1 Temmuz'da Türkiye genelinde hayata geçirilen Depozito İade Sistemi (DOA), ambalajlı su ve maden suyu fiyatlarında dikkate değer artışlara sebep oldu. Ambalajlı ürünlerin geri dönüşümüne yönelik uygulanan bu sistemle, marketlerdeki artan fiyatların yanı sıra faaliyetlerin maliyeti de tüketicilere yansıtılmış durumda.
Fiyat Artışları Gözlemleniyor
DOA'nın uygulanmaya başlamasıyla birlikte, pet şişeler ve cam şişeler için 1 liralık depozito uygulaması başlatıldı. Ancak bu sistemin getirdiği mali yükümlülüğün, fiyatlara yaptığı etkiler oldukça dikkat çekici. Daha önceleri 55 liradan satılan 6’lı maden suyu setleri, şu an 75 lira gibi bir fiyata ulaşmış durumda. Aynı zamanda, 500 mililitrelik su şişelerinin de fiyatı 22,95 liraya kadar tırmandı.
Düşük Gelirli Aileler Olumsuz Etkileniyor
Uzmanlar, ambalajlı su fiyatlarındaki artışın, özellikle dar gelirli vatandaşlar için temiz suya erişimi daha da zorlaştırdığını belirtiyor. DOA çerçevesinde, perakendecilerin şişe başına 1 lira iade şartı koymasına rağmen, markaların fiyatlarında 5-6 lira arasında farklılıklar görülebiliyor. Değişen fiyatların, geri dönüşüm sisteminin maliyetlerini büyük ölçüde vatandaşın sırtına yüklediği ifade ediliyor. Ayrıca, bu durum için belirli bir fiyat tarifesi olmaması, fiyat farklılıklarını artırarak gelecekte daha fazla zamların önünü açıyor.
Ambalajlı Su Tüketimi ve Ekonomik Etkiler
Son dönemde ambalajlı su fiyatları, damacana fiyatları ile birlikte yükseldi. Örneğin, Şubat ayında 26 liraya satılan 5 litrelik pet şişe sular, günümüzde 74,95 liraya kadar çıkmıştır. Ayrıca, tekli şişe sodaların fiyatları da markalara bağlı olarak 15 lirayı bulmuş durumda. Bu hızlı fiyat artışı, vatandaşları musluk suyuna ve arıtma cihazlarına yönlendirmeye itiyor.
Aile Bütçeleri Zorlanıyor
Çocuklu ailelerde, ambalajlı su tüketiminin aylık maliyetinin 3 bin lirayı bulduğu bildiriliyor. İstanbul Sucular ve Meşrubatçılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Turan Akkaya, bu durumun özellikle okul dönemlerinde aileleri zorlayabileceğine ve ambalajlı su almanın daha güç hale gelebileceğine dikkat çekiyor. Suya olan bu talep, aynı zamanda suyun temel besin maddesi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor. Akkaya, oda olarak belirledikleri tarifelerin yalnızca kendi üyeleri tarafından uygulandığını, bu nedenle İstanbul Ticaret Odası'ndan da benzer bir uygulama talep ettiklerini ifade ediyor.
Sistemsel Sorunlar ve Tüketici Hakları
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, DOA'nın uygulanmasında yaşanan sorunlara değindi. Deniz, tüketicilerin DOA merkezlerine ulaşmada zorluk yaşadıklarını ve sistemin maliyetinin büyük ölçüde tüketicilere yüklenmiş olduğunu belirtti. Bakanlık denetimlerinin yetersiz kaldığına dikkat çekerek ambalajlı su fiyatlarının artışlarının devam edebileceği uyarısında bulundu. Tüketici hakları açısından endişeler giderek büyürken, sistemdeki eksikliklerin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Ambalajlı Su Sektöründeki Genişleme
Türkiye genelinde ambalajlı su sektörünün ciro büyüklüğünün 81 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor. Ayrıca, kişi başına yıllık ambalajlı su tüketimi ortalama 147 litre olarak kaydedildi. Bu miktar, kişilerin yıllık yaklaşık 7,7 damacana su tüketimine denk geliyor. 2026'nın ilk yarısında Türkiye'nin 111 milyon 546 milyon dolarlık ambalajlı su ithal edeceği tahmin ediliyor. Fakat artan fiyatlar, özellikle çocuklu ailelerin temiz suya ayırdığı bütçenin büyümesine neden olmakta. Tüketicilerin bu yükün altında nasıl etkilendiği ise dikkat edilmesi gereken bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.