deneme bonusu
MevzuRize Genel İran-Irak Savaşı: Humeynî ve Saddam Hüseyin’i Savaşa Sürükleyen Süreç

İran-Irak Savaşı: Humeynî ve Saddam Hüseyin’i Savaşa Sürükleyen Süreç

İran’da Humeynî’nin yükselişi, Irak'ta Saddam Hüseyin’in iktidarı ve iki ülke arasındaki gerilim 1980’de kanlı bir savaşa dönüştü. Milyonlarca insanın hayatını etkileyen İran-Irak Savaşı, sekiz yıl boyunca Ortadoğu’nun siyasî dengelerini değiştirdi. Savaş 20 Ağustos 1988 yılında yapılan anlaşma ile son bulsa da 1 milyonun üzerinde insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan yaralandı. Savaşın ekonomik maliyeti ise yüz milyarlarca dolarla açıklanıyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 6 dk

19 Ağustos 1953 yılında ve MI-6'nın ortak operasyonu ile iktidardan devrildiğinde olarak bilinen İran uleması ciddi bir tepki göstermemiştir.Hem Musaddık’a hem de darbeyi gerçekleştirenlere karşı mesafeli duran ulema nı tercih etmiştir. ve taraftarları, Musaddık’ı siyasî sahneden sildikten sonra hızla hegemonya alanlarını genişletmiş ve İran siyasetine ağırlıklarını koymuştur.Bu süreçten sonra Şah Rıza Pehlevî ve çevresinin tutumu, Batı hayranlığı ve ulema içerisinde rahatsızlık yaratmaya başlamıştır. Şah’ın bu tutumlarına karşı duyulan rahatsızlık olarak nitelendirilen on maddelik reform paketinin açıklanmasından sonra büyük bir öfkeye dönüşmüştür.Beyaz Devrim’e karşı içinde’nin de bulunduğu 8 kişilik bir ulema grubu sert bir protesto bildirisi yayınlayınca Şah büyük bir öfkeyle ulemaya haddini bildirmek için ’a geldi. Şah’ın burada yaptığı konuşma ulema içindeki rahatsızlığı daha da artırdı. , henüz bildiri tartışmaları sürerken Humeyni’nin nın olduğuna dair fetva yayınlaması bardağı taşıran son damla oldu. Şah’ın talimatıyla Humeynî’nin öğrencilere ders verdiği ne komandolar baskın yaptı, bu operasyonda birçok öğrenci hayatını kaybetti.

Ayetullah Humeynî ise tutuklanarak cezaevine konuldu.Humeynî’nin tutuklanması ulema içinde bomba etkisi yarattı.

Kum’da başlayan protestolar ülke geneline yayıldı, yapılan gösterilerde Olayların büyümesinden endişe eden Şah, Humeynî’yi önce ev hapsine gönderdi, sonrasında da tutukluluğunu kaldırdı.

Humeynî serbest bırakıldıktan sonra Şah’ın 1964 yılında İran’da suç işleyen ABD vatandaşlarının ABD mahkemelerince yargılanabileceğine dair kararı onaylaması Humeynî’yi tekrar harekete geçirmiştir.

Bu kanunun İran bağımsızlığına gölge düşürdüğünü söyleyen Humeynî tekrar tutuklandı.Humeynî’nin devrime kadar sürecek sürgün hayatının ilk durağı oldu.

Daha sonra ’a gitti.

Irak’ta uzun yıllar yaşayan Irak’ın iç işlerine müdahale ettiği iddiasıyla önce , sonra ülkeden çıkması istendi.

Humeyni de olsa devrimin alt yapısını daha iyi hazırlayabileceği ’ya geçti.

Musaddık’ın aksine yalnızca halkta değil, Bu yüzden devrimin öncesinde ve sonrasında İngiltere ve ABD’nin askerî darbe teşebbüsleri karşılık bulmadı.

Humeynî, İran’a döndüğünde milyonlarca İranlı onu karşılamış ve İran’da politik olarak yeni bir dönemin kapısı açılmıştı.Savaştan önce , İran’ın aksine Bunun yanında Kuveyt üzerinden Irak petrolünü Batı’ya ihraç ediyor, özellikle ekonomik açıdan kuruyordu.Irak siyaseti de diğer pek çok Ortadoğu ülkesi gibi ile sarsılıyordu. yılında ilk darbe tarafından yapıldı ve Irak’taki na son verildi.

Vahşice öldürülen ’in cesedi Bağdat sokaklarında teşhir edildi. 1963 yılına kadar iktidarını sürdüren Kasım, bu kez yle iktidarını ’e bırakmıştır.

Abdurrahman Arif 1967 yılında gerçekleşen Arap-İsrail savaşlarında İsrail’e savaş açmış, petrol ambargosu uygulayan Arif, ABD ile Irak’ı karşı karşıya getirmekten çekinmemiştir. yılına gelindiğinde bu kez de 'in karşı darbesiyle iktidardan uzaklaştırılmış, darbeyle görevinden uzaklaştırdığı Kasım’la aynı kaderi paylaşmıştır.Irak siyasetine etkisi bugün dahi devam eden ise Tikrit’te bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Babası o daha küçükken ölünce Saddam Hüseyin, politikaya yakından ilgili amcası tarafından büyütüldü.

Fakirlik yüzünden iyi bir eğitim alamayan Saddam politikaya son derece meraklıydı. Ülkedeki hayat şartları sebebiyle acımasızca ezildiğini düşündüğü için öfke doluydu, Saddam’ın öfkesini umuda çeviren dönüm noktası ise ile tanışması oldu.

Saddam öylesine fanatik bir Baas Partisi üyesiydi ki Başarısız suikasttan sonra tutuklanma korkusuyla ülkeden kaçarak ’a gitti. ilerleyen yıllarda ile yakın ilişkiler kurdu.

Bekir ise kendisine son derece sadık Saddam Hüseyin’i 1968 yılında yapılan askerî darbeden sonra ’nin başkan yardımcılığına getirdi.İki ülke arasındaki sorunlar askerî çatışmaya dönüşmeden önce de ciddi diplomatik krizlere yol açıyordu.

Lakin bu sorunlar, özellikle Şatt’ül-Arap sorunu, 1975 yılında yapılan Cezayir Anlaşması ile büyük oranda çözüme kavuşturulmuştu; ama 1979 yılındaki iki önemli gelişme savaşı kaçınılmaz kılmıştı.

Bu gelişmeler; Humeynî ve Saddam Hüseyin’in iktidara gelişiydi.Irak, İran’ı kendi rejimini topraklarına ihraç etmekle suçluyordu. İran ise Saddam’ın Arap dünyası liderliği için İran’a haksız yere saldırdığını iddia edecekti.

Aslında iki tarafın iddiası da yanlış değildi.

Saddam, sonrası ’ın bölgede kaybettiği liderliği açık bir biçimde talep ediyordu.

Humeynî ise Devrim’den sonra yaptığı birçok konuşmada İslâm dünyasındaki tüm, bir yandan da ve ’de birçok yapının kurulmasına ve var olanların desteklenmesine katkı sunuyordu.

Bu gelişmeler nüfusunun önemli bir kısmı Şiî olan Irak için endişe vericiydi.Saddam, ve Humeynî’nin desteğini reddetmesi sonrası yalnızlaşmasını fırsat bildi.

Ayrıca Humeynî’nin İran ordusundaki Şah taraftarı subayları tasfiyesinin İran ordusunun manevra alanını zayıflattığını düşünen Saddam, harekete geçerek İran, Irak’ın düşmanca hareketlerini kınasa da başlangıçta Saddam’ın daha ileriye gitmeyeceğini düşünerek karşılık vermedi; ama Irak ordusunun İran topraklarına doğru ilerlemesi üzerine Humeynî, Irak saldırısına karşı seferberlik ilân etti.Savaş başladıktan sonra Saddam Hüseyin’e bir mektup göndererek Irak – ABD ilişkilerinin düzeltilmesini teklif etti.

Bu mektuba Saddam Hüseyin olumlu cevap verdi.

Bunun üzerine ABD, Irak’ı önce teröre destek veren ülkeler listesinden çıkardı, daha sonra kredi ve silah desteği sağladı.

Saddam ayrıca birçok körfez ülkesinden ciddi miktarlarda maddi destek gördü.

Saddam bu maddî destekle Almanya ve Kuzey Kore’den bol miktarda kimyasal silah satın almıştır.Saddam bu ve yaklaşık bu silahların kullanılması sonucu hayatını kaybetmiştir.

Bu katliamın en önemlisi ’dır.Saddam kimyasal silah kullanımınında da sürdürmüş ve Bugün İran ve Irak’ta bu silahların kullanımı sonucu sakat kalan ve hala hayatta olanların sayısı yüz binlerle ifade ediliyor.Saddam baskın stratejisinin kendisine verdiği avantajı yüzünden kaybetti.

Coğrafyanın zorluklarının yanında, İran’da Saddam’a karşı başlatılan mücadelenin a dönüşmesi, durumu Saddam için içinden daha çıkılmaz hale getirmiştir.

Humeynî’nin emri doğrultusunda İran ordusunun yanında, oluşturulan sivil birliklerle Saddam bunun üzerine İran’ın ekonomik gücünü kırmak için’nde İran petrol tankerlerine operasyon yapmaya başladı. İran da Irak’taki stratejik ne yaptığı bombalı saldırılarla Irak ekonomisine büyük kayıplar verdiriyordu.İki devlet için de savaş bir zaman sonra hayatın bir parçası haline geldi. İki ülkede de savaşın çıkış nedeni ve varacağı noktaya dair yapılan tüm yorumlar olarak kabul ediliyordu.

Savaş şartlarının verdiği gücü iki rejimin de iktidarını perçinlemek için sonuna kadar kullanması ve savaşa dair tarafların uzlaşmak yerine yalnızca birbirini suçlamasısebep oldu.Savaş yılında yapılan anlaşma ile son bulsa da Savaşın ekonomik maliyeti ise yüz milyarlarca dolarla açıklanıyor. İki taraf arasında yapılan anlaşma uyarınca Saddam’ın iktidardan devrilmesi sonrası Irak’ta bu savaşın dolaylı etkileri hala sürerken, İran’da bu kanlı savaş her yıl olarak anılıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin