Suriye’de on yıllardır çözüm bekleyen en kritik meselelerden biri olan "Kürt vatandaşlık hakkı" konusunda resmi adımlar atıldı. Suriye İçişleri Bakanlığı, ülke sınırları içerisinde yaşayan ancak resmi kaydı bulunmayan Kürt kökenli kişilere vatandaşlık verilmesini öngören Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin uygulanması için birimlerine talimat gönderdi. Bu gelişme, bölgedeki demografik ve hukuki dengeler açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Suriye’de Kürtlere Vatandaşlık Verilmesi Kararı Nedir?
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından 16 Ocak 2026 tarihinde imzalanan "2026 Yılı 13. Kararname", bu sürecin yasal zeminini oluşturuyor. Kararname, özellikle 1962 yılında Haseke ilinde yapılan olağanüstü nüfus sayımı neticesinde "ecnebi" (yabancı) veya "kayıtsız" statüsünde bırakılan Kürt kökenli bireylerin haklarını geri iade etmeyi amaçlıyor.
Kararnamenin temel maddeleri şunları içeriyor:
Haseke nüfus sayımı sonrası kayıt dışı kalan tüm Kürt kökenli kişilerin Suriye vatandaşlığına kabul edilmesi.
Vatandaşlık hakkı kazanan bireylerin, tüm anayasal hak ve yükümlülükler bakımından diğer Suriye vatandaşlarıyla tam eşitliğe sahip olması.
İlgili tüm idari süreçlerin hızlandırılarak bürokratik engellerin kaldırılması.
Suriye İçişleri Bakanlığı’nın Talimatı ve Uygulama Detayları
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ardından Suriye İçişleri Bakanlığı, uygulamanın sahada hızlı bir şekilde karşılık bulması için gerekli talimatları yayımladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, vatandaşlık geçiş sürecinin şeffaf ve hızlı yürütüleceği vurgulandı.
Uygulama sürecinde şu adımlar izlenecek:
Hızlı Kimliklendirme: Kayıt dışı olan bireylerin vatandaşlık belgeleri ve resmi kimlik kartları öncelikli olarak düzenlenecek.
Eşit Haklar: Yeni vatandaşlık alan kişilerin mülkiyet edinme, eğitim ve kamu hizmetlerinden yararlanma gibi temel hakları güvence altına alınacak.
Koordineli Çalışma: Yerel yönetimler ve nüfus müdürlükleri, Bakanlık talimatı doğrultusunda başvuruları kabul ederek süreci tamamlayacak.
Türkiye’nin Sürece Bakışı ve Dışişleri Bakanı Fidan’ın Açıklaması
Suriye’deki bu hukuki gelişmeler Türkiye tarafından da yakından takip ediliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği çerçevesinde atılan adımları değerlendirirken, bölgedeki terör yapılanmalarına dikkat çekti.
Bakan Fidan, yaptığı açıklamada YPG/SDG gibi oluşumların Suriye Kürtlerini temsil eden meşru bir aktör olmadığını, Suriye devletinin kendi vatandaşlarıyla doğrudan kurduğu hukuki bağın önemli olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Suriye’deki sivil Kürt nüfusun hakları ile terör örgütlerinin ajandası arasındaki keskin ayrımı bir kez daha ortaya koydu.
1962 Haseke Nüfus Sayımı ve Tarihsel Arka Plan
Suriye’de yaşanan bu gelişme, 1962 yılındaki tartışmalı nüfus sayımına dayanıyor. O dönemde binlerce Kürt, "Suriye vatandaşı olmadıkları" gerekçesiyle kayıt dışı bırakılmış ve nesiller boyu vatandaşlık haklarından mahrum kalmıştı. 2026 yılında yürürlüğe giren bu yeni düzenleme ile on binlerce kişinin resmi statü kazanması ve Suriye toplumuna tam entegrasyonu hedefleniyor.