Türkiye’nin önemli tarımsal ihracat kalemlerinden biri olan bal, 2026 yılının ilk çeyreğinde de dış pazarlardaki güçlü konumunu sürdürdü. Arıcılık açısından elverişli iklimiyle öne çıkan Türkiye, yılın ocak-mart döneminde toplam 2 bin 71 ton bal ihraç ederek 9 milyon 226 bin 137 dolar gelir elde etti. Ürün, ABD’den Kanada’ya, Birleşik Krallık’tan yeni pazarlara kadar toplam 31 ülkede tüketiciyle buluştu. Bu tablo, Türk balının hem kalite hem de güvenilirlik açısından uluslararası pazarda istikrarlı bir yer edindiğini ortaya koydu. Sektör temsilcileri ise özellikle pazar çeşitliliğinin artmasını önemli bir kazanım olarak değerlendiriyor.
Türk balı 31 ülkeye satıldı
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, yılın ilk üç ayında gerçekleştirilen Türk balı ihracatı 31 ülkeye ulaştı. ABD, Birleşik Krallık ve Kanada en yüksek ihracat yapılan ülkeler arasında yer alırken, bu ülkeler toplam gelirde de önemli pay sahibi oldu. ABD’ye 2 milyon 605 bin dolar, Birleşik Krallık’a 1 milyon 110 bin dolar ve Kanada’ya 1 milyon 69 bin dolarlık bal satışı gerçekleştirildi. Bu veriler, Türk balının özellikle gelişmiş pazarlarda güçlü bir talep gördüğünü gösterdi.
İhracatta yeni ülkeler dikkat çekti
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat haritasında da genişleme yaşandı. Filipinler, Venezuela, Danimarka, Suriye, Liberya, Somali ve Kongo gibi ülkelere de ilk kez ya da yeniden bal satışı yapıldı. Bu durum, sektörün yalnızca mevcut pazarlara bağımlı kalmadığını, farklı coğrafyalarda da büyümeye başladığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu çeşitliliğin Türk balı için riskleri azaltırken ihracat gelirini daha dengeli hale getirdiğini belirtiyor. Özellikle Asya ve Orta Doğu pazarlarında artan ilgi, önümüzdeki dönem için yeni fırsatların habercisi olarak görülüyor.
Sektör kalite ve marka ihracatına odaklanıyor
Sektör temsilcileri, ihracattaki istikrarlı performansın korunması için üretimde kalite standartlarının yükseltilmesine dikkat çekiyor. Balın doğal yapısının korunması, izlenebilirlik sistemlerinin güçlendirilmesi ve markalı ihracatın artırılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Yetkililer, yıl sonuna kadar ihracat rakamlarının daha da yukarı çıkabileceğini ifade ederken, özellikle yeni pazarlara yönelik tanıtım çalışmalarının hızlanacağını vurguluyor. Türk balının uluslararası pazarda “doğal ve güvenilir ürün” algısının güçlenmesi, sektörün en önemli avantajı olarak öne çıkıyor.