Humus'un el-Beyyada Mahallesi'nde yaşayan Mustafa Halid Ulvan, 2011'de başlayan halk hareketlerinin ardından bölgede artan güvenlik baskıları nedeniyle kitaplarını korumak için sıra dışı bir yöntem geliştirdi.72 yaşındaki Ulvan, muhaliflerin Beyyada bölgesinden çekilmesinin ardından ailesiyle birlikte Humus'un el-Vaer Mahallesi'ne yerleşti.Ulvan, burada yaklaşık 6 yıl boyunca devrik rejimin ablukası altında yaşadı.Rejim güçlerinin Vaer’in kontrolünü yeniden ele geçirmesinin ardından ise ailesiyle birlikte Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’e zorunlu olarak yerinden edildi.Suriye’yi kurtarma operasyonun ile devrimcilerin öncü birlikleri ile Humus'a 08 Aralık 2024 tarihinde giriş yaptı.Ulvan, devrik rejim döneminde devlet kurumlarında çalıştığını, dini eğilimi yüzünden uzun yıllar boyunca rejimin baskılarına ve uygulamalarına maruz kaldığını söyledi.2011 yılında başlayan gösterilere ilk günlerden itibaren katıldığını ifade eden Ulvan, olayların zamanla silahlı çatışmaya dönüşmesiyle bölgede şartların ağırlaştığını aktardı.O günlerde kendisini en çok düşündüren şeyin kütüphanesinin olduğunu belirten Ulvan, kitaplarının hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğunu söyledi.Çocuklarının tamamının ilim yolunda yetiştiğini ifade eden Ulvan, büyük oğlu Bilal'in el-Ezher Üniversitesi mezunu olduğunu ve hadis alanında doktora yaptığını dile getirdi.Diğer iki oğlu Ömer ile Usame’nin ilahiyat mezunu olduğunu belirten Ulvan, oğullarından birinin İdlib'in kurtarılması sırasında hayatını kaybettiğini ifade etti.Kızlarının da bir bölümünün dinî eğitim aldığını söyleyen Ulvan, "Bu nedenle evimizde yıllar içinde çok zengin bir kütüphane oluştu.
Kütüphanem benim için değerli bir hazineydi.” diye konuştu.Kitaplarını bir servet ve emanet olarak gördüğünü diye Ulvan, sözlerine şöyle devam etti:"Kütüphanede tefsirler, hadis külliyatları, Kur'ân ilimleri, sahabe hayatları, İslâm tarihi, İslâm öncesi dönem tarihi ile kültürel ve sosyal içerikli eserler bulunuyor.
Kitaplar benim ve oğullarım için temel başvuru kaynaklarıdır."Devrimin ilk yıllarında güvenlik birimleri ve muhbirlerin takibi altında olduğunu hissettiğini kaydeden Ulvan, kitapları evde bırakması halinde ev yakıldığında onların da yok olacağından endişe ettiğini söyledi.Ulvan, oğluna ait dairede dikkat çekmeyecek bir odanın içine kitaplarının önemli bölümünü taşıdığını söyledi.Ulvan, "Camiye giren herkes şüpheli görülüyordu.
Rejim tarafından terörist, Müslüman Kardeşler mensubu ya da muhalif olarak yaftalanırdı." ifadelerini kullandı.Kitaplarının tamamını saklayamadığını ve bunun bugün hâlâ içinde bir ukde olarak kaldığını vurgulayan Ulvan, hepsini kurtarmasının mümkün olmadığını belirtti.Daha sonra yaşanan çatışmalar nedeniyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldığını aktaran Ulvan, önce Humus kırsalına, ardından da kuzey Suriye'ye göç ettiklerini söyledi.Yıllar sonra rejimin devrilmesiyle öncü birliklerle Humus'a döndüğünü ifade eden Ulvan, 8 Aralık 2024 sabahı çocuklarıyla birlikte kente girdiklerini belirtti.İlk olarak Halid bin Velid Camii'ne gittiğini, özgürlüğün sevincini burada yaşadığını söyleyen Ulvan, şöyle sözlerini şöyle sürdürdü:Ulvan, "Duvar sökülmeye başladığında büyük bir heyecan hissettim.
Kitaplara ulaştığımda gördüğüm manzara karşısında tarif edilemez bir mutluluk duydum." şeklinde konuştu.Ulvan, "Allah'ım hem zaferi hem de bu sevinci bize nasip etti.
Kitapların bundan sonra da gençlere, öğrencilere ve ilim yolundaki insanlara fayda sağlamasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.Ülkesine ve halkına huzur, güvenlik ve istikrar dileyen Ulvan, Suriye'nin geleceğinin ilim ve bilgiyle inşa edilmesini umut ettiğini söyledi.