Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı bulutlu
weather
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel ABD-İran Savaşı askeri maliyeti: Milyar dolarlık hava savunma sistemleri neden çöktü?

ABD-İran Savaşı askeri maliyeti: Milyar dolarlık hava savunma sistemleri neden çöktü?

GZT Haber Merkezi’ne konuk olan Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, ABD ile İran arasındaki olası askeri çatışmanın taktiksel ve finansal bilançosunu değerlendirdi. Körfez bölgesindeki Amerikan üslerinin uğradığı ağır hasarları uydu görüntüleriyle analiz eden Olçar, milyar dolarlık hava savunma sistemlerinin asimetrik savaş karşısındaki operasyonel zafiyetlerini ortaya koydu. Uzman isim, saldırıların Vaşington yönetimine maliyetini ve kurmay subayların yaptığı taktiksel hataları açıkladı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 6 dk

Küresel askeri dengeler ve Orta Doğu'daki savunma stratejileri, ABD ve İran arasındaki gerilimin gölgesinde yeniden şekilleniyor.

GZT Haber Merkezi, bölgedeki askeri üslerin durumunu ve hava savunma hatlarının operasyonel kapasitesini masaya yatırıyor.

Askeri Stratejist Doç.Dr.Kemal Olçar, asimetrik harbin getirdiği maliyet analizlerini ve Amerikan ordusunun bölgedeki mevcut zafiyetlerini çarpıcı verilerle açıklıyor.

Harita üzerinden incelendiğinde; öncelikle Ürdün topraklarındaki Muaffak Salti üs bölgesinin hedef alındığı görülmektedir.

Bunun yanı sıra Suudi Arabistan'daki Prens Sultan üssü, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki iki üs bölgesi, Katar, Bahreyn ve Kuveyt'teki askeri tesisler İran tarafından balistik füzeler, seyir füzeleri ve kamikaze dronlarla vurulmuştur.

Vurulan yerlerin neredeyse tamamı ABD üs bölgeleridir.Özellikle Ürdün'deki Muaffak Salti üssü kritik bir öneme sahiptir; çünkü burada en üst düzey hava savunma teknolojisi olan THAAD sistemi konuşludur.

Uzay alanında, satıhtan 100 kilometre yukarıda balistik füzeleri imha eden bu sistemin en önemli bileşeni, sistemin adeta gözü sayılan AN/TPY-2 radarıdır. İran, düzenlediği hassas güdümlü füze saldırılarıyla bu radarı vurarak devre dışı bırakmış ve ABD'nin bölgedeki izleme kabiliyetini köreltmiştir.

Tek bir AN/TPY-2 radarının maliyeti ise 500 milyon dolardır.

Bir diğer kritik nokta ise Katar El Udeid üssünde bulunan ve 5000 kilometre menzile sahip olan 1.1 milyar dolar değerindeki AN/FPS-132 erken uyarı radarıdır. İran, harekatın ilk 14 gününde bu iki ana radarı ortadan kaldırarak Körfez'deki tüm hava savunma hattını etkisiz hale getirmiş, gelen balistik füzelerin küçük radarlar tarafından tespit edilememesini sağlayarak stratejik noktaları tam isabetle vurmuştur.

Uydu görüntülerinde yer alan karartılar, üslere yönelik nokta vuruşların yapıldığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle uçak hangarları ve hemen çaprazlarında yer alan komuta kontrol merkezleri doğrudan hedef alınmıştır. İletişimin ve karar mekanizmalarının yürütüldüğü bu merkezler vurulduğu andan itibaren ABD Hava Kuvvetleri'ne ait kontrol sistemi işlevsiz kalmıştır.Kuveyt'teki Ali Al Salem üssünün uydu kayıtları incelendiğinde, saldırı öncesinde hangarlar, İHA'lar ve yaşam konteynerleri gayet düzenli görünürken, saldırı sonrasında hangarların üst çatı kaplamalarının tamamen imha edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durum, füzelerin doğrudan hangarlara isabet ettiğini kanıtlamaktadır.

Bu operasyonlarda, hassas koordinatlarla doğrudan hedefe yönelebilen İran yapımı Şahid-136 tipi kamikaze dronların kullanıldığı değerlendirilmektedir.

Benzer şekilde, Bahreyn Manama'da bulunan ABD Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargahı ve 5.

Filo'nun konuşlu olduğu iskele bölgesi de tamamen vurulmuştur.

Karargah her ne kadar savaştan hemen önce Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisine çekilmiş olsa da geride kalan tüm tersane, pist ve altyapı tesisleri imha edilmiştir.

Merkez Kuvvetler Komutanlığı ve Pentagon verilerine göre bu üslerin yalnızca fiziki zarar faturası 3.5 milyar dolardır ve onarım süreci 1 ila 3 yıl arasında değişmektedir.

Bu süreçte pistlerin yeniden inşası, patlamamamış mühimmatların temizlenmesi, elektrik ve akaryakıt altyapısının sıfırdan kurulması gerekecektir.

