6 Şubat'ta meydana gelen depremlerin üzerinden 32 ay geçti. Bu süreçte 53 bin 737 insan hayatını kaybetti. Binlerce bina yıkıldı ve hâlâ dava süreçleri ile soruşturmalar devam ediyor. Ancak, bazı binalara ilişkin iddianamelerin henüz hazırlanmadığı belirtiliyor.
Süleyman Mutlu Apartmanı ve Adalet Arayışı
Yakınlarını kaybeden aileler, adaletin bir an önce yerine gelmesini bekliyor. Hatay'ın Antakya ilçesinde bulunan Süleyman Mutlu Apartmanı da henüz iddianamesi düzenlenmeyen yapıların arasında. Gaziantep Üniversitesi'nden yedi akademisyenin oluşturduğu bilirkişi raporu, bu apartmanın inşaatında kullanılan beton kalitesi, malzeme eksiklikleri, kolon boyutları, donatı ve etriye yetersizlikleri gibi ciddi sorunlar bulunduğunu ortaya koydu. Raporda, müteahhit Hikmet Aydın, şantiye şefi Adem Sabırlı, yapı denetim uygulama denetçileri M. Nedim Kurşun ve Antuvan Ayrancıoğlu, ayrıca yapı denetim firması yetkilisi Mustafa Akıncı ile belediyenin kontrol birimindeki bazı yetkililer "asli kusurlu" olarak tanımlandı.
İkinci Dereceden Sorumlular
Raporda belirtilen başka bir grup da "tali kusurlu" olarak değerlendirildi. Zemin etüt raporunu hazırlayan jeoloji mühendisi Ahmet Güney, yapı projelerinin müellifi Ayhan Girişken, yapı denetim statik proje denetçileri Abdullah Özdemir ve Cengiz Satar ile belediyedeki proje kontrol sorumluları, bu grupta yer aldı. Kezban Mutlu, Süleyman Mutlu Apartmanı'nın enkazında kızı, damadı ve iki torununu kaybeden bir aile ferdi olarak, adalet bekleyişinin sürecini paylaştı. "32 ay geçti, hâlâ bir gelişme yok," diyor. "Kızımı, damadımı ve iki torunumu kaybettim. 70 kişinin hayatını kaybettiği apartmanın dosyasında yalnızca bilirkişi raporu var," diye ifade ediyor.
Adaletin Peşinde Geçen Zaman
Kezban Mutlu, bu süreçte müteahhitlerin %100 kusurlu bulunduğunu ama hâlâ tutuklama yapılmadığını belirtiyor. "İkincisi, bir müteahhit yurt dışına kaçtı, diğeri ise ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı,” diyor. Adalet arayışlarının neredeyse üç yılı bulduğunu vurgulayan Mutlu, “Eğer bir siyasinin yakını hayatını kaybetseydi, sorumluların cezalandırılması bu kadar uzun sürer miydi?” sorusunu yöneltiyor. Aile, 32 ay boyunca süren bu belirsizlikle, adalet arayışının son bulmasını umut ediyor.