Avrupa Birliği (AB) içinde son dönemde yaşanan siyasi ve yapısal değişimlerin ardından ekonomi cephesinde de tarihi bir hamle geldi.
Macaristan’da yakın zamanda gerçekleşen liderlik değişiminin ardından Başbakanlık koltuğuna oturan Péter Magyar, ülkenin ulusal para birimi olan Macar forintini bırakarak ortak para birimi euroya geçmeyi planladıklarını açıkladı.
Magyar, hükümetin nihai hedefinin en geç 2030 yılına kadar euro bölgesine dahil olmak olduğunu belirtti.Ancak metinde yer alan "Macaristan'ın 2024'te AB'ye kabulünden 2 yıl sonra" ifadesi önemli bir kronolojik yanılgı barındırıyor.
Macaristan, Avrupa Birliği'ne 2024 yılında değil; Polonya, Çekya ve Slovakya gibi ülkelerle birlikte 1 Mayıs 2004 tarihinde, yani tam 22 yıl önce tam üye olarak katılmıştı.
Dolayısıyla bu hamle, üyeliğin ikinci yılında değil, köklü bir AB üyeliğinin ardından gelen radikal bir politika değişikliği olarak kayıtlara geçiyor.Başbakan Péter Magyar, gerçekleştirilen kamuoyu araştırmalarının Macar halkının çok büyük bir bölümünün ortak para birimi euroyu desteklediğini gösterdiğini vurguladı.
Euro taahhüdünün ülkenin uzun vadeli çıkarlarına hizmet edeceğini ifade eden Magyar, mevcut makroekonomik göstergeler nedeniyle bu hedefe ulaşmanın çok da kolay olmayacağının altını çizdi.Bu stratejik açıklamanın hemen ardından uluslararası piyasalarda Macar forinti hızla değer kazanırken, ülkenin devlet tahvili getirilerinde gerileme kaydedildi.
Finans otoriteleri, piyasalarda yaşanan bu hareketliliği, Macaristan ekonomisine ve yeni hükümetin rasyonel ekonomi politikalarına duyulan güvenin küresel bir yansıması olarak yorumladı.Euro bölgesine katılım arzusu piyasalarda olumlu bir hava estirse de Macaristan'ın önünde aşması gereken zorlu bir bürokratik ve ekonomik süreç bulunuyor.
Mevcut ekonomik tablolara göre Budapeşte yönetimi, şu an için AB tarafından şart koşulan euroya geçiş kriterlerinin hiçbirini tam anlamıyla karşılayamıyor.Macaristan’ın forinte veda edip euroyu cebe koyabilmesi için AB'nin katı Maastricht kriterlerini yerine getirmesi yasal bir zorunluluk.
Bu kurallar zinciri kapsamında; ülkede kronikleşen enflasyonun kontrol altına alınması, bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranının yüzde 3'ün alt sınırına çekilmesi, kamu borç yükünün eritilmesi, döviz kurunda istikrarın yakalanması ve uzun vadeli faiz oranlarının AB standartlarına uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.
Hükümet, 2030 takvimine kadar ekonomiyi bu kriterlere uygun şekilde dizayn etmek için kapsamlı bir reform paketi hazırlığına başladı.