Haber En Son Olay Haber
Google Haberler

Mevzurize'yi Takip Edin

Son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri Google Haberler üzerinden anında takip edin.

MevzuRize Genel Rüşvet Skandalında Tartışmalı Açıklamalar: Sinem Dedetaş, 260 Milyon Liralık İddiayı 'Haber' Nitelendirdi

Rüşvet Skandalında Tartışmalı Açıklamalar: Sinem Dedetaş, 260 Milyon Liralık İddiayı 'Haber' Nitelendirdi

Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan eski Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın savcılık ifadesindeki çelişkiler dikkat çekti. Belediye iştiraki Kent A.Ş.'nin müteahhitlerden "proje danışmanlığı" kılıfıyla topladığı 260 milyon liralık kazanç iddialarına karşı "Ne kadar gelir elde edildi bilmiyorum ama mali yapıya hâkimdim" savunmasını yapan Dedetaş; iskân ruhsatı için 10 milyon lira rüşvet istendiği ve ekibinin para topladığına dair kendisine yapılan doğrudan uyarıları ise "iki kişi arasındaki dedikodu" diyerek savuşturmaya çalıştı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 8 dk

Sabah'ta yer alan habere göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının Üsküdar Belediyesine yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında tutuklu bulunan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın savcılık sorgusunda dikkat çeken çelişkiler ve itiraflar gün yüzüne çıktı.

Kent A.Ş.'nin müteahhitlerden sağladığı yaklaşık 260 milyon liralık proje danışmanlık kazancının kendisine iletildiği yönündeki ifadeye karşılık daha evvel "Ne kadar kazanç elde edildiğini bilmiyorum" diyen Dedetaş, bu sefer şirketin mali tablosuna hâkim olduğunu ifade etti. İskân ruhsatları adına menfaat tutarlarının ayarlandığı, kararların kendisine sorulduğu ve bir dosya için 10 milyon lira istendiği yönündeki iddiaları kabul etmeyen Dedetaş; müteahhitlerden para toplandığına dair gelen uyarıyı "dedikodu" şeklinde yorumladığını belirtti.

Resmi yetkisi bulunmayan Nazım Akkoyunlu'nun "Belediye Başkan Yardımcısı" unvanıyla takdim edilmesini ise "idari hata" şeklinde niteledi.Sinem Dedetaş savcılıkta ifade verdiİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikat çerçevesinde, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı Ulaş Meydan, Özel Kalem Alihan Koçoğlu, Kent AŞ Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ve bağlı birim amirleri ile çalışanların yapı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur ifadeleri ile bazı şüphelilerin itirafları neticesinde Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" iddialarıyla soruşturma açıldı.

MASAK raporlarında, müteahhitler ile belediye iştiraki Kent A.Ş. arasında bir milyar 78 milyon liralık paravan danışmanlık sözleşmesi yapıldığı ve 361 milyon liranın üzerinde tahsilat gerçekleştirildiği belirlendi. Çarşamba günü 11 adrese düzenlenen operasyonda Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü, Özel Kalem Alihan Koçoğlu, Mimar Burçin Çevik, iş takipçisi Adem Altıntaş ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan gözaltına alındı.

Savcılıktaki ifade sürecinin tamamlanmasının ardından Sinem Dedetaş, Özel Kalem Alihan Koçoğlu, Mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan cezaevine gönderildi.

Sinem Dedetaş'ın savcılık makamına verdiği ifade tutanaklarına ulaşıldı.

Söz konusu ifadede yer alan anlatımlardaki çelişkili durumlar ve kabuller ön plana çıktı.260 milyon liralık gelir çelişkisiKent A.Ş. çalışanı Özgür Ceylan, etkin pişmanlık yasasından faydalanarak verdiği beyanda, 2026 yılının Şubat ya da Mart ayında Sinem Dedetaş'ın da bulunduğu bir görüşmede şirketin proje danışmanlık kazancının yaklaşık 260 milyon lira şeklinde başkana sunulduğunu ifade etmişti.

Dedetaş'a ise emniyetteki sorgusunda, Kent A.Ş.'nin müteahhitlerle imzaladığı sözleşmelerden ne ölçüde kâr sağlandığını bilmediği yönündeki sözleri anımsatıldı.

Bu iki beyan arasındaki tutarsızlık sorulduğunda Dedetaş, toplantı sırasında şirketin gelir kalemlerini ve kazancını Nazım Akkoyunlu'ya defalarca yönelttiğini onayladı.

Hangi müteahhitten, hangi gerekçeyle danışmanlık bedeli tahsil edildiğini anlamaya çalıştığını dile getiren Dedetaş, sözleşmeler üzerinden elde edilen net meblağı bilmediğini savundu."Şirketin gelir ve giderine hâkimdim"Dedetaş, bir yandan müteahhitlerle yürütülen anlaşmalardan ne kadar gelir kazanıldığını bilmediğini iddia ederken diğer yandan "Kent A.Ş.'nin gelir ve gider durumuna aslında hâkimdim." şeklinde konuştu. Şirketin genel finansal tablosunu bildiğini doğrulayan Dedetaş, soruşturma başladıktan sonra muhasebe dökümleri ile gelir-gider verilerini kıyasladığını, herhangi bir kural dışı duruma rastlamadığını dile getirdi.

Kent A.Ş.'nin müteahhitlerle imzaladığı evrakların taraflara ulaştırılıp ulaştırılmadığı konusunda ise bilgisi olmadığını belirten Dedetaş, bu konudaki mesuliyeti şirketin genel müdürü Nazım Akkoyunlu'ya attı."Sinem Başkana sorup bildireceğim" beyanı sorulduKent A.Ş. çalışanı Barkın Ege Tekkököğlu'nun savcılık makamına verdiği beyanda, iskân ruhsatı görüşmelerinde müteahhitlerden ne tür bir menfaat isteneceği konusunun Nazım Akkoyunlu ve Yapı Kontrol Müdürü Mevlüt Güray vasıtasıyla netleştirildiği tutanaklara geçmişti.

Tekkököğlu, kimi ruhsat dosyalarında sadece bedelin saptandığını, Nazım Akkoyunlu'nun ise: "Kararlaştırılan miktarın nereye ve ne şekilde ödeneceğini veya harcanacağını Sinem Başkana sorup sana bildireceğim." dediğini aktardı.

Akkoyunlu'nun konuyu Dedetaş'a danıştıktan sonra sonucu Mevlüt Güray'a ilettiğini iddia eden Tekkököğlu, iskân başvurusunda yer alan müteahhit ve iş takipçileriyle belirlenen rakam üzerinden pazarlıklar yapıldığını ifade etti.

Dedetaş ise bu söylenenlerin iftira niteliğinde olduğunu öne sürdü; toplantılardan, çıkan kararlardan ve hiçbir usulsüzlükten haberi olmadığını dile getirdi.İskân ruhsatı için 10 milyon liraDosyada yer alan en sarsıcı iddialardan bir diğeri, Üsküdar'da yer alan 1313 ada 150 parseldeki inşaatın iskân ruhsatı süreciyle ilgiliydi.

Barkın Ege Tekkököğlu, gerçekleştirilen bir toplantıda Nazım Akkoyunlu ile Mevlüt Güray'ın bahsi geçen iskân ruhsatı karşılığında müteahhitten 10 milyon lira istenmesine hükmettiğini anlattı. Şirket ortağı olan ve aracı pozisyonunda bulunduğu kaydedilen diğer şüphelilerin de ruhsat işleri için bir milletvekili danışmanına rüşvet verildiğini, bu gaye ile TBMM içerisindeki milletvekili odasında görüşme gerçekleştirdiklerini anlattıkları savcılık evraklarına dâhil oldu.

Dedetaş'ın özel kalem müdürlüğünü yapan Alihan Koçoğlu'nun da milletvekili danışmanı U.A. tarafından arandığı ve kendisinden bilgi istendiğini söylediği aktarıldı.

Dedetaş ise meselenin içeriğini tam kavrayamadığını ifade ederek herhangi bir milletvekiliyle ruhsat konusu üzerine konuştuğunu anımsamadığını iddia etti.Para toplama konusu kendisine iletilmiştiDedetaş, Nazım Akkoyunlu ve Ulaş Meydan'ın müteahhitlerden rüşvet talep ettikleri hususunda kendisine hiçbir şikâyetin gelmediğini belirtti.

Fakat eski Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü Başkanının etkin pişmanlık yasası çerçevesinde verdiği ifade, bu savunmaya ters düşen mühim bir iddiayı gözler önüne serdi.

Albayrak, Üsküdar Belediyesi Spor Kulübünün adı kullanılarak müteahhitlerle para alışverişine girildiğini işittiğini, bu olayı bizzat Sinem Dedetaş'a aktardığını beyan etti.

Albayrak, Dedetaş'a: "Ulaş Meydan ve Mustafa Hacıosmanoğlu'nun para pul işleriyle ilgili müteahhitlerden para topladıkları benim de kulağıma geliyor." dediğini ifade etti.Dedetaş, "rüşvet dedikodusu" deyip geçiştirmişSinem Dedetaş, Ulaş Meydan ve Mustafa Hacıosmanoğlu'nun müteahhitlerden para topladığına yönelik kendisine bilgi ulaştırıldığını bütünüyle inkâr etmedi.

Lakin bahsi geçen duyumları iki şahıs arasındaki bir husumet ve "dedikodu" şeklinde yorumladığını aktardı.

Dedetaş, "Ulaş Meydan veya Mustafa Hacıosmanoğlu'nun müteahhitlerden para talep ettiği işlerle ilgili dedikodu olduğunu söyleyerek bu şekilde yaklaşımda bulundum." dedi.

Bu minvalde para toplanmasına dair iddiaların belediye başkanının önüne kadar gittiği, lakin bu iddialar üzerine herhangi bir idari inceleme başlatıldığına dair ifadede bir bulguya rastlanmadığı anlaşıldı.Yetkisi yokken "Belediye Başkan Yardımcısı" yapıldıDedetaş'ın Kent A.Ş.

Genel Müdürlüğü görevine getirdiği Nazım Akkoyunlu'nun, resmi bir tayini olmamasına rağmen "Belediye Başkan Yardımcısı" vasfıyla tanıtılması olayı da soruşturma evraklarında yer buldu.

Dedetaş, Akkoyunlu'yu istisnai memuriyet kanalıyla kamu görevlisi statüsüne dâhil etmeyi planladığını, özel kalem çalışanlarının yanlışlıkla belediye başkan yardımcısı olunacağını zannedip etiket ve tabela hazırladığını iddia etti.

Başsavcılığın yaptığı araştırmada ise Dedetaş'ın yer aldığı bir organizasyonda Akkoyunlu'nun kendisinin yanına oturduğu ve masasındaki isimlikte "Belediye Başkan Yardımcısı" yazdığı saptandı.

Dedetaş bu olayı "Kötü niyetli bir şey değildi ancak idari bir hata olarak bunu kabul ediyorum." ifadeleriyle kabullendi.Depreme dayanıksız yapılara iskân verildiği tespitiBaşsavcılık tarafından sahada yürütülen incelemelerde, bina statiği bakımından deprem riskine uygun olmadığı saptanan kimi inşaatlara, can ve mal güvenliğini tehdit edecek boyutta iskân ruhsatı sağlandığının belirlendiği aktarıldı.

Dedetaş, göreve atadığı kadroların teknik birikim ve uzmanlığa sahip olduğunu vurgulayarak "Bir belediye başkanı olarak teknik detaylara hâkim olamayacağım için bilgim yoktur." şeklinde bir savunma geliştirdi ve bütün sorumluluğun uzman sıfatıyla yetkilendirdiği şahıslarda bulunduğunu öne sürdü.Operasyondan sonra usulsüz yapıları inceletmişDedetaş, Kent A.Ş.'nin işleyişiyle alakalı iddiaları emniyette sorgulanırken öğrendiğini iddia etti.

Başsavcılığın gerçekleştirdiği ilk operasyondan sonra Kent A.Ş. ile kontrat imzalayan ve ruhsat sağlanan müteahhitlerin projelerini denetlettiğini aktaran Dedetaş, imalat sürecinde kural dışılık ve mevzuata aykırılık tespit edilen binalar için yapı tatil tutanağı düzenlenmesi ve yıkım kararı çıkartılması yönünde talimat verdiğini beyan etti.

Bu durum, söz konusu kural dışı yapıların belediye yönetiminin rutin denetimleriyle değil, ancak soruşturma ve operasyon patlak verdikten sonra mercek altına alındığını gün yüzüne çıkardı.

Dedetaş ilaveten iskân mukabilinde alışveriş kartı temin edilmesi, müteahhitlerin bağış yapmaya zorlanması ve çalışanlara elden döviz verilmesi şeklindeki iddialardan haberi olmadığını savundu.

Tape kayıtlarında bahsi geçen kartların ise sıradan alışveriş kartları olduğunu iddia etti.

Sinem Dedetaş'ın avukatları isnat edilen suçları reddederken, dosyadaki beyanların en fazla "görevi kötüye kullanma" çerçevesinde ele alınabileceğini öne sürdü. İfade tutanaklarında bulunan tanık ve şüpheli beyanlarının kesinleşmiş bir karar hükmü taşımadığı, bahsi geçen şahısların cezai mesuliyetlerinin soruşturma ve yargılama süreci neticesinde tayin edileceği belirtildi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *