Market alışverişi sonrasında mutfaklarımıza kadar gelen ürünlerin üzerindeki tarih notları, çoğu zaman bir risk işareti ya da kalite göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Ancak toplum olarak bu tarihler arasındaki farkları ne kadar anlıyoruz? Mutfaklarımızda her gün, tarihler dolayısıyla gıda israfı yaşanmakta. Gıda Okuryazarlığı Komisyonu Başkanı Ebru Akdağ’ın yaptığı açıklamalar, bu durumun yalnızca yanlış alışkanlık değil, aynı zamanda ciddi bir kaynak israfı olduğuna işaret ediyor.
Mikrobiyolojik Güvenlik ve Son Tüketim Tarihi
Akdağ, Son Tüketim Tarihi (STT) ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Bu tarihin, et, süt, balık gibi hızlı bozulan ürünlerde geçerli olduğunu belirtirken, bu tarih sonrasında gıdaların mikrobiyolojik açıdan güvenli olmadığını vurguladı. Bu nedenle, STT geçmiş bir ürünün tüketimi sağlık açısından büyük tehlikeler barındırıyor. İnsanlar bu tür gıdaları tükettiklerinde ciddi zehirlenmelere maruz kalabilir. Dolayısıyla, bu ürünler için STT'nin geçmesinin ardından satışa izin verilmemesi, ayrıca evde de asla kullanılmaması gerektiği ifade ediliyor. Bu doğrultuda, bilinçlenmek ve tüketici olarak bu tarihleri dikkate almak hayati öneme sahiptir.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ve Kalite Referansı
Öte yandan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ise daha dayanıklı gıdalarda, örneğin makarna ve bisküvi gibi ürünlerde karşımıza çıkıyor. Akdağ, bu tarihin gıdanın güvenliği değil, kalitesini ifade ettiğini belirtti. TETT, bir ürünün tat, koku ve kıvam gibi özelliklerinin en iyi seviyede korunduğu zamanı gösteriyor. Uygun saklama koşullarında, ambalajında ve görüntüsünde hiçbir sorun yoksa, bu tarihin geçmiş olması durumunda dahi gıda maddeleri tüketilebilir. Bu durum, gıda israfını azaltmak için dikkatlice değerlendirilmelidir.
Tüketici Sorumluluğu ve Gıda İdaresi
Gıda israfının çevresel etkileri oldukça ciddi. Akdağ, bu israfın toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10’unu oluşturduğunu vurguladı. Gıda okuryazarlığı, artık lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç haline geldi. Tüketicilerin, alım aşamasında hangi tarihlerin ne anlama geldiğini anlaması, hem bireysel bütçelerine hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye büyük bir katkı sağlayacak. Bu noktada, her bireyin sorumlu bir tüketici olmaya yönelmesi gerektiği ortaya çıkıyor, böylece gıda israfının önüne geçilmesine yardımcı olunabilir.