Haber En Son Olay Haber
Rize
Kapalı
weather
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Dayanışma ve kolektif üretim: Meci Emek Evi’nde Feretiko geleneği sürdürülüyor

Dayanışma ve kolektif üretim: Meci Emek Evi’nde Feretiko geleneği sürdürülüyor

Meci Emek Evi’nde, Feretiko geleneğini sürdürerek gelecek kuşaklara aktaran kadınlar, dayanışma ve kolektif üretimi ortaya koyuyor

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Haber: Melek Avcı- Azize Akoğlu \ JINNEWS

2021 yılında Rize’nin Fındıklı ilçesinde kurulan Meci Emek Evi’nde geleneksel Rize bezi, kolektif bir emekle üretiyor. Dokuma tezgahında kumaşa dönüşen iplikler kadınların emeğiyle giysi, şal ve çanta gibi ürünlere dönüşüyor. Kooperatifin kapısında ise “Kadın yaşam özgürlük” yazısı bulunuyor. Lazca’dan gelen Meci kelimesi bölgede, dayanışma ve kolektif yaşam kültürü anlamına gelirken emek evi de adını bu dayanışma geleneğinden alıyor.

Kooperatifte çalışan kadınlar, kolektif emekle ördükleri çalışma kültürünü anlattı.  Fındıklı Belediyesi çalışanı Güneş Alptekin, kadın kooperatifinin koordinasyonunda yardımcı olarak yer aldığını belirterek, “Bu kooperatifte dayanışmayı ve kolektif üretimin gücünü gösteriyorlar. Büyük bir emek ve kendilerine yaratmış oldukları büyük bir sosyal alan da var. Kadınlar, ekonomik girişimden daha çok kendilerine yarattıkları sosyal alanla birlikte kendi gelişim ve dönüşümlerini sağlıyorlar” dedi.

Amaç kolektif birikime destek olmak

Güneş Alptekin, “Burada küçük büyük bir gelir de sağlıyorlar. Buranın asıl amacı, kolektif birikime destek olması. Bu kooperatifi geçmişten günümüze aktardığımız feretiko dokumanın kültürel çeşitliliğimizin devamı, sürdürülebilir bir hal alması için çok önemli buluyorum” diye konuştu.

Yerel yönetimlerin toplumun ihtiyaçlarına göre atılacak ilk adıma kolaylaştırıcı olduğunu söyleyen Güneş Alptekin, “Belediyeler büyük ölçüde kolaylaştırıcı oluyor. Mekan tahsisi, ekipmanların toparlanması noktasında yardımcı oluyor. Başlangıçta bir sermaye gerekiyor. Bu sermayeyi de kuramayacak kişiler ise ve inançları varsa bence belediyelerin bu noktada devreye girmesi o topluluğun gelişimi için çok önemli” şeklinde konuştu.

‘Geleneksel feretiko yaşatmaya çalışıyoruz’

MECİ Emek Evi Başkanı Emine Özgümüş şu anda 15 kadının kooperatifte yer aldığını aktararak, geleneksel ürün olan feretikoyu yaşatmak için çalıştıklarını söyledi. Emine Özgümüş, “Ninelerimiz bunu başardıysa bizde başarmak istiyoruz. Bu geleneğin sürdürülebilir olmasını istiyoruz. Kenevir bitkisinden yapılan keten iplikler var, onları dokuyarak ürün çıkartıyoruz. Sadece örtü değil, giysiler de üretiyoruz. Fındıklı’ya özgü fotamız var, eskiden bele bağlanıyormuş. Babaannelerimiz bahçeye onlarla gidiyormuş. Biz şimdi onlardan elbiseler üretiyoruz. Kültürümüz bizim için çok değerli. Geçmişini bilmeyenin geleceği olmaz. 50-60’lı dönemlerde, herkesin evinde bu feretiko için tezgahlar vardı. Şimdi biraz değişti” diye konuştu.

‘Meci dayanışması var, birbirimize bağlılığımız var’

Tezgahın yapımından kumaşın ipine kadar her şeyi kadınların yaptığını söyleyen Hicriye Özsoy da, 21 yıldır bu alanda çalıştığını söyledi. Hicriye Özsoy, “A’dan Z’ye her şeyimizi kendimiz yapıyoruz. Tezgah kurulumunu, iplerin geçimini her şeyi kendimiz yapıyoruz. Yedi arkadaş burada dokuma yapıyoruz.  Dokuduklarımız,  giysi olarak, örtü olarak dikim yapan arkadaşlarımıza gidiyor. Bize maddiyat olarak katkısı var. Daha çok ruhsal yönden kendimizi burada daha iyi hissediyoruz. Meci dayanışması var, birbirimize bağlılığımız var. Bir arada terapi gibi diyelim. Burada kimin sıkıntısı varsa dertleşiyoruz aynı zamanda ürün çıkarıyoruz” diye ekledi.

Bu tür mekanların çoğalması gerektiğini vurgulayan Hicriye Özsoy, “Kadınlara büyük bir özgüven geliyor. Burada çoğumuz emekliyiz.  Çoğaldıkça biz kadınlara daha bir özgüven geliyor. Özgürlüğümüz var rahat çalışabiliyoruz. İlk zamanlar bu emeği ortaya çıkardığımızı bilmedikleri için bize bir tepki ile yanaşılıyordu. Ürünlerimizi gördükçe bu bakış değişti. Daha gençken yapabilmiş olsaydık daha güçlü olabilirdik. Şimdi kendi ayaklarımızın üstünde daha iyi durabiliyoruz” diye belirtti.

Derinin kesiminden dikimine her şey elle yapılıyor

Kooperatifte deri işini yapan tek kadın olan Melahat Meydan ise 10 senedir deri işiyle ilgilendiğini söyledi. Melahat Meydan, “Dikişi biz elle yapıyoruz makinası yok. Desenleri için aletlerimiz var. Arkadaş dayanışmamız güzel. Bir sıkıntımız olduğu zaman arkadaşlarla hep birlikte paylaşıyoruz. Kadın dayanışması çok güzel herkes birbirine destek oluyor. Herkesin bildiği farklı bir şey var” sözlerine yer verdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *