Elazığ'da dünyaya gelen Suna Tan, yedi kardeşin tek kızı olarak büyüdü.
Ağabeyinin okul çantasıyla gidişlerini izlerken duyduğu okuma azmi, onu tarif edilemez bir hevesle doldurdu.
Israrlarının ardından annesi, kızını evlerine yakın okula götürdü. "Benim okul hayatım sadece bir saat sürdü" diyen Tan, o günü şöyle anlattı:"1974 doğumluyum ve Elazığlıyım.
Ağabeyim okula gidip geldikçe ben de ona çok heveslenirdim. 7 kardeşin tek kız çocuğu olduğum için üzerime düşülürdü ama ben tam anlamıyla bir okuma hastasıydım.
Bir gün çok ağlayıp anneme beni de okula götürmesini söyledim.
Annem beni kıramadı ve evimize yakın olan okula götürdü.
Bir saat kadar orada kaldım. Öğretmenimiz çizgilerimi ve çizimlerimi çok beğenip, beni tahtaya kaldırdı.
Benim için müthiş bir histi, sanki ben de diğer çocuklarla birlikte okula başlamışım gibi hissettim."Tan, teneffüste çocukların hayran bakışları arasında "İnşallah devam eder" diye dua ettiğini kaydetti.
Ancak okul sevdası uzun sürmedi; rahmetli babasının gelip "Hadi kızım, gidiyoruz" demesiyle eğitim hayatı bir saatle sınırlı kaldı.
Okuma tutkusu gizlenemez hale gelen Tan, 12-13 yaşlarında eve gelen gazete ve kitapları kendi çabasıyla okumaya başladı.
Yıllar sonra evlendikten sonra annesiyle yaptığı bir konuşma hayatının dönüm noktası oldu.
Annesi, "Benim hayatımı yazarsan roman olur, yazar mısın?" diye sordu.Tan, "Sen istersen yazmaz mıyım hiç anne, elbette yazarım" yanıtını vererek söz verdi.
Bu andan itibaren geçmiş döneme ait defterler tutmaya, hatıralarını ve yaşanmışlıklarını not almaya başladı.
Yıllar boyunca biriktirdiği yazıları, 72 yaşında kitap taslağı haline getirdi.Üç çocuk ve yedi torun sahibi olan Suna Tan, biriktirdiği notları bir araya getirerek "Anneme Sözüm Vardı" adlı romanı oluşturdu.
Bir kitap fuarında tanıştığı yayın grubu imtiyaz sahibi Talat Özer'e içindeki sözü anlattı. Özer, kadının gözlerindeki ışığı fark ederek "Bu hikayeyi benimle paylaşır mısın?" diye sordu.Yapılan çalışmalar sonucunda Tan'ın notları romana dönüştürüldü.
Son altı ayda tamamlanan kitap, annesinin vasiyetini yerine getirmenin mutluluğunu taşıyor.
Tan, "İnsan gerçekten isterse başaramayacağı hiçbir şey yoktur.
Hayatım boyunca öğretmen yüzü görmedim, tüm eğitim hayatım o bir saatle başladı ve bitti.
Ancak ben bu sevdayı içimde ve duygularımda hiçbir zaman bitirmedim" ifadelerini kullandı.Talat Özer, kitabın tanıtımında yaptığı konuşmada Suna Tan'ın hikayesinin herkes için ilham kaynağı olduğunu belirtti. "Bu kitap, 'Ben başaramam' diyen herkesin neleri başarabileceğini gösteren canlı bir hikayedir" diyen Özer, Tan'ın zoru başardığını ve bu mutluluğu sonuna kadar yaşaması gerektiğini söyledi.Özer, Suna Tan'a seslendiği sözlerini şöyle sürdürdü: "İyi ki varsın, kalemin daim olsun.
Ben de senin bir evladın olarak senden tek bir şey rica ediyorum, sakın o kalemi elinden bırakma."