deneme bonusu
MevzuRize Gündem Narin Güran’ın katledilmesinin ikinci yılı: Meclis'te araştırma önergesi verildi

Narin Güran’ın katledilmesinin ikinci yılı: Meclis'te araştırma önergesi verildi

Narin Güran’ın katledilmesinin ikinci yılı: Meclis'te araştırma önergesi verildi

Okunma Süresi: 4 dk

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran'ın kaybolması ve katledilmesinin ikinci yılına girilirken DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Narin Güran davasında Meclis araştırması açılması için TBMM'ye önerge sundu.

Narin Güran'ın 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolmasını ve 19 gün sonra cansız bedenine ulaşılmasını, bunu takip eden dava sürecini yakından takip eden, gerekçeli kararın açıklanmasının ardından ise bu konuda çok sayıda basın açıklaması ve Meclis konuşması yapan Sevilay Çelenk, davada ortaya çıkan hukuki ve teknik sorunların Meclis çatısı altında araştırılması için yeni bir Meclis araştırması yapılması talebiyle önerge verdi. Çelenk'in Anayasa'nın 98'inci ile TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddelerine dayanarak verdiği önergede, Narin Güran davasının Türkiye'nin son yıllarda en yoğun kamuoyu baskısı altında yürütülen ceza yargılamalarından biri haline geldiği belirtildi. Önergede sürecin adil yargılanma hakkı, bilirkişilik sistemi ve teknik delillerin güvenilirliği açısından ağır tartışmalara yol açtığı vurgulandı.

DAVA, 'PEŞİN HÜKÜM' ORTAMINDA YÜRÜTÜLDÜ Önergede öne çıkan başlıklardan biri, davanın medya ve sosyal medya üzerinden oluşan yoğun bir peşin hüküm ortamında yürütülmüş olması. Çelenk, aile üyelerini soruşturmanın daha ilk gününden itibaren suçlu ilan eden yayınların haftalarca ekranlarda dolaştığını, bunun da maddi gerçeğin sağlıklı biçimde araştırılmasını engellediğini ve masumiyet karinesini ağır biçimde zedelediğini kaydetti.

CEZALAR ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKİLDİ Önergede yer alan bir diğer çarpıcı ayrıntı, sanıklara verilen cezalar arasındaki fark.

Narin Güran'ın annesi Yüksel Güran, kardeşi Enes Güran ve amcası Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, cansız bedene fiziksel olarak temas ettiği ve bedeni dere yatağına taşıdığı sabit olan tek kişi Nevzat Bahtiyar önce yalnızca 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada Bahtiyar'a takdiri indirim uygulanmadan 17 yıl hapis cezası verildi. Çelenk, doğrudan delil bulunmayan aile üyeleriyle cesede temas ettiği kesinleşen kişi arasındaki bu ceza farkının kamu vicdanında ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti. Önergede istinaf aşamasında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı tarafından kaleme alınan kapsamlı karşı oy yazısına da geniş yer verildi.

Bu yazıda delillerin eksik incelendiği, teknik raporların kesin kanaat oluşturacak nitelikte olmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği ifade edilmişti.

UZAKTAN ANALİZLE KESİN KANAATE VARILDI Dosyada mahkûmiyete esas alınan teknik raporlar da önergede sorgulandı.

Ulusal Kriminal Büro adlı özel şirketin hazırladığı görüntü inceleme raporlarının düşük çözünürlüklü görüntüler üzerinden yapılan karartı tespitlerine dayandığı, olay yerinde herhangi bir saha doğrulaması yapılmadan yalnızca uzaktan analizle kesin kanaate varıldığı aktarıldı.

Bağımsız uzman incelemelerinin ise bu görüntülerin insan hareketliliğini kesin biçimde doğrulayacak teknik yeterlilikten uzak olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Hükme esas alınan daraltılmış baz analizlerinde kişilerin oda oda, metre metre ve dakika hassasiyetinde konumlandırıldığı öne sürülmüştü. Çelenk'in önergesinde, bağımsız uzman incelemelerinin mevcut telekomünikasyon teknolojileriyle bu denli hassas bir geçmişe dönük konum tespitinin mümkün olmadığını gösterdiği hatırlatıldı.

Bu yöntemin kabul görmesi halinde yalnızca bu dosya için değil gelecekte tüm yurttaşlar için ciddi hak ihlallerine yol açabilecek tehlikeli bir emsal oluşacağı uyarısında bulunuldu. Önergede yer alan bir başka dikkat çekici nokta, davanın müşteki taraflarından Arif Güran'ın avukatı tarafından yapılan bir talebe ilişkin.

Dosyada delil niteliği taşıyan otopsi fotoğraf ve video kayıtlarının kendisine verilmesi talebi Diyarbakır 8.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

Mahkeme ret gerekçesi olarak maktulün lekelenmeme hakkını ve özel hayatın gizliliğini gösterdi.

GÜRLEK'E, AÇIKLAMALARINI HATIRLATTI Çelenk önergesinin son bölümünde, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi kapsamında hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceğine dair açıklamalarını hatırlattı ve aynı adalet arayışının Narin Güran ailesi için de eksiksiz biçimde işletilmesi gerektiğini vurguladı. Çelenk, davada ortaya çıkan hukuki, teknik ve toplumsal sorunların bütün yönleriyle araştırılması için bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını talep etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin