Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Eğitim Sen'den LGS ile ilgili önemli değerlendirme: 'Sonuçlar, sosyal sınıf farklarının bir yansıması'

Eğitim Sen'den LGS ile ilgili önemli değerlendirme: 'Sonuçlar, sosyal sınıf farklarının bir yansıması'

Eğitim Sen, 2026 LGS sonuçlarına dair yaptığı açıklamada, akademik eğitim veren okulların kontenjanlarının azaltıldığını ve bu durumun öğrenci yönlendirmelerine neden olduğunu vurguladı. Sendika, sınav sonuçlarının toplumsal sınıf ayrışmasını ortaya koyduğunu belirtti. Bu durumun, çocukların meslek liseleri ve imam hatiplere yönlendirilmesiyle sonuçlandığı ifade edildi.

Okunma Süresi: 2 dk

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarına ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.

Eğitim Sen sen açılamasında Bakanlığın kontenjan politikalarıyla daralan 'nitelikli okul' havuzu, on binlerce öğrenciyi ve aileyi tercih sürecinde ağır bir psikolojik ve ekonomik baskı altında bırakmaktadır. Öğrencilerin 'istemedikleri ve benimsemedikleri bir okul türüne zorla yerleştirilme' kaygısı, her yıl çığ gibi büyümektedir denildi.

SINIFSAL AYRIŞMANIN GÖSTERGESİ Eğitim Sen tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi: 2026 LGS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, eğitim sistemimizde kronikleşen eşitsizlikler bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır.

Bakanlığın sınav başarısı ve yüksek katılım rakamlarıyla sunduğu tablo, arka planda öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları perdelemeye yetmemektedir.

Sınav sonuçları, sadece bir başarı sıralaması değil, aynı zamanda öğrencilerin geleceklerine dair sınıfsal bir ayrışmanın da göstergesidir.

Bakanlık verilerine göre bu yıl 452 öğrenci 500 tam puan alarak birinci olmuştur.

Bu tablo, eğitimdeki 'yığılma' riskine işaret ederken, diğer yandan bakanlığın tabiri ile nitelikli eğitime erişim hakkının kısıtlı kontenjanlarla ne kadar dar bir alana sıkıştırıldığını kanıtlamaktadır.

Nitelikli eğitim bir 'seçme ve eleme' aracı değil, bir hak olarak tüm öğrencilere tanımlanmalıdır.

SOSYAL MÜHENDİSLİK HAMLESİ DEAM EDİYOR Planlı kontenjan daraltmasının bir toplum inşa hamlesi olduğuna vurgu yapılan açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: Akademik başarı düzeyi yüksek olan fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerinin kontenjanlarının sistematik olarak düşürülmesi, tesadüfi bir durum değildir.

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2026’da da bu daralma eğilimi sürmüştür.

Eğitim sisteminde köklü geçmişe sahip olan İstanbul Erkek, Kabataş Erkek, Kadıköy Anadolu, Vefa ve İzmir Atatürk Lisesi gibi okulların hazırlık sınıfı kontenjanlarında 30 ile 50 arasında düşüşler yaşanmıştır. 2025 yılında fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerinde toplam 4 bin 80 kontenjan azaltılırken, imam hatip ve meslek liselerinin kontenjanları bin 919 artırılmıştır.

Bu veriler, kamuoyunda akademik liselerin küçültülerek öğrencilerin belirli okul türlerine yönlendirilmesi olarak nitelendirilen bir sosyal mühendislik hamlesinin devam ettiğini göstermektedir.

Bakanlığın kontenjan politikalarıyla daralan 'nitelikli okul' havuzu, on binlerce öğrenciyi ve aileyi tercih sürecinde ağır bir psikolojik ve ekonomik baskı altında bırakmaktadır. Öğrencilerin 'istemedikleri ve benimsemedikleri bir okul türüne zorla yerleştirilme' kaygısı, her yıl çığ gibi büyümektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *