Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektöründe genç nüfusun azalması, yeni teşvik modellerini beraberinde getirdi. Bu kapsamda Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından geliştirilen ve maaş garantisi ile mülkiyet devrini içeren “köye dönüş” projesinin detayları kamuoyuyla paylaşıldı. Proje, gençleri yeniden üretime kazandırmayı hedeflerken aynı zamanda teknoloji destekli sistemlerle verimliliği artırmayı amaçlıyor.
Rektör Hüseyin Dalgar tarafından açıklanan modelde, gençlere hem ekonomik güvence hem de uzun vadede çiftlik sahibi olma imkânı sunuluyor. Proje kapsamında teknoloji destekli model çiftliklerde çalışacak gençlere, bekâr olmaları halinde iki asgari ücret, evli olmaları durumunda ise üç asgari ücret maaş verileceği belirtildi. Ayrıca belirli bir üretim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılara çiftliklerin mülkiyetinin devredileceği ifade edildi.
Dalgar, sistemin işleyişine ilişkin yaptığı açıklamada, gençlerin eğitimden geçirilerek akredite edileceğini ve ardından kendi köylerinde üretim yapabilecekleri çiftliklerin kurulacağını belirtti. Başarılı olan üreticilere ise bu çiftliklerin doğrudan devredileceğini vurguladı.
Yükseköğretim Kurulu ve TÜME Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede Türkiye genelinde 40 bin çiftlik kurulması ve 40 bin gencin üretime kazandırılması hedefleniyor. Burdur’da başlatılan uygulamanın ilk örneklerinde, projeye katılmak isteyen gençlerin köylerine doğrudan çiftlik kurulmaya başlandığı bildirildi.
Projede, klasik üretim yöntemlerinin yerine yüksek verimlilik sağlayan teknolojik sistemler kullanılacak. Model çiftliklerde yem itme, gübre temizleme ve sağım robotları ile yem karma sistemlerinin aktif olarak yer alacağı ifade edilirken, bu sayede hayvancılıkta verimin yüzde 20 ila 30 oranında artırılmasının hedeflendiği kaydedildi. Teknoloji kullanımının önemine dikkat çeken Dalgar, geleneksel yöntemlerle elde edilen süt miktarının teknoloji ile önemli ölçüde artırılabildiğini belirtti.
Öte yandan projede çevre dostu ve sürdürülebilir yapıların tercih edileceği vurgulandı. Beton yerine prefabrik ve taşınabilir “sera ahır” modellerinin kullanılacağı, böylece tarım arazilerinin korunmasının sağlanacağı ifade edildi.
Maliyetleri düşürmeye yönelik çalışmaların da projede önemli bir yer tuttuğu belirtilirken, yerli hayvan embriyosu üretimi, alternatif yem bitkilerinin geliştirilmesi ve soya ithalatına bağımlılığın azaltılması gibi başlıklar üzerinde çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Köye dönüşü teşvik eden bu modelin, hem kırsal kalkınmaya katkı sağlaması hem de gençler için yeni bir istihdam alanı oluşturması bekleniyor.
Yorumlar
*
Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *