Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı az bulutlu
weather
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Gündem Makine Sektörünün İlk Yarısındaki İhracat Verileri Açıklandı

Makine Sektörünün İlk Yarısındaki İhracat Verileri Açıklandı

2025'in ilk yarısında makine sektörü ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 artarak 13,8 milyar dolara ulaştı. Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, bu olumlu büyümenin sektörün gelişimi ve uluslararası pazardaki rekabet gücünün artışı açısından sevindirici olduğunu belirtti.

Okunma Süresi: 3 dk

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, ocak-haziran döneminde 13,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde kilogram başına ortalama ihracat fiyatı yüzde 11 artışla 8,7 dolara ulaştı.

Yılın ilk yarısında en yüksek ihracat 1,7 milyar dolarla yüzde 8,7 artışın yaşandığı Almanya'ya yapıldı.

Onu yüzde 33,9 artış ve 1,2 milyar dolarla ABD izledi. İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya ilk 5'teki diğer ülkeler oldu. İhracatın en çok arttığı ürün grubu yüzde 25,6 yükselişin yaşandığı türbin, turbojet ve hidrolik silindirler olurken, deri işleme makinelerinin ihracatı yüzde 35,3 düştü.

KÜRESEL TİCARET VURGUSU Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel sanayideki yatırım reflekslerini ve tedarik stratejilerini doğrudan etkileyen jeopolitik belirsizliklerdeki şokların kalıcı hale gelmeye başladığını belirterek, ABD-İran gerilimi başta olmak üzere artan jeopolitik risklerin, Avrupa sanayisi ve özellikle Almanya'daki üreticiler üzerinde mevcut yapısal sorunları daha da ağırlaştırdığını söyledi.

Geleneksel sanayi kollarında yaşanan daralma ve istihdam kayıplarına karşın savunma harcamalarının etkisiyle bazı üretim alanlarında büyüme görüldüğünü dile getiren Yılmaz, bunun küresel sermaye ve devletlerin önceliklerinin hızla değiştiğine işaret ettiğini bildirdi.

Sevda Kayhan Yılmaz, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde imzalanan on milyarlarca dolarlık yeni çok uluslu tedarik anlaşmalarının küresel ekonominin artık güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat dönemine girdiğini tescillediğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: Savunma ve güvenlikle ilgili harcamaların 2035 yılına kadar milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması hedefiyle şekillenen yeni küresel bütçe ve harcama paradigması, imalat sanayimiz için devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyeli barındırıyor.

Yeniden yapılanma bütçeleri, siber güvenlikten dijitalleşmeye, kritik altyapı yatırımlarından savunma sanayisinin geliştirilmesine kadar çok geniş bir alana kaynak aktarılmasını sağlarken, uzun süredir durgunluk ve sanayisizleşme baskısıyla boğuşan Avrupa endüstrisi için de yeni bir büyüme stratejisi işlevi görüyor.

Bu rüzgarı stratejik bir avantaja dönüştürmek isteyen Türkiye, zırhlı araçlardan füzelere, insansız hava araçlarından konvansiyonel silahlara kadar geniş bir yelpazede üretim için önemli bir üretim ve lojistik unsuru olabilir.

Mevcut mühimmat açıkları ve buna bağlı olarak askeri üretim kapasitesini genişletme çabaları, Türk makine sektörünün küresel askeri-sanayi hiyerarşisinde çok daha üst düzey, yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi için tarihi bir fırsat penceresi sunuyor.

SAVUNMA STANDARTLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ MAİB Başkanı Yılmaz, karlı ve uzun vadeli projelere dahil olabilmenin, savunma sanayisinin talep ettiği üstün teknolojik disipline ve sıkı düzenleme standartlarına eksiksiz uyum sağlamaktan geçtiğine dikkati çekerek, Avrupa savunma tedarik zincirlerine entegrasyonun Türk makine sektörünün kalite, izlenebilirlik, siber güvenlik ve üretim standartlarını önemli ölçüde yükselteceğini ifade etti.

KOBİ'ler için başlangıçta zorlu görünen sertifikasyon ve akreditasyon süreçlerinin sektörün küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir dönüşüm sağlayacağını dile getiren Yılmaz, bu süreçte kamu desteklerinin kesintisiz sürmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Yılmaz, ülkelerin artan savunma sanayisi yatırımlarının geleneksel ekonomik dengeler üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelere dikkati çekerek, güçlü bir savunma altyapısının temel amacının çatışmaları körüklemek değil, caydırıcılık sağlayarak barış ve güvenliği korumak olduğunu bildirdi.

Makine sektörünün geliştirdiği ileri teknolojilerin savaş alanlarında kullanılmak zorunda kalmamasını temenni eden Yılmaz, bu yatırımların kalıcı barış ve küresel istikrarın güvencesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *