Uçak kazasında kızı Mina Başaran'ı kaybeden Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunun ardından AHBAP soruşturması hakkında ilk kez açıklamalarda bulundu.
Haluk Levent İle Yaşanan İletişim Problemi
Başaran, ünlü sanatçı Haluk Levent hakkında yaptığı açıklamalarda, özellikle deprem dönemindeki popülaritesine dikkat çekerek, kendisinin bu durumdan etkilenerek yanlış bir değerlendirme yaptığını dile getirdi. Başaran, Haluk Levent ile tanışmalarının tamamen tesadüfi olduğunu belirterek, ilk görüşmelerinin sırasında Levent'in kendisine kimsesiz kız çocukları için projelerin acil destek tanıtımını yaptığını anlattı. İlerleyen zamanlarda Yurtdışı fonlarının devreye gireceği ve buradan elde edilecek maddi desteğin buraya aktarılacağı söylendiğinde bunu dikkate aldıklarını ifade etti.
Aldatıldık İfadesi ve Yaşanan Mağduriyet
Başaran, yaşadığı sürecin kendisi açısından son derece olumsuz gelişmelerle dolu olduğunu ifade ederek, "Bu durumdan dolayı aldatıldık ve mağduruz" şeklinde bir değerlendirme yaptı. Savcılığa durumu anlattığını belirten Başaran, Haluk Levent'in çok duygusal bir şekilde konulara yaklaştığını ve bu yaklaşımın kendilerini etkilediğini vurguladı. Özellikle kızı Mina'nın kaybı, yaşadığı tüm bu süreç boyunca duygusal yükünü artırdığını bildirdi ve bu olayın gündeme gelmesinin kendisini derinden etkilediğini söyledi. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle daha fazla bilgi paylaşmadığını ekleyerek, avukatlarının uyarılarına dikkat ettiğini belirtti.
Haluk Levent'in Cevapsız Bıraktığı Sorular
Hüseyin Başaran'ın, “Tecrübeli bir iş insanı olarak sizi bu noktaya getiren eksiklik neydi?” şeklinde yöneltilen sorulara yanıt vermekten kaçındığı gözlemlendi. Bu durum, konuyla ilgili daha fazla netlik arayışının ne kadar zor olduğunu gözler önüne serdi. Öte yandan Haluk Levent’in yanıt vermediği sorular, bu durumun daha karmaşık bir hal almasına neden oldu. Ünlü sanatçı Levent ise konuyla ilgili bir açıklama yaparak, durumun gayrimenkul ticaretine dayanan bir alacak-verecek meselesi olduğunu ileri sürdü. Detaylı ifadesini Cumhuriyet Savcılığı’na vermek istediğini söyleyerek, başka bir açıklama yapmadı.