Orta Asya'da iklim değişikliği, buzulların hızla erimesi, nüfus artışı ve ekonomik büyümenin etkisiyle su kaynakları üzerindeki baskı her geçen yıl artarken, su sorunu artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve jeopolitik bir sorun haline gelmiş durumda.
Eski Sovyetler Birliği döneminde Siriderya Nehri'nin doğduğu Kırgızistan ile Amuderya Nehri'nin doğduğu Tacikistan, bu nehirler üzerine kurdukları aracılığıyla bölgenin enerji ihtiyacını karşılarken Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan ise bu nehirlerin sularını tarımsal sulamada kullanıyordu.Ancak son yıllarda gelişen iyi komşuluk ilişkileri ve siyasî diyalog sayesinde bölge ülkeleri arasında su kaynaklarının ortak kullanımı konusunda önemli ilerleme kaydedildi.
Buna karşın, iklim değişikliği, buzulların hızla küçülmesi, nüfus artışı ve ekonomik büyüme bölge ülkelerini daha karmaşık bir su yönetimi sorunuyla karşı karşıya bıraktı.Orta Asya'nın en büyük tatlı su rezervlerini oluşturan Tacikistan ve Kırgızistan'daki dağ buzulları iklim değişikliğinin en belirgin etkilerinin görüldüğü alanlar arasında yer alıyor.Bunun sonucunda bölgedeki su miktarının gelecek yıllarda yüzde 15'e kadar azalabileceği ve bunun Orta Asya ekonomisinin küçülmesine yol açabileceği öngörülürken, buna karşılık bölgedeki nüfus artışı ve ekonomik büyümeye bağlı olarak Orta Asya'da su talebinin 2040 yılına kadar yüzde 25 artması bekleniyor.Bölgede kullanılan suyun büyük bölümü tarımsal sulamaya ayrılırken, uzmanlar su kıtlığından en fazla etkilenecek alanın tarım olacağını belirtiyor.
Uzmanlar ayrıca su sorunu nedeniyle bölge ekonomisinin her yıl yaklaşık 2 milyar dolarlık kayba uğradığını belirtiyor.Uzmanlar damla sulama, yağmurlama sistemleri, dijital tarım uygulamaları, akıllı su yönetimi, yer altı suyu izleme sistemleri ve arıtılmış atık suyun yeniden kullanımı gibi yöntemlerin öncelik kazanması gerektiğini ifade ederken, bölge ülkeleri de artan riskler karşısında son yıllarda su tasarrufu sağlayan teknolojilere yatırımlarını hızlandırdı.Ülkede 4,3 milyon hektarlık sulanabilir arazinin yarısına yakınında su tasarrufu sağlayan teknolojiler kullanılırken bu uygulamaların ileriki yıllarda tüm sulanabilir alanlara yaygınlaştırılması hedefleniyor.Son dönemde bölge ülkeleri arasında sınır aşan su kaynaklarının ortak kullanımı konusunda bölgesel işbirliği giderek gelişiyor.Bölgedeki su kaynaklarının büyük bölümü sınır aşan nehirlerden sağlanırken uzmanlar, su sorunu ile ilgili kalıcı çözümün ülkeler arasında ortak yönetim mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçtiğine dikkati çekiyor.Bu kapsamda bölge ülkeleri arasında su kaynaklarının ortak kullanımına ilişkin bir dizi anlaşma bulunurken, bu anlaşmalar Amuderya ve Siriderya sularında elektrik üreten Tacikistan ve Kırgızistan ile bu nehir sularını tarımsal üretimde kullanan Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan arasında kış ve yaz mevsimlerinde su kaynaklarının ortak ve koordineli kullanımını içeriyor.Amuderya ve Siriderya havzalarının entegre yönetimi, yer altı sularının dijital olarak izlenmesi ve ortak veri tabanlarının oluşturulmasının bölgesel su güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek belirginleştiği Orta Asya'da sürdürülebilir kalkınmanın yolunun suyun ortak, verimli ve bilimsel esaslara dayalı biçimde yönetilmesinden geçtiğini belirtiyor.