HABER MERKEZİ AKP iktidarının 15-18 yaş grubu çocukların bazı suçlar bakımından yetişkin gibi yargılanmasının önünü açan teklifi, dün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanırken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri’ni açıkladı.
TÜİK’e göre geçen yıl güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2024 yılı için 612 bin 651 olurken bu sayı 20255’te yüzde 0,4 azaldı.
Buna göre güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 2025’te 609 bin 959 oldu. Bu olaylarda çocukların 267 bin 794'ü mağdur olarak, 196 bin 308'i suça sürüklenme sebebiyle, 92 bin 301'i bilgisine başvurma amacıyla, 18 bin 554'ü kayıp olması sebebiyle getirildi.
Verilere göre çocukların 28 bin 251'i kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 751'i ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi. Verilerde suça sürüklenen çocukların karıştığı olaylara da yer verildi.
Buna göre suça sürüklenme sebebiyle 196 bin 308 çocuk güvenlik birimlerine getirildi.
Bu çocukların 161 bin 518’ini erkek, 34 bin 790’ını ise kız çocukları oluşturdu.
Bu çocuklardan 1367’sine öldürme, 81 bin 675’ine yaralama suçu isnat edildi. 28 bin 910 çocuğa ise hırsızlık, 19 bin 97’sine ise de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak, 9 bin 914 çocuğa ise tehdit suçu yöneltildi. Suça sürüklenme nedeniyle güvenlik birimlerine getirilen çocukların sayısı 2024 yılına kıyasla da düşüş gösterdi. 2024 yılında 202 bin 785 olan suça sürüklenen çocuk sayısı 2025 yılında 6 bin 477 azalarak 196 bin 308 oldu. YARALAMA EN BAŞTA 2024 yılında mağdur olarak güvenlik birimlerine gelen veya getirilenler çocuk sayısı 279 bin 620 olarak belirlenirken 2025 yılında bu sayıda da düşüş kaydedildi.
TÜİK’in verilerine göre 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilenlerin 267 bin 794’ünü mağdur çocuklar oluşturdu.
Bu çocuklardan 155 bin 771’ini erkek, 112 bin 23’ünü ise kız çocukları oluşturdu. Bu çocuklardan 224 bin 579’u bir suçun mağduru olurken 43 bin 144’ü ise takibi gereken olay mağduru çocuklardan oluştu. Suç mağduru olarak gelen veya getirilen 224 bin 579 çocuktan 132 bin 894’ü yaralama, 23 bin 123’ü cinsel suçlar, 11 bin 283’ü tehdit, 19 bin 20’si ise aile düzenine karşı suçlara maruz kalan çocuklardan oluştu.
Verilerde aynı zamanda göçmen kaçakçılığı nedeniyle mağdur olan çocuklara da yer verildi.
Buna göre göçmen kaçakçılığı nedeniyle mağdur olan çocukların sayısı 2025 yılında 10 bin 634 oldu. *** TEKLİFTE NE GEÇİYOR?
Teklifle, cinayet ve ağır yaralama suçlarında 18 yaşından küçük çocuklara yönelik cezaların artırılması öngörülüyor.
Buna göre, 15-18 yaş aralığındaki çocuklara kasten cinayet ve ağırlaşmış yaralama suçlarında ceza indirimi uygulanmayacak, hâkim takdiri ile müebbet hapis cezası verilebilecek.
Aynı şartların oluşması halinde 12-15 yaş aralığındaki çocuklara da yine hâkim takdiri ile ceza indirimi uygulanmayacak ve bir üst grubun ceza rejimi uygulanabilecek. Çocuk hükümlülerin hapis cezalarının çocuk eğitim evlerinde başlanması yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması sağlanacak. 12-15 yaş arası çocuklarda suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiriyorsa 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis gerektiriyorsa 10 yıldan 12 yıla kadar hapis verilecek. *** BÜTÜNÜ GÖSTERMİYOR Av.
Hilal Çelik/ Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi: "TÜİK’in istatistikleri, çocuk adaleti sisteminin bütününü değil, sadece karakol kapısından giren olay sayılarını kaydeden yüzeysel bir veri.
Veri setinde tekil çocuk takibi yapılmadığı için mükerrer suçluluk ölçülememekte, çocuğun okul terki, aile yapısı veya sosyoekonomik durumu gibi suça iten kök nedenler sisteme yansımamaktadır.
En önemlisi, karakol sonrasında mahkemenin verdiği kararların, uygulanan rehabilitasyon ve koruma tedbirlerinin işe yarayıp yaramadığını takip eden bütüncül bir süreç verisi bulunmamaktadır.
Dolayısıyla bu istatistikler, sorunun sebebini ve çözümün etki gücünü göstermekten uzak kaldıkları için tek başına nitelikli bir yasa değişikliğine veya önleyici politikaya zemin oluşturamaz. TÜİK’in bu istatistikleri, toplam vaka yükünü ve suç türlerindeki genel eğilimleri gösteren yüzeysel bir 'durum tespit' verisidir.
Veri içeriklerine baktığımızda, geçmiş yıllardan beri belirgin, toplumda infial uyandıracak nitelikte bir suç artışı yansımamış istatistiklere.
Ama suç oranlarında belirgin bir azalma da görülmemiş.
Bu durum da erken tespit , önleme ve koruma politikalarının ve işleyişinin sorunlu olduğunu gösteriyor."