E-haciz uygulamaları ve artan borç yükünün esnafın çalışma hayatını olumsuz etkilediğini belirten Palandöken, birçok işletmenin bu nedenle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını ifade etti.
Palandöken, e-hacizlerin esnafın yalnızca gelirini değil, banka hesaplarını ve gayrimenkullerini de kapsadığını vurguladı. “E-hacizler, esnafın bankadaki parasına kadar uzanıyor” diyen Palandöken, borcunu ödemek isteyen vatandaşların dahi bu sistem nedeniyle zor durumda kaldığını belirtti.
Banka hesaplarına konulan hacizler sebebiyle esnafın parasını kullanamadığını, gayrimenkullerini de satamadığını dile getirdi.
Krediye ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini söyleyen Palandöken, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine başvuranların SSK ve vergi borçları nedeniyle engelle karşılaştığını aktardı.
Bu borçların uzun vadeye yayılarak taksitlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Kapsamlı yapılandırma şart” Yapılandırmanın artık zorunlu hale geldiğini vurgulayan Palandöken, mevcut durumun perakende ve üretim sektörünü de olumsuz etkilediğini söyledi.
Esnafın ürün tedarik etmekte zorlandığını, bu nedenle tezgâhların boş kaldığını belirtti.
Palandöken, borçların belirli bir bölümünün uzun vadeye yayılması ve kredi imkanlarının artırılmasının hem esnafı rahatlatacağını hem de devlet gelirlerine olumlu katkı sağlayacağını ifade etti. “Bu sürecin gecikmeden ele alınması gerekiyor” diyen Palandöken, bugüne kadar yapılan yapılandırmalarda esnafın ödeme konusunda iyi niyetli davrandığını hatırlatarak, yeni bir düzenlemenin ekonomik canlılık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.