Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı bulutlu
weather
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem İmalat Sektörüne 1 Trilyonluk Hızlandırıcı Kredi Desteği Açıklandı!

İmalat Sektörüne 1 Trilyonluk Hızlandırıcı Kredi Desteği Açıklandı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı kabine toplantısının ardından imalat sanayisine yönelik önemli kredi destekleri açıkladı. Yatırım taahhütlü avans kredi programını genişleterek, bütçesini 750 milyar liraya çıkardıklarını belirtti. Yeni finansman programıyla birlikte imalat sanayisine 250 milyar liralık ek kredi paketi sunulacak. Bu adımlarla toplamda 1 trilyon liralık uygun koşullu kredi imkanı sağlanmış olacak.

Okunma Süresi: 5 dk

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren Külliye’deki toplantı sonrasında açıklama yapan Erdoğan’ın gündeminde 7-8 Temmuz’da Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi vardı.

Zirveyi başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tertip ettiğimiz zirveye, ittifak üyesi 32 devletin lideri iştirak etti.

Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen, ABD Başkanı Donald Trump dahil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet ettik” dedi.

NATO zirvelerinin, güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale ve dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılar olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: “Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık.

Ankara, tarihi bir zirveye tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır.

Bu sene Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara’da kutlayacağız.

Aynı başarıyı, 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13.

Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz.” “Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarıyla kıyaslandığında, Ankara Zirvesi medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur.

Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında hâlen devam ettiğini görüyoruz.

Mehter marşı, tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçeriler, Türk Yıldızları’nın muhteşem gösterisi, verilen hediyeler, organizasyonun kusursuzluğu, Külliyemizden Millet Kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor.” “Bütün bunları sadece Türkiye’nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürü ve tarihinin zenginliği ile Türk milletinin eşsiz misafirperverliğinin sergilenmesi bakımından da önemli buluyoruz.

Tabii burada artık patolojik bir hâl alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum.

Maalesef Türkiye’de, kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var.

Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor.” “Öyle ki zirveye ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar.

Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe, inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.

Hele hele 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların, sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz.

Bakınız, yabancılaşma kötü.

Ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür.” “Her zaman söylediğim gibi Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir.

Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız.

Bu aziz milletin fertleriyiz.

Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır.

Türkiye’nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır.

Türkiye’nin sıkıntısı ise bilaistisna hepimizin sıkıntısıdır.

Millî meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz.

Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle mehter marşından, yeniçeriden ve merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum. İster kabul edin ister etmeyin ama artık reddimiras yapan bir Türkiye yok.

Medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var.” “Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla şerefle dolu binlerce yıllık devlet silsilemizin son halkasıdır.

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur.

Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibarı ve prestiji zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde adeta tecessüm etmiştir.

Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kökleriyle, davullarla ve zurnalarla coşturan mehter takımımız, Osmanlı’nın en seçkin askerî birliklerinden Yeniçeri Ocağı’nın da yer aldığı muhafız alayımız zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır.”Külliye'nin tıpkı Gazi Meclis gibi devletin ve 86 milyonun temsil makamı olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: “Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân milletin evidir.

Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır.

NATO Zirvesi, ‘Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var?’ diyenlere, ‘İktidara gelirsek Külliye’yi yıkacağız’ diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını ne amaçla inşa edildiğini ve Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.

Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde, NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.”Üretimin yavaşlamaması, sanayinin rekabet gücünün korunması ve ihracatın artırılması için gerekli adımları attıklarını ifade eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İmalat sektörü için Kurumlar Vergisi oranını yüzde 12,5’e indirdik. İhracatçılara sunduğumuz kredilerinin hacmini günlük beş milyar liraya yükselttik. İstihdam koruma programı kapsamında istihdam başına aylık üç bin beş yüz lira destek ödemesi yapıyoruz.

Bu sayede dokuz yüz bin istihdamı koruma altına aldık.

Yatırım taahhütlü avans kredi programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz.

Bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz.

Yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayiinin istifadesine sunuyoruz.

Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan 6 ay ana para ödemesiz 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz.

Bu iki program sayesinde imalat sanayii için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *