Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Açık
weather
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Ekonomi Tek tek sıraladı! Altın yatırımcısını önümüzdeki dönemde neler bekliyor?

Tek tek sıraladı! Altın yatırımcısını önümüzdeki dönemde neler bekliyor?

Bir ayı aşkın süredir devam eden ABD/İsrail-İran Savaşı, dünya piyasalarında da dalgalanmalara yol açtı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadık Ünay, bu dalgalanmaların sebeplerini tek tek sıraladı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Yüzyıllar boyunca uluslararası ekonomik ilişkilerin en önemli yapı taşlarından biri olarak kabul edilen altın, 15 Ağustos 1971 tarihinde meydana gelen "Nixon Şoku" olarak bilinen gelişmeyle birlikte, sermaye birikimi ve değişim işlevlerini önemli ölçüde kaybetti. Eski ABD Başkanı Richard Nixon, tek taraflı bir karar alarak doların altına dönüştürülme oranını askıya almış ve Bretton Woods sisteminin merkezindeki sabit kur rejimini ortadan kaldırmıştır. Bu durum, ulusal para birimlerinin değerlerinin ABD dolarına ve dolayısıyla doların değerinin altına bağlandığı "altın-dolar standardının" sona ermesine yol açmış, böylece dalgalı kur rejimi ile spekülatif hareketlerin önünü açmıştır.

İtibari Para Dönemine Geçiş

Bu gelişmeler, ülkelerin para birimlerinin güncel değerlerinin fiziksel emtia birikimlerine dayanmaktan ziyade, hükümetlerin yönetim kapasitesine duyulan güven üzerine belirlenmesine neden olan "itibari para" (fiat currency) dönemine geçişi de beraberinde getirmiştir. Özellikle küresel ekonomik belirsizliklerin, jeopolitik gerilimlerin ve mali sarsıntıların arttığı dönemlerde, bireysel ve kurumsal yatırımcılar ile Merkez Bankaları gibi kamu otoriteleri güvenli liman olarak gördükleri altını portföylerine dahil etme eğiliminde olmuşlardır. Bu durum, altın talebinde artışa ve dolayısıyla fiyatlarında kalıcı yükseliş eğilimlerine sebep olmuştur.

Küresel Geçerli Fiyatların Dönüşümü

2025 yılının ikinci yarısında ABD ve İsrail ile İran arasında yükselen gerginlik ve olası fiziksel çatışma riskinin artması, altın fiyatlarını doğrudan etkilemiştir. Yatırımcıların bu ortamda altın alımında artış göstermesi, fiyatlarda önemli bir artışa sebep olmuştur. Ancak bu artış, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıların hemen ardından ons başına 5.420 dolar ile tarihi zirveye çıkmasına rağmen, sonrasında sert satışlarla birlikte düşüş göstermiştir. Altın fiyatları, 5.000-5.200 dolar civarına kadar gerilemiş, ardından 4.750-5.000 dolar arasında dalgalanmalar göstermeye başlamıştır.

Altındaki Düşüşü Anlamak

Altın fiyatlarının beklenen yükseliş ivmesini sürdürememesi, birkaç önemli faktörle açıklanabilir. İlk olarak, uluslararası piyasalardaki ekonomik ve siyasi risk algılarının son bir yıldır aşırı yüksek bir seviyede seyir izlemesi etkili olmuştur. Örneğin, ABD ve İran arasında artan askeri tansiyon, Merkez Bankalarını altın satın alma programlarını hızlandırmaya yöneltmiştir. Bunun yanı sıra, spekülatif yatırımcıların ekonomik koşulların belirsizliği öncesinde pozisyonlarını almış olmaları, fiyatlarda yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalmasına neden olmuştur.

Petrol Fiyatlarının Rolü

İkinci önemli etken ise Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin, özellikle petrol fiyatları üzerinde yarattığı baskıdır. Hürmüz Boğazı’ndan petrol tankerlerinin geçişlerinin İran tarafından sınırlandırılması, petrol fiyatlarını artırma tehditlerini gündeme getirmiştir. Bu durum, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve bu yükselişin sanayileşmiş ülkelerde enflasyon risklerini artırarak Merkez Bankalarını sıkı para politikaları izlemeye zorlamasına yol açmıştır. Dolayısıyla beklenen faiz indirimleri ertelendiği için yatırımcılar altın gibi değerli metallerden ziyade devlet tahvillerine yönelmeye başlamıştır.

Doların Güçlenmesi ve Piyasalara Etkisi

Üçüncü olarak, ABD dolarının diğer para birimlerine karşı değerlenmesi, altın fiyatları üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır. Doların güçlenmesi, dolarla alım satım yapılan altını diğer para birimleri kullanan ülkeler için pahalı hale getirmiştir. Bu durum, özellikle altın talebini azaltarak fiyatların baskılanmasına neden olmuştur. Dördüncü önemli faktör ise, İran'a karşı gerçekleştirilen askeri saldırıların, bölgesel bir çatışma ortamı yaratması ve Körfez ülkelerinin acil likidite ihtiyacını karşılamak üzere büyük çaplı altın satışlarına gitmesidir. Ancak bu ülkeler, altın rezervlerini koruma çabasını sürdürmüşlerdir.

Gelecek Beklentileri

Önümüzdeki dönemde uluslararası piyasalarda altın fiyatlarının nasıl bir yol izleyeceği, İran-ABD çatışmasının kalıcı bir barış ortamına dönüşüp dönüşmeyeceğine bağlıdır. Geniş çaplı bir anlaşmayla savaşın sona ermesi durumunda, ABD doları ve petrol fiyatlarında kademeli düşüşler yaşanabilir ve bu da altın ile gümüş fiyatlarının yeniden artmasına olanak tanıyabilir. Ancak şu anki koşullarda ve özellikle jeopolitik risklerin yüksek olduğu bir ortamda, fiyat artışlarının makul bir düzeyde kalması beklenmektedir. Bu bağlamda, 2025 yılında görülen spekülatif artış yerine daha istikrarlı ve ekonomik taleplerle uyumlu bir artışın mümkün olacağı tahmin edilmektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *