Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, "1996 deprem yönetmeliği ile 'Bu bölgede deprem olmaz. Burası 4. derece deprem bölgesi' diyerek Rize'yi ve Trabzon'u uyuttular. Ancak 2018 yılında yürürlüğe giren deprem tehlike haritasının verileri bizlerin uyanması için veriler sunuyor ama yine de uyanılmıyor" dedi.
Bektaş, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Karadeniz Stratejik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (KAMER) düzenlediği konferansta Rize'nin deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bektaş, 2012 yılında Gürcistan sahilinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin artçı sarsıntılarının Karadeniz hattı boyunca ilerlediğini ve bu hareketliliğin Rize açıklarına doğru yönelim gösterdiğini ifade ederek, "Karadeniz'de Batum açıkları güçlü deprem kaynağı. 2012 yılında burada 5,6'lık deprem oldu ve günlerce süren artçılar Rize'yi salladı. Bu artçılar Rize ve Trabzon'a doğru seyir izledi. Gördük ki gerilmeler Rize'ye doğru ilerliyor. Açıkça görülüyor ki Rize'nin deprem tehlikesi arttı" diye konuştu.
“Rize üç fay hattı arasında sıkışıyor”
Rize'nin 3 deprem fay hattı kaynağı arasında sıkıştığını kaydeden Bektaş, şunları söyledi:
"Tabakalar arasına sıkışan Rize her yıl 1 milimetre kıyıya doğru itiliyor, sıkışıyor. AFAD'ın bilim konseyine dayanarak aktardığı verilere göre önümüzde ki 50 yıl içerisinde, ki bunun ne zaman olacağı belli değil, Rize sahilinde depremin şiddetinin yüzde doksan 6,6 olabileceği, yüzde 10'luk ihtimalle de daha fazla olabileceği öngörülüyor. Bu da şu anlama geliyor; Karadeniz fay hattında meydana gelen ve Bartın'ı yıkan 6,6'lık deprem, büyük kısmı dolgu olan Rize'ye çok daha büyük hasar verecektir. Depremin binalara yükleyeceği yük sağlam, kaya zemindeki binalara göre açıklanır. Eğer sizin binanız, yapınız, hastaneniz dolgu üzerinde, gevşek zemin üzerindeyse bu yük depremin yıkımını 4 kat artırır. Yani Rize'de dolgu üzerinde yapılan binalar ve son deprem haritasının yapıldığı 2018 yılından önce yapılan bütün yapılar depremde yıkılma gerçeğiyle karşı karşıya."
“Hiç deprem görülmemesi daha riskli”
Fay hattı görülen alanda kayıtlara geçen deprem görülmemesinin sanılanın aksine deprem riskini artırdığına dikkat çeken Bektaş, "Biz Karadeniz fay hattının ne zaman deprem ürettiğini bilmiyoruz. Yani 'Bölgede hiç deprem yaşamadık' demek bizi güvende tutmaz, tam aksine tehlikeyi büyütür. Demek oluyor ki burada enerji birikiyor ve ne zaman deprem olacağı belirsiz" dedi.
Bektaş, 2018'e kadar bölge halkının deprem konusunda yanlış bilgilendirildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
"1996 deprem yönetmeliği ile 'Bu bölgede deprem olmaz. Burası 4. derece deprem bölgesi' diyerek Rize'yi ve Trabzon'u uyuttular. Ancak 2018 yılında yürürlüğe giren deprem tehlike haritasının verileri bizlerin uyanması için veriler sunuyor ama yine de uyanılmıyor. Bölgemiz sahil şeridinde Kandilli'nin 124 yıllık zaman içerisinde kaydettiği yüzlerce 3 ve 3'ten büyük depremler mevcut. Rize ve Trabzon'dan geçen faylar aktif, yani diri fay. Diri fay ise o fay hattı 10 bin yıl içinde deprem üretmişse o faya denir. 1996 deprem haritasında 1968 yılında Karadeniz fayında meydana gelen 6,6 deprem üretince Bartın'da yaşanan büyük yıkım sonucu şehir 1. derece deprem sınıfı olarak işaretlenmiş, Rize ise 4. derece olarak işaretlenmişti. Oysa bizler 'Eğer Bartın 1. derece olarak belirlenmişse aynı fay hattındaki Rize ve Trabzon da 1. derece olur' diye ısrarda bulunduk. Bu uyarılarımız ancak 2018 deprem haritasında dikkate alındı ve Bartın'ın deprem tehlikesi aşağı indirildi, Trabzon 2 kat, Rize ise 3 kat artırıldı."