Haber En Son Olay Haber
Rize
Kapalı
weather
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Emekçinin Çalıştığı Sürenin Yarısı Vergi ve Enflasyona Gidiyor!

Emekçinin Çalıştığı Sürenin Yarısı Vergi ve Enflasyona Gidiyor!

Günümüzde işçilerin elde ettikleri gelirlerin önemli bir kısmı, vergi ve enflasyon tarafından eriyor. Yapılan araştırmalara göre, emekçilerin yarıdan fazlası, aylık kazançlarının yüzde ellisini vergi ve artan yaşam maliyetlerine harcamak zorunda kalıyor. Bu durum, çalışanların ekonomik sıkıntılarını derinleştirirken, aile bütçelerinde de dengenin bozulmasına yol açıyor. Emekçilerin, iş gücünün karşılığını alabilmeleri için çeşitli reformların yapılması gerekliliği ön plana çıkıyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor.

AKP’nin ekonomi politikalarının yol açtığı enflasyon ve vergi nedeniyle emeğiyle geçinen 17 milyon işçinin yılın ilk altı ayındaki toplam ücret kaybı geçtiğimiz yıla oranla yüzde 46,2 artarak 613,7 milyar liraya ulaştı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), haziran ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nu yayımladı.

Yayımlanan verilere göre, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretle geçinmeye çalışan yaklaşık 17 milyon SSK kapsamındaki işçinin cebinden 2026 yılında toplam 1 trilyon 167 milyar TL’yi vergi ve enflasyona gitti. İŞÇİNİN GELİRİNİ ERİTİ DİSK-AR, yayımladığı raporda ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi olduğunu vurguladı. 2025 yılının ilk yarısı 48 bin 210 TL, Temmuz-Eylül 2025’te 51 bin 049 TL ve Ekim-Aralık 2025’te 50 bin 380 TL brüt ücreti olduğu kabul edilen bir işçi Ocak 2025’te 3000 TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7 bin 557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti toplamı Ocak 2025’te 10 bin 231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025’te 14 bin 883 TL olarak gerçekleşti.

DİSK-AR, raporda şu ifadelere yer verdi: “Ocak-Haziran 2026 itibarıyla ortalama işçi ücreti brüt giydirilmiş olarak 65 bin 99 TL olarak esas alındı.

Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü daha yılın dördüncü ayında ücretin ikinci vergi dilimine girmesi sebebiyle, yılın altıncı ayında 16 bin 157 TL olarak gerçekleşti.

Haziran 2026’daki yüzde 17,76 oranındaki altı aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti parasal olarak 9 bin 58 TL daha gerilemektedir.

Böylece işçinin 65 bin 99 TL’lik brüt ücreti yılın altıncı ayında 25 bin 922 TL kayıp yaşadı.” AYLIK 16 BİN 448 TL GERİLEDİ 6 aylık enflasyon birikimiyle belirlenen emekli aylıkları 17,6 artarak 23 bin 552 olmasına emeklilerin tepkileri sürerken DİSK-AR, emekli aylıklarının enflasyon karşısında yaşadığı kaybı da ortaya koydu.

En düşük emekli aylığının alım gücü, enflasyon karşısında haziran ayında 16 bin 448 liraya geriledi.

Rapor, her 3 emekliden 2’sinin çalışmak zorunda kaldığını kaydetti.

Raporda şöyle dendi: “Emekli aylıkları asgari ücretin yüzde 16 altına düşerek ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranı 2002’de yüzde 122 iken bu oran 2025’te yüzde 84’e geriledi.

En düşük emekli aylığı artırılırken diğer aylıkların aynı ölçüde yükseltilmemesi, emekli aylıklarını en düşük aylığa yaklaştırmakta.” Ortalama emekli aylığının kişi başına milli gelire oranı 2002’de yüzde 46,4 iken bu oran 2025’te yüzde 31,6’ya düştü.

Prim gelirleri 2002’den bu yana 273 kat artarken emekli aylıkları ve sağlık harcamaları 211 kat arttı. ÜLKEDE ADALET İSTİYORUZ Enflasyonla düşük belirlenen aylıklara ve DİSK-AR’ın açıkladığı ücret kayıplarına İstanbul Fatih’te bulunan Vergi Dairesi Müdürlüğü önünde tepki gösteren DİSK, gelirde ve vergide adalet istedi.

Burada açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, vergi politikasının dolaylı vergiler yerine gelir ve servet üzerinden alınan doğrudan vergilere dayanması gerektiğini söyledi. Çerkezoğlu, “Büyük servetlerin vergilendirileceği, artan oranlı ve kalıcı bir servet vergisi uygulanmalı.

Gelir vergisinin ilk dilim oranı yüzde 10’a düşürülmeli, ücretliler için daha adil ve kademeli bir vergi sistemi kurulmalıdır” diye ekledi.

DİSK-AR’ın açıkladığı rapora ilişkin değerlendirmede bulunan Çerkezoğlu, “Bu rapor, milyonlarca işçinin, emekçinin ve emeklinin yaşadığı hayatın özetidir.

Emeğimizin nasıl değersizleştirildiğinin, haklarımızın yüksek enflasyon ve adaletsiz vergi politikalarıyla nasıl her gün biraz daha gasp edildiğinin belgesidir” diye konuştu. Çerkezoğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Biz biliyoruz ki hak verilmez, örgütlü mücadeleyle alınır.

Gelirde adaleti de, vergide adaleti de, ülkede adaleti de ancak örgütlü mücadele kazanacaktır.

DİSK olarak bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

Tüm sınıf kardeşlerimizi DİSK çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz.

Biz gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet istiyoruz.” EMEKLİLER YOKSULLUĞUN DİBİNDE BULUŞTU 17 milyonu aşkın emekli aldıkları sefalet zamlarıyla birlikte en dipte buluştu.

TÜİK’in açıkladığı 6 aylık enflasyon verilerinin ardından en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL olarak belirlendi. Çalışma Yaşamı Uzmanı Prof.

Dr.

Aziz Çelik’in paylaştığı verilere göre; en düşük emekli aylığı alanların sayısı 2019 yılında 800 bin kişiyken 2026 yılında bu sayı 5,1 milyona ulaştı. 2019’da emeklilerin yüzde 7’si en düşük emekli aylığı alırken, bu oran 2026’da yüzde 31’e yükseldi.

Böylelikle 2026’da her üç emekliden 1’inin çalışmak zorunda olduğu kaydedildi.

Temmuz ayında enflasyonun beklendiği iki günlük kısa sürede sağlığa, köprülere, otoyollara, enerjiye gelen zamlar yurttaşın yükünü ağırlaştırdı.

Gıda fiyatları durmuyor, sağlık ve ulaşımın giderleri katlanıyor.

Kuru soğandan sandalyeye zam gelirken asgari ücrete ara zammın yapılmaması, emekçiyi açlığa mahkûm etti. Çelik, paylaşımında, “Kök emekli aylıkları giderek düştüğü için en düşük emekli aylığı kapsamı genişliyor.

Ancak bu uygulamayı belirli bir sisteme veya kurala bağlamadı; artışlar her defasında özel bir yasal düzenlemeyle yapılıyor” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *