Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle MevzuRize'yi Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda MevzuRize öne çıksın.

Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Çayeli’nde Cengiz’in madenine tepki: Derelerimiz, toprağımız kirleniyor

Çayeli’nde Cengiz’in madenine tepki: Derelerimiz, toprağımız kirleniyor

Çayeli ilçesinde 24 köyü kapsayan bir alanda maden sahasını genişletmek isteyen Cengiz Holding’e tepki gösteren bölge halkı, madenin yıllardır dereleri, toprağı ve denizi kirlettiğini belirtti

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Rize’nin Çayeli ilçesinde 24 köyü kapsayan bir alanda Cengiz Holding’e ait Çayeli Bakır İşletmeleri tarafından açılması planlanan 4. grup (bakır, çinko, gümüş, altın) maden ruhsatları, bölgede tepkilere neden oldu. Özellikle siyanür ve sülfürik asitle işlenen altın madenciliği faaliyetlerinin planlandığı sahaların bir bölümünün, kısa süre önce Cengiz Holding’e devredilen Çayeli Bakır İşletmeleri çevresinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Bu gelişme üzerine yurttaşlar, ÇED süreci başlamadan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na itiraz dilekçeleri sundu.

Maden sahası ilan edilen bölgelerden Maltepe köyünde 6 yurttaş dava süreci başlatırken, daha sonra 25 kişi daha bu davaya dahil oldu. Bölge halkı, çay bahçelerini, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını tehdit eden projelere karşı her türlü meşru ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Çayeli Muhtarlar Derneği’nde bir araya gelen muhtarlar ve siyasi parti temsilcileri de karara tepki gösterdi. Toplantıya; Muhtarlar Derneği Kurucu Başkanı Mehmet Sarı, CHP Çayeli İlçe Başkanı Hızır Kadıoğlu, İYİ Parti Çayeli İlçe Başkanı Osman Kasarcı, Saadet Partisi ilçe yöneticileri, Karıncalar Karadeniz Dayanışması’ndan Aslı Kahraman Eren ve İslam Yıldırım katıldı.

Toplantıda konuşan Çayeli Bakır İşletmelerinde 21 yıl flotasyon zenginleştirme operatörü olarak çalışan Mehmet Albayrak, mesleği  gereği 21 yıl kimyasallar ve gazlarla ilgili çevre, doğa ve insan sağlığı üzerine eğitimler aldığını vurguladı. Bakır ve çinko üretiminde kullanılan kimyasalların doğaya en zararlı maddeler olduğunu belirten Albayrak, “Doğa ve çevre açısından çok ciddi etkiler gördüm. Bir pazar günü faciaya ramak kala yaşanan bir olayı anlatayım: Çayeli’nde Şiddetli yağmur vardı. Kontrol odasındaydım. SO² gaz tankında bir patlama oldu. Hemen müdahale ettim, gazı kapattım, oksijen tüpünü kuşandım. 18 tonluk SO² tankında boru hattı dirsekten patlamıştı. Eğer müdahale edilmeseydi, bu gaz çevreye yayılacaktı. Yağmurla birlikte asit yağmura dönüşecekti. Eğer o anda 30 kişi orada olsaydı, çok daha büyük bir felaket olurdu. Çayeli çapında büyük bir yıkım yaşanabilirdi” dedi.

Kazalar saklanıyor

Çayeli bakır işletmesinden çıkan kimyasal atıkların, Çayeli’den denize döşenen borularla 3.5 km açığa bırakıldığını kaydeden Albayrak, “Asıtlı sular, 1994 yılından 2026 yılına kadar denize akıtılıyor, toplanan cevherlerin suyu da denize akıyor. Denizin kirlenmesine neden oluyor ve bu denizden balık yiyoruz. İtiraf edeyim: işte ufak tefek sakarlıklar, kazalar olduğunda bize deniyor ki ‘bunu dışarıya aksettirmeyin.’ Madencilikte iş kazasına girince ceza alınıyor ya da kayıt altına giriyor. O yüzden baskı oluyor, kendi içimizde kalıyor. Bende çok yaşadım. SO² tankı patlaması çok önemliydi. Eğer yağmur olmasaydı, hava açık olsaydı ve 18 ton SO² gazı çevreye yayılsaydı, bu Karadeniz ve Rize için büyük bir yıkım olurdu” şeklinde konuştu.

‘Cengiz’den sonra kapasite artıyor’

Karadeniz’de balık neslinin azaldığını, kanser oranlarının arttığını, Çernobil’den sonra nasıl etkilendiyse burada da benzer bir etki olduğunu belirten Albayrak , “Dünyanın hiç bir şehir merkezinin içinde böyle bir maden yoktur. Ben Kanada’da eğitim aldım. Orada atık sahaları 80 km uzakta, insanlardan uzak yerlere yapılmıştı. Ama burada atıklar çok daha yakın. İliç’te de gördük, kapasite üstü dolunca denize gidiyor. Derelerden doğaya karışıyor. Madencilikte kapasite artırımı ve yeni alanlar için ÇED raporu gerekir. ÇED, çevreye, doğaya ve insana zarar verilip verilmeyeceğinin incelenmesidir. Ancak burada ÇED raporunun durumu net değil; nasıl alındığı da belirsiz. Cengiz Holdingin burayı satın alması sonrası Çayeli’nde maden sahaları genişletildi, köyler maden sahası ilan edildi. Devlete katkı payının ilerleyen dönemde nasıl değişeceğini merak ediyorum acaba Cengiz inşaat devlete ne kadar katkı payı verecek” ifadelerini kullandı.

Toplantıda söz alan Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti temsilcileri de, Çayeli’nde hayata geçirilmek istenilen maden projelerine karşı topraklarını savunacaklarını ve her türlü mücadeleyi vereceklerini ifade ettiler.

Kaynak: MA

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle MevzuRize'yi Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda MevzuRize öne çıksın.