Haber En Son Olay Haber
Rize
Kapalı
weather
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Batı Anadolu'da Tarihin Derinliklerinden Gelen Sarsıntı: Sındırgı'daki Eski Fay Hattı Aktive Oldu!

Batı Anadolu'da Tarihin Derinliklerinden Gelen Sarsıntı: Sındırgı'daki Eski Fay Hattı Aktive Oldu!

Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir sismik kaynak analizi, Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında beklenen 6.1 büyüklüğündeki depremlerin, haritalarda mevcut olmayan antik Emendere Fay Zonu'nu yeniden aktif hale getirdiğini göstermektedir. Bu buluş, bölgedeki deprem riskinin yeniden değerlendirilmesi açısından büyük önem arz ediyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos ve 27 Ekim 2025 tarihlerinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremlerin sismik kaynak analizine ilişkin bilimsel çalışma, yer bilimleri alanının uluslararası Q1 dergileri arasında yer alan Seismological Research Letters'ta yayımlandı.Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi, Mühendislik Fakültesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ile İzmir Meslek Yüksekokulu öncülüğünde yürütülen araştırmaya; Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü'nden Prof.

Dr.

Hasan Sözbilir, Dr.

Can Eytemiz, Doç.

Dr. Çağlar Bayık, Doç.

Dr.

Deniz Arca, Doç.

Dr.

Mehmet Utku, Dr.

Sevinç Özel Füzün, Dr. Özde Bakak, Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ, Dr.

Metin Aksaz, Prof.

Dr.

Orhan Tatar, Meltem Türkoğlu, Ömer Kılınçarslan ve Mehmet Kaplan katkı sundu.EMENDERE FAY ZONU CANLANDIAraştırmada, ana şokların hemen ardından gerçekleştirilen arazi çalışmalarıyla birlikte geomatik mühendisliği yöntemleri, uydu görüntüleme ve uzaktan algılama teknikleri, sismolojik analizler ile Coulomb gerilme analizi birlikte kullanıldı.Jeoloji, jeofizik, harita ve geomatik mühendisliği alanlarından bilim insanlarının yer aldığı çalışmada, AFAD sismometreleri tarafından kaydedilen 21 bin 186 artçı deprem, yapay zeka destekli sismoloji programlarıyla analiz edildi.Araştırmanın bulgularına göre ana şoklar ve artçı depremler, Sındırgı'nın güneyinde ilk kez haritalanan Emendere Fay Zonu ve buna bağlı fay kolları üzerinde meydana geldi.

Bu durumun, eski kırık zonlarının yeniden aktif hale geldiğini gösterdiği belirtildi.KAHRAMANMARAŞ VE VENEZUELA GİBİ 'İKİZ DEPREM'Çalışmada, yaklaşık 2,5 ay arayla meydana gelen iki ana depremin, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri ile 24 Haziran 2026 Venezuela depremlerinde olduğu gibi birbirini tetikleyen 'ikiz deprem' sınıfında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.Bilim insanları ayrıca, Sındırgı'nın güneyindeki dağlık alanda 21 santimetreye ulaşan kalıcı çökme meydana geldiğini, ana şok ve artçı depremlerin zaman içerisinde jeotermal sistemi kontrol eden Emendere Fay Zonu boyunca güneydoğuya doğru göç ettiğini belirledi.'HİBRİT DEPREM' NEDİR?Araştırmacılar, Batı Anadolu'daki klasik tektonik depremlerden farklı olarak Sındırgı depremlerinin yalnızca tektonik stresle açıklanamayacağını, bölgedeki jeotermal sistem nedeniyle yerin derinliklerinde dolaşan gaz fazındaki akışkanların basınç boşalımına bağlı kırılmaların da deprem oluşumunda etkili olduğunu değerlendirdi.

Bu nedenle Sındırgı depremlerinin 'hibrit deprem' sınıfında ele alınması gerektiği kaydedildi.YENİ STRES HATTI YÜREĞİL-BENLİELİ ARASINDAÖte yandan, Coulomb gerilme analizi sonuçlarının, stres birikiminin 27 Ekim'deki depremin güneydoğusuna, Yüreğil-Benlieli hattı boyunca kanalize olduğunu ortaya koyduğu aktarıldı.Araştırmacılar, elde edilen bulguların depremlerin yalnızca tek bir disiplinin bakış açısıyla değil; jeoloji, jeofizik, harita mühendisliği ve sismolojiyi bir araya getiren çok disiplinli çalışmalarla değerlendirilmesinin önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *