Ege'de yaz sofralarının baş tacı ne diye sorsanız eminim birçok kişi deniz börülcesi diyecektir.
Kendine has o tuzlu, iyot kokan aromasıyla dikkat çeken deniz börülcesi yazın en lezzetli habercisi.
Ancak deniz börülcesiyle ilk kez tanışacak olanlar ya da hep dışarıda yiyip evde denemeye çekinenler için biraz gizemli bir sebze olabilir.
Ancak endişe etmeye gerek yok çünkü bu yazımızdan sonra börülce hakkında her şeye hakim olacaksınız.Pazardaki ya da manavdaki her yeşillik gibi deniz börülcesi seçmenin de kendine has sırları var.
Tezgahta gözünüze çarpan ilk bağa atlamak, sonradan mutfakta canınızı sıkabilir. İşte iyi bir deniz börülcesi seçmenin püf noktalarıCanlı, parlak ve koyu yeşil olan bağları tercih edin.
Sararmaya yüz tutmuş, rengi kaçmış veya kahverengiye dönmüş deniz börülceleri tazeliğini yitirdiği için ayıklarken çok zorlar.Taze bir deniz börülcesi diri, çıtır çıtır ve etli olmalıdır.
Elinizde bükülen, pörsümüş ve pörsüdüğü için sarkan bağlardan uzak durun.Deniz börülcesinin deniz kenarlarında, tuzlu balçıklarda yetiştiği için köklerinde bir miktar çamur olması normaldir ancak tüm gövdesi çamura bulanmış bağların temizliği tam bir eziyettir.Deniz börülcesinin en lezzetli, kılçıksız ve taze olduğu dönem mayıs ile ağustos ayları arasıdır.
Sonbahara doğru içindeki kılçıklar kalınlaşır ve tadı değişir.
Bu nedenle tam mevsiminde almaya özen gösterin.Deniz börülcesi, adından da anlaşılacağı gibi deniz suyuyla ve tuzlu topraklarda büyür.
Bu yüzden doğası gereği zaten aşırı derecede tuzludur.
Bu bitkiyi pişirirken yapılan en büyük hata, yemeğe ekstra tuz eklemek veya kendi tuzunu arındırmadan pişirmek.Deniz börülcesinin tuzunu hafifletmek için en etkili yöntem, bitkiyi bol soğuk suda birkaç tur güzelce yıkadıktan sonra tuzsuz suda haşlamak.
Haşlama esnasında deniz börülcesi, bünyesindeki fazla tuzu zaten suya bırakacaktır.
Haşlandıktan sonra bile size fazla tuzlu geliyorsa, süzdükten sonra birkaç dakika buzlu soğuk suda bekleterek tuz dengesini tamamen damak tadınıza uygun hale getirebilirsiniz.Deniz börülcesini pişirmenin tek ve en doğru yolu haşlamaktır.
Ancak buradaki en kritik nokta, sebzenin o canlı yeşil rengini kaybetmemesi ve çamur gibi ezilmemesi.Geniş bir tencereye bolca su koyun ve kaynamaya bırakın.
Ancak unutmayın bu suyun içerisine kesinlikle tuz eklemiyoruz.Kaynayan suyun içerisine iyice yıkadığınız deniz börülcelerini bırakın.
Pişme süresi deniz börülcesinin tazeliğine göre değişir ama genellikle 8 ila 12 dakika arası yeterlidir.
Bir dalını tutup kontrol edin; hafifçe yumuşamışsa tamamdır.Börülceler haşlanırken yan tarafta buzlu soğuk su hazırlayın.
Tencereden aldığınız börülceleri hemen bu buzlu suya aktarın ki pişme süreci dursun ve börülcelerin rengi kararmadan yemyeşil kalsın.
Birçok kişinin deniz börülcesi yapmaktan kaçınmasının asıl sebebi bu ayıklama aşamasıdır.
Gözünüz korkmasın; doğru haşlanmış bir deniz börülcesi kılçığından tereyağından kıl çeker gibi ayrılır.
Eğer börülceyi çiğden ayıklamaya çalışırsanız hem çok zaman kaybedecek hem de bitkiyi ziyan etmiş olacaksınız.
Bu sebeple deniz börülcesi her zaman haşlandıktan sonra ayıklanır.Haşlayıp şokladığınız deniz börülcesini kök kısmından yani sert olan alt ucundan tek elinizle sıkıca tutun.
Diğer elinizin baş ve işaret parmağıyla, kökün hemen üzerindeki yeşil etli kısmı kavrayın.Kökten uca doğru tek bir hareketle deniz börülcesini kılçığından ayırın.Yeşil, etli kısımlar elinizde kalırken, ortadaki sert ve beyaz kılçık bütün halinde çıkacaktır. İşte bu kadar basit!Ayıkladığınız bu nefis yeşillikleri sızma zeytinyağı, bol ezilmiş sarımsak ve taze limon suyuyla harmanlayarak harika bir Ege salatası yapabilir, isterseniz üzerine biraz nar ekşisi veya ceviz içi serpiştirerek sofranıza şıklık katabilirsiniz.Deniz börülcesi sadece lezzetli bir meze değil, aynı zamanda tam bir mineral deposu. İçeriğindeki yüksek iyot sayesinde özellikle guatr ve tiroit rahatsızlıklarına karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
C vitamini yönünden zengin olduğu için bağışıklığı güçlendirir, lifli yapısıyla sindirim sistemini düzenler ve metabolizmayı hızlandırır.
Ayrıca idrar söktürücü ve vücuttaki ödemi atıcı özellikleriyle de bilinir.Dünyada Akdeniz havzası başta olmak üzere tuzlu topraklarda yetişen bu bitki, ülkemizde tartışmasız Ege mutfağına ait. Özellikle İzmir, Aydın ve Muğla kıyılarında, denizle karanın birleştiği çamurlu ve tuzlu alanlarda doğal olarak yetişen deniz börülcesi Girit ve Ege göçmenlerinin mutfak kültürümüze kazandırdığı en özel lezzetlerden biridir.Çok sık karıştırılsa da deniz börülcesi bir yosun türü değildir.
Deniz kıyılarında, tuzlu bataklıklarda veya topraklarda yetişen, ıspanakgiller familyasına ait etli ve otsu bir kara bitkisidir.
Deniz suyundaki mineralleri absorbe ederek büyüdüğü için aroması yosunu andırsa da aslında yosunlarla bir bağı yoktur.