Küresel piyasalarda trilyonlarca dolarlık işlemin finansmanında yıllardır kullanılan Japon yeni tahtını paylaşmak zorunda kalabilir.
Yenin sert değer kaybına karşı Tokyo ve Washington’ın piyasaya müdahale etmesi, düşük faizli para biriminden borçlanıp daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapanların hesaplarını değiştirdi.ING’nin döviz stratejistleri, yatırımcıların önümüzdeki dönemde yen yerine İsviçre frangını fonlama para birimi olarak daha fazla kullanabileceğine dikkat çekiyor.
Bunun arkasında yalnızca faiz farkı değil, yen piyasasına yeniden müdahale edilmesi ihtimali de bulunuyor.Yen artık eskisi kadar risksiz değilCarry trade sisteminin mantığı oldukça basit.
Yatırımcı düşük faiz uygulayan bir ülkeden borçlanıyor, bu parayı daha yüksek faiz veya getiri sunan başka bir piyasaya taşıyor ve aradaki farktan kazanç sağlamaya çalışıyor.Japonya yıllarca bu işlemin en önemli finansman merkezlerinden biri oldu. Çok düşük Japon faizleri nedeniyle yatırımcılar yen borçlanarak ABD tahvillerinden teknoloji hisselerine, gelişmekte olan ülke varlıklarından emtiaya kadar geniş bir alana para taşıdı.Ancak bu avantajın yanına yeni bir risk eklendi. Yenin dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesinin ardından ABD ve Japonya’nın ortak müdahalede bulunması, yatırımcılara gerektiğinde döviz piyasasına yeniden girilebileceğini gösterdi.
Müdahalenin ardından yen kısa sürede ciddi biçimde değer kazanırken, yen üzerinden borçlanmış yatırımcıların karşı karşıya kalabileceği kur riski de yeniden gündeme geldi.Carry trade yatırımcısı açısından sorun tam burada ortaya çıkıyor.
Borçlanılan para biriminin hızla değer kazanması, başka varlıklardan elde edilen getirinin tamamını silebiliyor, hatta işlemi zarara çevirebiliyor.İsviçre frangının faizi daha da düşükİsviçre frangını öne çıkaran en önemli unsurlardan biri ise faiz tarafındaki sıra dışı tablo.İsviçre Merkez Bankası politika faizini yüzde 0 seviyesinde tutuyor.
Japonya Merkez Bankası ise haziran ayında politika faizini yüzde 1’e yükseltti.Bu fark, İsviçre frangını borçlanma maliyeti açısından yen karşısında daha cazip hale getiriyor.ING’ye göre yen, piyasanın çok daha derin ve likit olması nedeniyle fonlama para birimi olarak önemli avantajlarını koruyor.
Buna karşılık yatırımcıların hem daha düşük borçlanma maliyetinden yararlanmak hem de Tokyo ile Washington’dan gelebilecek ani yen müdahalesinin riskinden kaçınmak için franga daha fazla yönelmesi bekleniyor.Bu hareket özellikle faizlerin yüksek olduğu para birimleri ve varlıklarla kurulan carry trade işlemlerinde İsviçre frangının önemini artırabilir.Yani küresel yatırımcı açısından soru artık yalnızca “Nerede daha yüksek getiri var?” değil.
Getiriyi finanse etmek için hangi para biriminden borçlanmanın daha güvenli olduğu da yeniden hesaplanıyor.İsviçre için işin ironik tarafı varFrangın küresel yatırımcı için ucuz bir finansman aracına dönüşmesi İsviçre açısından ise ilginç bir çelişki yaratıyor.İsviçre ekonomisi uzun süredir güçlü frankın ihracat üzerindeki baskısıyla mücadele ediyor. Özellikle makine, elektrik-elektronik, metal ve hassas üretim sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler, güçlü para biriminin İsviçre’de üretilen malları dış pazarlarda pahalılaştırmasından yakınıyor.Swissmem verilerine göre İsviçre teknoloji sektörünün satışları 2025 yılında yüzde 0,3 gerilerken mal ihracatı yalnızca yüzde 0,7 arttı.
Sektör temsilcileri güçlü frangı 2026 yılında da şirketlerin karşı karşıya olduğu temel risklerden biri olarak gösteriyor.Carry trade için frangın kullanılmasının yaygınlaşması ise farklı bir etki yaratabilir.
Yatırımcı fon sağlamak amacıyla frank borçlandığında genellikle frangı satıp başka bir para birimine geçiyor.
Bu nedenle işlemlerin büyümesi, diğer koşullar aynı kaldığında frangın aşırı değerlenmesini sınırlayan bir baskı yaratabilir.Bu da yıllardır güçlü para biriminden şikâyet eden İsviçreli ihracatçılar açısından istemeden oluşmuş bir destek anlamına gelebilir.Yeni adresin de büyük bir riski varAncak İsviçre frangı carry trade yatırımcısı açısından risksiz değil. Frank, küresel piyasalardaki en önemli güvenli liman para birimlerinden biri.
Jeopolitik gerilim, finansal kriz veya piyasalarda sert satış yaşandığında yatırımcıların franga yönelmesi para biriminin kısa sürede hızla değer kazanmasına neden olabiliyor.Bu durumda bugün frangı ucuz finansman kaynağı olarak kullanan yatırımcılar, gelecekte yen işlemlerinde korktukları sorunla İsviçre frangında karşılaşabilir.Dolayısıyla piyasada yaşanan değişim carry trade’in ortadan kalktığını değil, adres aradığını gösteriyor.Japon yeni hâlâ dünyanın en likit fonlama para birimlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Ancak merkez bankası faizinin yükselmesi ve ABD-Japonya ortak müdahalesinin yarattığı belirsizlik, yıllardır neredeyse otomatik kabul edilen yen tercihini sorgulatmaya başladı.İsviçre frangı ise sıfır faiz sayesinde bu boşluğu doldurabilecek en güçlü adaylardan biri haline geliyor.