Rize
Açık
weather
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel Emrullah Erol: Köy evi sadece barınma alanı değil, yaşamın merkezidir

Emrullah Erol: Köy evi sadece barınma alanı değil, yaşamın merkezidir

Kent hukuku uzmanı ve mimar Emrullah Erol, deprem sonrası kırsal alanlarda yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erol, TOKİ öncülüğünde başlatılan köy evleri projelerinin önemine dikkat çekerek, kırsalda ev kavramının yalnızca barınma ihtiyacını karşılamadığını vurguladı.

KAYNAK: BHA
Okunma Süresi: 2 dk

ANKARA - BHA Köy evinin aynı zamanda üretimin, depolamanın ve hayvancılıkla ilgili düzenin merkezi olduğunu belirten Erol, “Şehirde konut çoğu zaman yalnızca yaşanacak yerdir.

Köyde ise ev, yaşamın merkezi olduğu kadar üretimin de bir parçasıdır.

Ev sadece barınma alanı değil; depolama yapılan, hayvan düzeninin kurulduğu bir yaşam merkezidir” dedi.

Deprem nedeniyle evlerin yıkılmasının, kırsalda yaşayanların yalnızca barınma ihtiyacını değil, gelir düzenini ve günlük yaşamın ritmini de bozduğunu ifade eden Erol, geçici barınma sürecinin uzamasının üretimle bağları zayıflattığını söyledi. “Tarlaya ne zaman dönülecek, hayvan düzeni nasıl kurulacak, depolama nasıl yapılacak gibi soruların netleşmesi hayati önem taşıyor.

Belirsizlik uzadıkça geçim kararları erteleniyor ve geri dönüş zorlaşıyor” değerlendirmesinde bulundu. “Askıda kalan hayatların son bulması gerekiyor” Erol, deprem sonrası köylerde sosyolojik yapının da olumsuz etkilendiğini, köyden kente göçün arttığını belirtti.

Köylünün yeniden üretime dönebilmesi için köy evleri projelerinde hayvan barınaklarının evlerin hemen yanında planlanması gerektiğini vurgulayan Erol, akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin korunması açısından evlerin birbirine yakın konumlandırılmasının da önemli olduğunu söyledi.

Depremin yarattığı en önemli sorunlardan birinin “askıda kalan hayatlar” olduğunu dile getiren Erol, “Aile düzeni, yaşlı bakımı, çocukların eğitimi ve komşuluk desteği gibi sosyal unsurların yeniden kurulabilmesi için çalışmaların hızlandırılmasını bekliyoruz.

Ev yoksa, hayvanlar için yer yoksa bu bağlar kendiliğinden kopuyor.

Bu nedenle ‘Askıda hayat kalmasın’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *