Türkiye, demiryolu ağlarını genişletmeye ve modernize etmeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) verilerine dayanarak, ülkemizin toplam demiryolu uzunluğu 13 bin 919 kilometreyi buluyor. Bu ağın içerisinde 2 bin 251 kilometrelik kısmı yüksek hızlı ve hızlı demiryolu hattı olarak işlev görürken, 11 bin 668 kilometresi ise konvansiyonel hat olarak çalışmaktadır. Ülke genelinde 4 bin 100 kilometreden fazla yeni demiryolu hattının inşası sürmektedir. Bu projelerin bazıları, 2023 yılı içerisinde faaliyete geçirilmesi planlanmaktadır.
Halkalı-Kapıkule Hattı'nın Tamamlanması
Bu kapsamda dikkat çeken projelerden biri de Halkalı-Kapıkule Hattı'dır. Özellikle Türkiye'nin Avrupa pazarlarına açılan kapısı konumundaki bu hattın Çerkezköy-Kapıkule kesimindeki fiziki ilerleme yüzde 96 seviyesini aşmış durumdadır. Bu bölümün yıl içerisinde hizmete alınması hedeflenmektedir. Proje, Avrupa Birliği (AB) standartlarında inşa edildiği için Hat'nın tamamlanmasıyla Türkiye-AB demiryolu bağlantısında hız, güvenlik ve taşıma kapasitesi açısından önemli bir iyileşme sağlanması beklenmektedir. Bu durum, hem ticaretin gelişimine katkıda bulunacak hem de uluslararası seyahatleri kolaylaştıracak bir etki yaratacaktır.
Gebze-Köseköy Hattı'ndaki Gelişmeler
Marmara Bölgesi'nde önemli bir yer tutan Gebze-Köseköy Hattı için yapılan altyapı, üstyapı ve elektrifikasyon çalışmaları da hız kesmeden devam etmektedir. Bu yatırımların yıl içinde tamamlanması öngörülüyor. Projenin, Marmaray koridoru üzerinde hizmet veren tren trafiğini büyük ölçüde hafifleterek, sirkülasyonu artırması bekleniyor. Dolayısıyla, daha fazla yolcu ve yük taşımacılığı için etkin bir demiryolu hattı oluşturulması hedefleniyor. Böylece, hem ekonomik anlamda hem de sürdürülebilir ulaşım açısından karlı bir çıkış yolu sağlanacaktır.
Karaman-Ulukışla Hattı'nda Son Aşama
Yük taşımacılığı ve yüksek hızlı tren işletmeciliği açısından stratejik bir önem taşıyan Karaman-Ulukışla Hattı, test ve sertifikasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından hızlı tren hizmetine geçilecek bir projedir. Bu hattın faaliyete geçmesi ile birlikte, bölgedeki ulaşımda büyük bir dönüşüm yaşanması beklenmektedir. Ayrıca, Sincan OSB-Yenikent-Kazan Soda Demiryolu Projesi'nin 2026 yılında tamamlanması hedefleniyor. Bu projelerin, Türkiye'nin demiryolu taşımacılığına olan katkıları oldukça fazla olacaktır.
Akdeniz Limanlarına Yönelik Investmanlar
Akdeniz limanlarının Güneydoğu Anadolu'ya entegrasyonu aşamasında Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Kırıkkale-(Delice)-Çorum-Samsun gibi projeler önemli bir yere sahiptir. Bu projelerdeki yapım çalışmaları büyük bir hızla devam etmekte olup, 2026 yılı itibarıyla birçok projenin tamamlanması hedefleniyor. Bu yatırımlar, Türkiye'nin lojistik altyapısını geliştirecek ve ticaret hacmini artıracak unsurlar olarak dikkat çekiyor. Projelerin hayata geçmesiyle birlikte, bölge ekonomisinin de hareketlenmesi beklenmektedir.
Sinyalizasyon ve Elektrifikasyon Çalışmaları
2026 yılı itibarıyla, elektrifikasyon ve sinyalizasyon oranlarının artırılması hedeflenmektedir. Özellikle, yerli ve milli sinyalizasyon sistemlerinin yeni projelerde devreye alınması ve bakım-işletme süreçlerinde dijitalleşmenin yaygınlaştırılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Malatya-Elazığ hattında 135 kilometrelik, Karakuyu-Bozanönü-Isparta-Burdur hattında 196 kilometrelik ve Afyonkarahisar-Karakuyu hattında 112 kilometrelik milli sinyalizasyon uygulamasının tamamlanmasıyla işletme güvenliğinin artırılması öngörülmektedir. Ayrıca, bu çalışmalar Türkiye'nin demiryolu sektöründeki teknolojik bağımsızlığını pekiştirecek unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
İltisak Hatları ve Lokal Bağlantılar
Demiryolu ana hatlarından ayrılan tesislere ve arazilere bağlantı sağlayan iltisak hatlarının çalışmaları da 2026 yılına doğru hızlanacak. Bu çerçevede, yıl içerisinde İncesu Organize Sanayi Bölgesi (OSB) İltisak Hattı, Havza OSB İltisak Hattı ve Hasanbey Lojistik Merkezi-Eskişehir OSB İltisak Hattı'nın tamamlanarak işletmeye alınması amaçlanıyor. Böylece Kayseri, Eskişehir ve Samsun gibi şehirlerde sanayi üretimlerinin doğrudan demiryolu ağına bağlanması sayesinde, yük taşımacılığının karayoluna olan bağımlılığı azaltılması hedefleniyor. Nihayetinde, Tatvan (Rahova) Yük Merkezi'nin devreye alınmasıyla Doğu Anadolu bölgesinde yük toplama ve dağıtım kapasitelerinin artırılması da planlanıyor.