Türkiye, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve soykırımı gerekçe göstererek, 2 Mayıs 2024 itibarıyla İsrail ile ticari ilişkilerini tamamen sona erdirdiğini açıkladı. Bu karar, halk arasında büyük yankı uyandırdı ve pek çok tartışmalara neden oldu. Ancak resmi beyanatların ardından gelen veriler, durumun göründüğü kadar basit olmadığını ortaya koydu. Yapılan resmi açıklamalara göre, Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin tamamen durduğu ve aradaki ticaretin sıfıra indiği vurgulandı.
Ticaret Akışındaki Çelişkiler
Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret İstatistikleri Veritabanı, Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin resmi beyanlarla çelişkili bir tablo sunduğunu gösteriyor. Türkiye’nin tarafında ticaret verileri mayıs 2024 itibarıyla durduğu belirtilirken, İsrail tarafının Türkiye'den yaptığı ithalatı düzenli olarak bildirmeye devam etmesi dikkat çekici. BM veri tabanında Türkiye’den ticaretin görünmez hale geldiği dikkate alındığında, İsrail’in istatistikleri ile Türk tarafının beyanları arasında bariz bir farklılık olduğu görülmektedir. Bu durum, Türkiye’nin resmi istatistik sisteminden çekilmesini sağlarken, İsrail’in ithalat beyanları devam etti.
İthalat Verilerindeki Tükenmez Akış
Resmi istatistiklere göre, Türkiye’nin ticaret verisini durdurması, İsrail’in ithalatını etkilemedi. 2024'ün ilk aylarında Türkiye'den yapılan ithalat, aylık ortalama 130 million dolar ile 150 million dolar arasında seyretmeye devam etti. Yani, ticaretin resmi olarak durulmasının ardından da bu akış sürdü. Mayıs 2024 sonrası aylık ithalat miktarları, önceki döneme oldukça yakın seviyelerde devam etti. 2025 yılına girilirken, bu tutarlar bazı aylarda yeniden 170 million dolar ile 200 million dolar aralığına yükseldi. Dolayısıyla, ticaretin fiilen kesilmediği, Türk tarafının yalnızca resmi verilerden çekildiği anlaşılıyor.
Üçüncü Ülkeler Üzerinden Devam Eden Ticaret
Ticaret yasağının ardından bazı firmaların, 3. ülkeler üzerinden ticarete devam ettiği iddiaları basında sıkça yer aldı. İsrail’in resmi verileri, bu durumun gerçekliğini destekler nitelikte. Türkiye’den çıkan bir ürün, hangi ülkeler üzerinden geçerse geçsin, İsrail’in kayıtlarına Türkiye menşeli ürün olarak giriyor. Bu durum, dolaylı yoldan da olsa ticaretin sürdüğünü ve uluslararası ticaretin nasıl işlediğini gösteriyor. Yani, yasakların etkili olmadığı, yine de ticaret akışının yoğun bir şekilde devam ettiği belirlendi.
İthalatta Süreklilik ve Artış
İsrail’in BM’ye sunduğu verilere göre Türkiye’den ithalat, yasak öncesi yıllarda olduğu gibi aylık yüz milyonlarca dolarda seyretti. 2022 yılında bu rakam aylık ortalama 180 million dolar ile 220 million dolar arasında gerçekleşti. 2023 yılı itibarıyla da durum pek değişmedi. İsrail'in Türkiye’den ithalatı, yıl boyunca aylık 100 million dolar ile 175 million dolar arasında devam etti. 2024 yılı başında, İsrail’in Türkiye’den aldığı ithalat rakamları, Mayıs ayı sonrası da benzer seviyelerde tutuldu. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ithalat, sırasıyla 138 million dolar, 173 million dolar ve 150 million dolar olarak kaydedildi. 2025’in ilk on ayında, bu rakamlar 168 million dolar ile 206 million dolar arasında seyretti ve toplamda yaklaşık 1,7 milyar dolara ulaştı.
Filistin’e İhracatta Şaşırtıcı Artış
Ticaretin durdurulduğu dönemde, Türkiye’nin Filistin Devleti’ne yaptığı ihracatın ciddi bir artış göstermesi dikkatlerden kaçmadı. 2024’ün ilk dört ayında, Filistin’e yapılan ihracat 10 million dolar ile 15 million dolar seviyelerinde seyrederken, Mayıs ayı ile birlikte bu rakam hızlı bir yükseliş gösterdi. Yaz aylarında bu rakam 50 million doları aşarken, Temmuz ve Ağustos aylarında 100 million dolar eşiği de geçildi. Eylül ayında ise ihracat 177 million dolara çıktı. Bu artış, Filistin’in ekonomik ve lojistik kapasitesiyle düşünüldüğünde büyük bir söz konusu. Filistin’in dış ticaret kapasitesi sınırlı olmasına rağmen, bu verilerin ardında yatan gerçekler merak ediliyor.
İnşaat Malzemesi İthalatında Bağımlılık
Geçmiş yıllardaki verilere göre, özellikle inşaat sektörüne yönelik ürünler, İsrail’in Türkiye’den en yoğun tedarik ettiği kalemler arasında yer alıyor. Demir-çelik, çimento, seramik ve yapı malzemeleri gibi ürünlerin, ticaretin devam etmesi üzerine Türkiye’ye bağımlılığı yükseltiyor. Bu durum, Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin yasaklanmasına rağmen, inşaat malzemeleri gibi ürünlerin devam ettiği yönündeki tartışmaların artmasına neden oluyor. Dolayısıyla, bu süreçte Türkiye’nin bu malzemeleri, dolaylı yoldan İsrail pazarına ulaştırdığı iddiaları da gündeme geliyor. Türk malzemeleriyle inşa edilen yapılar, İsrail’in işgal ettiği topraklarda varlığını sürdürmeye devam edecektir.