MevzuRize Gündem Ateşkes Süreci Sona Erdi, Petrol Fiyatları Yeniden 91 Doların Üzerine Yükseldi

Ateşkes Süreci Sona Erdi, Petrol Fiyatları Yeniden 91 Doların Üzerine Yükseldi

ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin uzatılmaması petrol piyasasını yeniden hareketlendirdi. Brent 91 doların üzerine çıkarken Hürmüz’de tanker trafiğinin sert biçimde azalması, enerji arzına ilişkin endişeleri büyüttü.

Okunma Süresi: 4 dk

Orta Doğu’da diplomasi yeniden tıkanırken petrol piyasası ilk tepkiyi verdi.

Pazartesi günü sert yükselen Brent, yeni güne de alıcılı başlayarak 91 doların üzerine çıktı; piyasanın odağı yeniden Hürmüz Boğazı ve arz güvenliğine çevrildi.ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin uzatılmamasının ardından Hürmüz Boğazı’nda gerilim yeniden tırmandı. İngiliz deniz güvenliği otoritesine göre bir ticari gemi bilinmeyen bir cisimle vuruldu, makine dairesi hasar aldı.Petrol iki günde yeniden hızlandıPetrol fiyatlarındaki hareket pazartesi günü belirginleşti.

Brent petrolün varil fiyatı günü yüzde 2,65 yükselişle 90,87 dolardan tamamlarken ABD tipi ham petrol 84,50 dolara çıktı.Yeni günün Asya işlemlerinde yükseliş devam etti.

Brent 91,14 dolara kadar çıkarken ABD tipi ham petrol 85 doların üzerine yerleşti.

Böylece her iki petrol türü de temmuz sonundan bu yana görülen en yüksek bölgelere yeniden yaklaştı.Fiyatlamanın arkasında ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes düzenlemesinin uzatılmaması bulunuyor.

ABD yönetimi 60 günlük sürenin ardından yeni bir uzatma düşünmediğini açıklarken İran tarafı da kalıcı anlaşma girişimlerinin sonuçsuz kalması halinde askeri tutumunu sertleştireceğinin işaretini verdi.Hürmüz’de trafik neredeyse durduPetrol piyasasının asıl kaygısı ise açıklamalardan çok Hürmüz Boğazı’ndaki fiili durum.

Son gemi takip verileri, dünyanın en kritik enerji güzergâhlarından birindeki ticari trafiğin yeniden keskin biçimde düştüğünü gösteriyor.Cumartesi günü boğazdan yalnızca beş emtia gemisinin geçtiği, pazar günü ise izleme sistemlerine yansıyan geçiş olmadığı belirlendi.

Bir önceki hafta sonunda 31 gemi geçerken savaş öncesinde günlük toplam gemi trafiği 130’un üzerine çıkabiliyordu.Bazı gemilerin takip sistemlerini kapatarak hareket edebilmesi nedeniyle veriler bütün geçişleri göstermese de düşüşün büyüklüğü petrol piyasasında arz endişesini yeniden öne çıkardı.Hürmüz’ün önemi de fiyat hareketinin neden bu kadar hızlı olduğunu açıklıyor.

Normal koşullarda boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyor ve bu miktar deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.Petrol riski tahvil piyasasına da sıçradıPetroldeki yükseliş yalnızca enerji piyasasında kalmadı.

Daha pahalı petrolün küresel enflasyonu yeniden besleyebileceği endişesi uzun vadeli devlet tahvillerinde satışları artırdı.ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,73 civarına yükselirken 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31’in üzerine çıkarak yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Böylece yatırımcılar bir taraftan ekonomik büyümedeki yavaşlama riskini, diğer taraftan enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısını fiyatlamaya başladı.Petrol ve tahvil faizlerinin aynı anda yükselmesi hisse piyasaları açısından da baskı oluşturdu. Önceki seansta S&P 500 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık yüzde 0,5 gerilerken Nasdaq Bileşik Endeksi de günü düşüşle tamamladı.Arz açığı endişesi yeniden büyüyorPetrol piyasasının kırılganlığını artıran bir başka unsur küresel arz görünümü.

Uluslararası Enerji Ajansı ağustos raporunda, Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat sorunlarının etkisiyle 2026 küresel petrol arzının ortalama 4,3 milyon varil/gün azalabileceğini öngördü.Temmuz ayında küresel üretimde toparlanma görülmesine rağmen Körfez bölgesindeki üretim savaş öncesindeki seviyelerin hâlâ ciddi biçimde altında bulunuyor.

Hürmüz trafiğinin yeniden düzenli hale gelmemesi durumunda piyasadaki risk priminin kalıcılaşabileceği değerlendiriliyor.Bu nedenle petrol fiyatlarında bundan sonraki yön açısından yalnızca ABD ve İran’dan gelecek diplomatik açıklamalar değil, Hürmüz’den geçen tanker sayısı da yakından izlenecek.

Trafikte belirgin bir toparlanma görülmemesi, 90 doların üzerindeki fiyatların korunmasına yönelik baskıyı artırabilir.Türkiye açısından ise yüksek petrol fiyatlarının uzun süre devam etmesi enerji ithalat maliyeti ve cari denge üzerinden risk oluşturuyor.

Akaryakıt fiyatlarının seyri yalnızca Brent’e değil, uluslararası ürün fiyatları ve döviz kuruna da bağlı olsa da petrolde 90 doların üzerindeki kalıcı hareket maliyet baskısını güçlendirebilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin