Türkiye'de bir Temmuz itibarıyla hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi (DOA) ile birlikte milyonlarca kişi depozito makinelerini kullanmaya başladı. Üzerinde DOA logosu bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajları iade eden vatandaşlar her ambalaj için depozito bedelini dijital cüzdanlarına alabiliyor.Ancak sistem yaygınlaştıkça en çok merak edilen soru da değişmedi: Depozito makinelerine attığımız şişeler gerçekten nereye gidiyor?
GZT, bu sorunun yanıtını bulmak için Sakarya'daki geri dönüşüm tesisine gitti.GZT Özel İçerik Editörü Ertuğrul Çınar, depozito makinelerinden toplanan ambalajların ulaştığı tesiste süreci adım adım takip etti. Çınar, ilk aşamayı şu sözlerle anlattı: "Toplanan ambalajlar önce DOA araçlarıyla tesise geliyor.
Bu tesiste plastik, cam ve alüminyum ambalajların teslimatı ve sayımı yapılıyor." Böylece vatandaşların iade ettiği her ambalaj kayıt altına alınıyor.Tesise gelen ambalajlar daha sonra özel bant sistemine yükleniyor. Çınar süreci şöyle anlattı: "Atıklar bu banta yükleniyor ve preslenmek üzere sonraki aşamaya doğru ilerliyor." Kameraların kaydettiği görüntülerde plastik şişelerin sıkıştırılarak büyük balyalar haline getirildiği görülüyor.Depozito makinelerinde bırakılan ambalajların nasıl işlendiği de ilk kez görüntülendi. Çınar mekanizmayı gösterirken şu ifadeleri kullandı: "Şöyle nereye gidiyor diye merak edenler için üst kata çıkıyorum.
Mekanizma bu şekilde.
Sonrasında sıkıştırılan atıklar makinenin diğer tarafından bu formda dışarı çıkıyor." Bu işlem sayesinde yüzlerce ambalaj çok daha az yer kaplayacak şekilde sıkıştırılıyor.DOA sistemi yalnızca bireysel kullanıcılarla sınırlı değil.
Oteller, restoranlar, kafeler ve toplu tüketim noktalarından gelen ambalajlar da aynı tesiste işleniyor. Çınar bunun nasıl yürüdüğünü şöyle anlattı: "Burada da otel, restoran, kafe gibi toplu işletmelerden gelen atıklar var.
Sonrasında bunlara böyle etiketler takılıyor.
Aslında bu etiketler onların cüzdanlarını belirtiyor.
Buradaki atıklar alınıyor, QR okutuluyor.
Sonrasında makineye atılıyor.
Gelen atık miktarına göre de cüzdanlarına bakiyeler iletilmiş oluyor."Tesisin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise sıkıştırılmış plastik balyalar oldu.
Ertuğrul Çınar, burada çarpıcı bir bilgi paylaştı: "Buradaki her bir balyada yaklaşık 15 bin adet pet şişe var.
Bu da yani şu balyanın 15 bin TL ediyor olması demek." Binlerce şişe tek bir balyada toplanarak geri dönüşüm sürecine hazırlanıyor.Sürecin son aşamasında sıkıştırılan balyalar geri dönüşüm şirketlerine gönderiliyor. Çınar bunu şu sözlerle anlattı: "Oluşturulan bu balya atıklar da yüksek hızda ham maddeye çevrilip tekrar üretime kazandırılması adına gerekli şirketlere satılıyormuş." Böylece vatandaşların iade ettiği plastik, cam ve alüminyum ambalajlar yeniden ham maddeye dönüştürülerek yeni ürünlerin üretiminde kullanılıyor.Yeni depozito sisteminde vatandaşlar; Üzerinde DOA logosu bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını depozito iade makinelerine bırakıyor.
Mobil uygulama üzerinden dijital cüzdan oluşturuyor. İade edilen her uygun ambalaj için depozito bedeli dijital cüzdana aktarılıyor.
Biriken bakiye daha sonra sistem üzerinden kullanılabiliyor.Sistemin temel amacı ise geri dönüşüm oranını artırmak, çevreye bırakılan ambalaj miktarını azaltmak ve milyonlarca ambalajın yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlamak.