Haber En Son Olay Haber
Google Haberler

Mevzurize'yi Takip Edin

Son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri Google Haberler üzerinden anında takip edin.

MevzuRize Gündem Kayıp Geminin İzinde: Bir Kaşifin 499 Yıl Önceki Mektubu Kral VIII. Henry'i Ne Tahaş etti?

Kayıp Geminin İzinde: Bir Kaşifin 499 Yıl Önceki Mektubu Kral VIII. Henry'i Ne Tahaş etti?

499 yıl önce St. John's Limanı'nda yazılan bir mektup, bugün keşif tarihinin önemli belgelerinden biri olarak öne çıkıyor. John Rut'un kaleme aldığı bu mektup, Kuzey Amerika'dan gönderilen en eski İngilizce mektup olmasıyla dikkat çekmekte. Mektubun hikâyesi, tarih meraklıları için büyük bir ilgi kaynağı durumunda.

Okunma Süresi: 6 dk

Takvimler 3 Ağustos 1527’yi gösteriyordu.

Avrupa’da VIII.

Henry’ nin İngiltere’si, Asya’ya ulaşmanın yeni yollarını arıyor; Atlas Okyanusu’nun ötesindeki topraklar ise Avrupa krallıkları için giderek daha büyük bir merak ve rekabet alanına dönüşüyordu.

Tam da bu dönemde İngiliz denizci John Rut , kralın emriyle Kuzey Amerika’ya doğru yola çıkmıştı.

Rut’un amacı yalnızca yeni topraklar görmek değildi. İngiltere’nin büyük hedeflerinden biri, Kuzey Amerika’nın kuzeyinden geçerek Asya’ya ulaşabilecek bir Kuzeybatı Geçidi bulmaktı. 1527’de başlayan seferin sonunda bu hedef gerçekleşmeyecekti.

Fakat Rut’un Newfoundland’da kaleme aldığı birkaç satır, keşif tarihinin kendisinden daha kalıcı bir iz bırakacaktı. İKİ GEMİYLE BAŞLAYAN TEHLİKELİ SEFER John Rut’un seferi 10 Haziran 1527’de Plymouth’tan başladı.

Yanında iki gemi vardı: Mary Guildford ve Sampson .

Sefer, İngiltere adına düzenlenmişti ve Rut’un görevi Kuzey Amerika üzerinden Asya’ya geçiş sağlayabilecek bir rota bulmaktı.

Bunun yanında yeni topraklarla ticaret yapılması da seferin amaçları arasındaydı.

Ancak Atlas Okyanusu’nda yolculuk kısa sürede kontrolden çıktı. İki gemi fırtınada birbirinden ayrıldı.

Sampson’un akıbeti belirsiz kaldı ve geminin kaybolduğu varsayıldı.

Rut’un komuta ettiği Mary Guildford ise kuzeye doğru ilerlerken buzla karşılaştı.

Kaynaklara göre gemi, Temmuz başlarında buzdağlarıyla karşılaştıktan sonra güneye dönmek zorunda kaldı.

Rut daha sonra Labrador kıyılarını araştırdı ve St.

Lewis Inlet olduğu düşünülen bir bölgeye ulaştı.

Kuzey Amerika'nın soğuk suları, İngiliz denizcilerin beklediğinden çok daha zorlu bir engel çıkarmıştı.

ST.

JOHN’S LİMANINDA KARŞILAŞTIĞI MANZARA Rut, Temmuz sonunda Newfoundland’a doğru güneye inmeye başladı ve 3 Ağustos’ta St.

John’s Limanı’na ulaştı.

Bugün Kanada’nın Newfoundland ve Labrador eyaletinin başkenti olan St.

John’s, o dönemde henüz modern anlamda bir kent değildi.

Ancak bölge, Avrupalı balıkçıların uğrak noktalarından biriydi.

Rut’un limana girdiğinde gördüğü manzara da bunu açıkça gösteriyordu.

Mektubunda St.

John’s’a vardığında 11 Norman, bir Breton ve iki Portekiz gemisi gördüğünü yazıyordu.

Başka kaynaklarda limandaki gemilerin toplamı 14 olarak veriliyor.

Bu farklılık, Rut’un mektubundaki gemi sınıflandırması ile sonraki tarihsel kayıtların farklı okunmasından kaynaklanıyor olabilir.

Burası, Avrupalıların Kuzey Amerika kıyılarındaki varlığının Rut’tan çok önce başladığını da gösteriyordu.

Yani John Rut Kuzey Amerika’ya ulaşan ilk Avrupalı değildi.

Fakat onun kaleme aldığı belge, başka bir açıdan tarihsel bir dönüm noktasıydı. “HİZMETKÂRINIZ JOHN RUT…” Rut, St.

John’s Limanı’nda Kral VIII.

Henry’ye hitaben bir mektup yazdı.

Mektup, bugünün standartlarıyla bakıldığında oldukça kısa ve doğrudan.

Rut önce kendisinin ve beraberindeki insanların sağlıklı olduğunu bildiriyordu: “Pleasing your Honourable Grace to heare of your servant John Rut with all his company here in good health thanks be to God.” Ardından St.

John’s’a vardıklarını, limanda karşılaştıkları gemileri ve yolculuğun bundan sonraki planını anlatıyordu.

Mektubun sonundaki tarih ise bugün bu belgenin neden bu kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor: “In the Haven of St.

John the third day of August written in hast 1527…” Yani: “St.

John Limanı’nda, 3 Ağustos 1527, aceleyle yazıldı…” Bir denizcinin kralına gönderdiği sıradan bir sefer raporu gibi görünen bu birkaç satır, yüzyıllar sonra Kuzey Amerika’nın iletişim tarihinin en önemli belgelerinden biri haline gelecekti.

BU GERÇEKTEN “İLK MEKTUP” MU?

Burada önemli bir ayrıntı var.

Rut’un mektubuna doğrudan “Kuzey Amerika’dan gönderilen ilk mektup” demek tarihsel açıdan fazla kesin olabilir.

Daha doğru ifade, Kuzey Amerika’dan gönderildiği bilinen en eski İngilizce mektup olması. Çünkü 1527’den önce Kuzey Amerika’ya ulaşan Avrupalılar ve farklı dillerde yazılmış olabilecek belgeler bulunuyordu.

Rut’un mektubunu özel kılan, belgenin günümüze ulaşmış olması ve Kuzey Amerika’dan gönderilen bilinen en erken İngilizce mektup niteliğini taşımasıdır. Üstelik ortada henüz bir posta sistemi de yoktu.

Rut’un mektubu, bugünkü anlamıyla bir postaneye teslim edilmedi.

MEKTUP İNGİLTERE’YE NASIL ULAŞTI? 1527’de Atlas Okyanusu’nu aşan bir mektubun karşı kıyıya ulaştırılması, başlı başına büyük bir meseleydi.

Düzenli ve güvenilir bir uluslararası posta sistemi henüz mevcut değildi.

Bunun yerine denizciler, gidecekleri yöne doğru hareket eden başka gemilerin kaptanlarına mektuplar teslim edebiliyor; bu belgeler bazen bir gemiden diğerine aktarılıyordu.

Rut’un mektubunun da benzer bir yöntemle Atlantik’i geçtiği düşünülüyor.

Başka bir deyişle Rut’un yazdığı birkaç satır, yalnızca okyanusun karşı kıyısına değil, gemiden gemiye aktarılabilecek kadar uzun ve belirsiz bir yolculuğa çıktı.

Bugün saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna gönderilen bir mesajı düşünün.

Rut’un mektubunda ise mesajın sahibine ulaşıp ulaşmayacağı bile kesin değildi.

MEKTUBUN YAZILDIĞI GÜN SEFER HENÜZ BİTMEMİŞTİ Rut’un mektubu aslında bir “eve dönüş” yazısı değildi.

Aksine, sefer devam ediyordu.

Rut, St.

John’s’tan ayrıldıktan sonra yeniden güneye inmeyi ve yolculuk sırasında ayrıldığı diğer gemiyi bulmayı planlıyordu.

Mektubunda Cap de Bras yönüne doğru ilerleyeceğini ve kıyı boyunca yol alacağını anlatıyordu.

Mary Guildford daha sonra Kuzey Amerika’nın doğu kıyıları boyunca güneye ilerledi.

Chesapeake Körfezi’nin ötesine, Florida yönüne kadar ulaştığı ve bunun İngiliz bir geminin bu bölgeye gerçekleştirdiği ilk sefer olabileceği düşünülüyor.

Ancak bu nokta tarihçiler açısından kesinlik taşımıyor.

Kuzeybatı Geçidi bulunamadı. İngiltere’nin Asya’ya kuzeyden ulaşma hayali de gerçekleşmedi.

Fakat Rut’un seferi, başarısız olduğu düşünülen bir keşif yolculuğunun çok daha farklı bir nedenle tarihe geçmesine yol açtı.

JOHN RUT’UN SONRASI DA EN AZ MEKTUBU KADAR GİZEMLİ John Rut’un yaşamının son bölümü ise şaşırtıcı derecede belirsiz. 1527’de başlayan seferin ardından İngiltere’ye döndüğü biliniyor.

Ancak 1528 sonrasında adına ilişkin güvenilir kayıtlar büyük ölçüde ortadan kayboluyor.

Tarihçilerin elinde onun hayatını ayrıntılı biçimde takip etmeye yetecek kadar belge bulunmuyor.

Bugün Rut hakkında bildiklerimizin önemli bir bölümü, onun bıraktığı birkaç tarihsel izden geliyor.

Ve bunların en önemlisi, 3 Ağustos 1527 tarihli o kısa mektup. 499 YIL SONRA GERİYE KALAN BİRKAÇ SATIR Bugün 3 Ağustos 2026...

John Rut’un St.

John’s Limanı’nda mektubunu yazmasının üzerinden 499 yıl geçti.

O gün Rut’un önündeki mesele, kralına seferinin durumunu bildirmekti.

Kuzey Amerika'nın gelecekte nasıl şekilleneceğini, Avrupa devletlerinin kıtaya yönelik sömürgecilik yarışını ya da yazdığı satırların yüzyıllar sonra tarihçiler tarafından inceleneceğini bilmesi mümkün değildi.

Onun için bu yalnızca aceleyle yazılmış bir sefer raporuydu.

Ancak tarih bazen en büyük izlerini büyük olaylarla değil, birkaç satırlık belgelerle bırakıyor.

Rut’un St.

John’s Limanı’ndan gönderdiği mektup da bugün tam olarak böyle bir belge olarak karşımızda duruyor: Kuzey Amerika’dan gönderildiği bilinen en eski İngilizce mektup.

Ve üzerinde hâlâ aynı tarih var: 3 Ağustos 1527.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *