İsveç'te bir adamın eşini uyuşturup 120’den fazla erkeğe satma iddiaları üzerine başlatılan dava, ülke genelinde büyük bir infial yarattı. Ekim ayından bu yana tutuklu bulunan zanlının, boşanma süreci içerisinde olan eşinin şikâyeti üzerine yakalandığı bildirildi. İlgili iddialara göre, sanık, internet üzerinden ilanlar yayınlayarak, eşinin cinsel eylemlerini düzenli bir şekilde planlıyor, fiyatlandırma ve ödemeleri organize ediyor, ayrıca bu buluşmaları hem fiziksel hem dijital ortamda kaydediyordu.
Zanlının Uyuşturucu Kullanma Yöntemleri
İsveç’in kuzeyinde bulunan Ångermanland bölgesinde yaşayan zanlının, eşine sürekli olarak uyuşturucu vererek bağımlılık yapacağı bir süreç oluşturduğu öne sürülüyor. Bu durum, kadının kontrolünü kaybetmesine ve istismarına zemin hazırladı. Savcılığın iddialarına göre, kadın üzerinde sağlanan kontrolü artırmak için evin çeşitli yerlerine gizli kameraların yerleştirildiği belirtildi. Bu kameralar sayesinde sanık, eşinin her adımını takip edebilirken, kadının yardım isteyememesi için de tehditlerde bulunduğu ifade ediliyor. Bu tehditler arasında ise kadının yakılması veya parmaklarının kesilmesi gibi korkunç unsurların yer aldığı aktarılmıştır.
“Canavar” Lakaplı Zanlının Geçmişi
"Canavar" lakabı ile tanınan zanlı, suçlamaları sert bir dille reddederken, geçmişinde benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. İki yıl önce, eşine yönelik istismar iddialarıyla ilgili olarak soruşturma geçirmiş, fakat o dosya sonrasında kapatılmıştı. Medyada yer alan haberlere göre, geçmişte “Cehennem Melekleri” (Hells Angels) isimli motosiklet çetesiyle bağlantısı olan sanığın, daha önce şiddet ve tehdit suçları nedeniyle sabıka kayıtları bulunuyor. Hali hazırda, daha önce aldığı beş ay hapis cezası da dikkat çekici unsurlar arasında yer alıyor.
Pelicot Davasındaki Paralellikler
İsveç'teki bu korkunç olay, Fransa'da yaşanan ve "Gisèle Pelicot" adıyla bilinen davayı yeniden gündeme taşıdı. Pelicot’un eşi, 2011-2020 yılları arasında eşini uyuşturup yaklaşık 50 erkeğe tecavüz ettirdiği gerekçesiyle 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Gisele Pelicot, yaşadığı olayların ardından Fransa’da ‘Yılın Kişisi’ seçilmesi ile dikkatleri üzerine çekmişti. Bu davalar, kadınlara yönelik şiddet ve insan ticareti konularında toplumun ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.