Harekat neticesinde tamamen kullanılmaz hale gelen veya ağır hasar alan çok sayıda hava aracı mevcuttur.

Yakın hava destek uçağı olan F-15E'lerin 4 adedi, Kuveyt'teki savunma sistemlerinin koordinasyon hatası sonucu dost ateşiyle ve İran üzerindeki operasyonlarda düşürülmüştür.

Havada yakıt ikmali sağlayan stratejik öneme sahip KC-135 tanker uçaklarından biri imha edilmiş, 5 adedi ise ağır hasar almıştır.

Ayrıca E-3 AWACS istihbarat uçakları da zarar gören unsurlar arasındadır. Özel operasyon birimi Delta Force tarafından kullanılan 2 adet MC-130J uçağı ise İran topraklarında kaybolan bir F-18 pilotunu kurtarma operasyonu sırasında düz araziye zorunlu iniş yapmış, Amerikalılar tahliye edemedikleri bu uçakları kendileri imha etmek zorunda kalmıştır.Bunun yanı sıra A-10 Thunderbolt, MQ-4C ve AH-64 Apache helikopterleri de kayıplar arasındadır.

En dikkat çekici verilerden biri de ABD'ye ait 25 adet MQ-9 Reaper SİHA'nın Körfez ülkeleri ve İran semalarında düşürülmüş olmasıdır.

Radarda görünmezlik payı 0.0001 olan F-35 savaş uçağı ise havada bir İran SİHA'sı tarafından tespit edilmiş ve kızılötesi güdüm sistemiyle motor çıkışından vurulmuştur; ancak pilot uçağı en yakın üsse indirmeyi başarmıştır.

ABD bu süreçte küresel prestij ve siyasi güç kaybının yanı sıra çok ağır bir askeri maliyet faturasıyla karşı karşıya kalmıştır. İki uçak gemisi filosu, denizaltılar ve destek unsurlarının Amerikan kıtasından Orta Doğu'ya iki hafta içinde nakledilmesinin intikal maliyeti tek başına 170 million dolardır.

Harekat temposuna bağlı personel tazminatları 750 milyon doları bulurken, ekipman ve üs hasarları sırasıyla 3.5 milyar ve 4.5 milyar dolar seviyesindedir.

Operasyonlarda yaralanan 400 personelin tedavi ve tahliye giderleri ile 13 kaybın oluşturduğu savunma harcamaları da 1.5 milyar dolara ulaşmıştır.

Bu personelin 30 yıllık gazilik maaş yükü ise bütçeye ek 12 milyar dolar getirecektir.

En büyük harcama kalemi ise 26 milyar dolar ile harcanan mühimmattır.

Toplamda 42 milyar dolara ulaşan bu bilanço, Amerikan subaylarının İran harekatını taktiksel olarak doğru planlayamadıklarını göstermektedir.

Operasyonlarda 200 kilometre menzilli ve birim fiyatı 2.6 milyon dolar olan Tomahawk seyir füzelerinden 1000 adetten fazla harcanmıştır.

Mevcut 3100 füzenin üçte birinin tüketilmesi ve bunların yerine konmasının 46 ay sürecek olması ciddi bir zafiyettir.

Benzer şekilde 1100 adet AGM-158 seyir füzesi ve adet maliyti 1.6 milyon dolar olan 380 adet PrSM füzesi kullanılmıştır.

Bu füzelerin harcandığı noktalarda kendi maliyetlerinin kat kat üstünde hasar vermesi gerekirken bu verimlilik sağlanamamıştır.Daha vahim olan durum ise karadan havaya çalışan hava savunma sistemlerinde yaşanmıştır.

Bölgedeki Patriot, THAAD ve SM serisi füze savunma hatlarının genel başarı oranı %40 ila %60 arasında kalmıştır.

Bu durum, İran'ın attığı her 100 füzeden en az 40'ının hedefine ulaştığını gösterir.

Birim maliyeti 4.9 milyon dolar olan Patriot füzeleri, İran'ın yalnızca 100 bin dolar değerindeki Şahid-136 kamikaze dronlarını düşürmek için asimetrik bir şekilde israf edilmiştir.

Taktiksel olarak milyon dolarlık füzelerin bu şekilde kullanılması maliyet etkinliğini tamamen yok etmiştir.Bunun yanı sıra uzay sınırında balistik füzeleri imha eden ve adet fiyatı 28.7 milyon dolar olan SM-3 füzeleri de kullanılmıştır.

Hatta Kamışlı açıklarında Suriye'nin kuzeyinde bir gemiden ateşlenen SM-3 füzesinin, İran'dan fırlatılan bir balistik füzeyi imha ettiği, füze parçalarının ise Hatay Dörtyol bölgesine düştüğü tespit edilmiştir. 4.3 milyon dolarlık SM-6 hatları dahil olmak üzere sadece hava savunma mühimmatı için harcanan tutar 18.5 milyar dolardır.

Karşı taraftan gelen tehditlerin maliyeti bu harcamaların kat kat altındayken, bu denli yüksek bir bütçenin harcanması taktiksel planlama zafiyetini açıkça kanıtlamaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *