sıra şirketler ve tüketiciler açısından da daha pahalı finansman anlamına gelebilir.

Bundan sonraki yönü ise büyük ölçüde petrol fiyatları, enflasyon görünümü, kamu borçlanmasının hızı ve merkez bankalarının atacağı adımlar belirleyecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin