Pekin'de Mart 2023'te gerçekleşen Ulusal Halk Kongresi'nde anayasa önünde yemin eden yüksek rütbeli askerlerin neredeyse tamamı görevden alındı. Çin'in en üst düzey askeri liderleri arasında yer alan General Zhang Youxia ve Genelkurmay Başkanı Liu Zhenli, Şi Cinping'in gerçekleştirdiği kapsamlı bir tasfiye sürecinde görevlerinden uzaklaştırıldı. Merkez Askeri Komisyonu neredeyse tamamen değişirken, geriye yalnızca Şi Cinping ve Disiplin Teftiş Kurulu Sekreteri kaldı.
Tasfiyenin Siyasi Arka Planı
Bu büyük değişiklik, öncelikle bir yolsuzlukla mücadele iddiasının ötesinde, lider Şi Cinping'in ordu üzerindeki kontrolünü artırma çabası olarak değerlendiriliyor. General Zhang'ın soruşturma dosyasında rüşvet ve yetersiz yönetim gibi suçlamalar yer alırken, Batılı medya organları ise "nükleer sırların sızdırılması" gibi ciddi iddialarda bulundu. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'ın Pekin ziyaretinde Zhang ile görüşme isteği, bu iddiaları daha da güçlendirdi. Fakat uzmanlar, üst düzey askeri liderlerin böyle bir amatör tutum sergilemesinin akıl dışı olduğunu dile getiriyor.
Şi’nin Amaçları ve Yöntemleri
Uzmanlar, ortaya atılan suçlamaların aslında Şi'nin muhaliflerini tasfiye etmek için sunduğu bir "kılıf" olduğunu belirtiyor. Buradaki ana hedef ise, ordu içindeki sadakat ve vizyon farkını ortadan kaldırmak. Görevden alınan generallerin, Pekin'in kuzeyinde yer alan yüksek güvenlikli Qincheng Cezaevi'ne gönderildiği kaydedildi. Bu cezaevi, geçmişte Bo Xilai ve Zhou Yongkang gibi devrik liderlerin tutulduğu yer olarak tanınıyor. Son üç yıllık dönemde, korgeneral rütbesinin üstündeki en az 80 üst düzey komutanın tasfiye edilmesi, ordu içinde önemli bir tecrübe kaybına yol açtı.
Savaş Stratejileri ve Zamanlamalar
Şi Cinping, ordunun 2027'ye kadar savaşa hazır olmalarını talep ederken, General Zhang, orduyun henüz bu seviyeye ulaşmadığını ifade etmiştir. Tecrübeli generaller, 2035 öncesinde bir askeri operasyonun "intihar" olabileceğini belirterek daha gerçekçi bir takvim önerdiler. Bu durum, Şi’nin hemen harekete geçme isteği ile karşıt bir noktaya işaret ediyor. Generallerin "hazır değiliz" yanıtı, iki lider arasında anlaşmazlığa yol açtı ve neticede bu tasfiye operasyonuna zemin hazırladı. Bu operasyon, ordunun savaş stratejilerini yöneten mekanizmayı geçici olarak işlevsiz hale getirdi.
Ordu İçindeki Değişim ve Riskler
Yeni atanan liderlerin, modern teknolojilere (yapay zeka ve mekanizasyon) daha fazla hakim olmalarına rağmen, gerçek savaş tecrübesinden yoksun oldukları düşünülüyor. Uzmanlar, Şi’nin oluşturduğu bu "itaatkar" komuta yapısının orduyu karmaşık ve krize dayalı anlarda yeterince etkili kılmayabileceğini vurguluyor. Bu durum, ordunun yapısal zayıflığını artırarak, potansiyel krizin yanı sıra son derece tehlikeli bir risk oluşturabilir. Dolayısıyla, bu tasfiye süreci sonucunda yaşanan boşlukların, ordunun genel etkinliğini ciddi anlamda etkileyebileceğine dair endişeler artıyor.