Avrupa'da çeşitli amaçlarla bir araya gelen Arap toplulukları, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde önemli bir muhalefet oluşturmuşlardır. 1850'li yıllardan itibaren bu tanımlama, 1900'lerin başında geniş bir muhalefet kitlesini temsil eder hale gelmiştir. Fetât Hareketi, 1911 yılında, aralarında Suriye, Lübnan ve Filistin'den gelen bir grup genç Arap’ın Paris’te eğitim almak amacıyla bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu grubun en tanınmış ismi Suriyeli bir aktivist olan Abdülrahman al-Kawakibi’dir (1894-1960).
Fetât Hareketinin Kuruluşu
Fetât Hareketi, başlangıçta kendilerine “Dâd harfi ile konuşanlar cemiyeti” adını verdikten sonra, isimlerini değiştirerek daha geniş bir kitleye hitap etmeye başladılar. 1913'te, Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden hemen önce Beyrut'a merkezlerini taşıyan hareket, Şam'da da en büyük şubesini açtı. Bu dönemde topluluk, Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsız bir Arap coğrafyası kazanma hedefine kilitlenmiş durumdaydı. Bu hedef, hareketin motivasyonunu ve yönelimlerini tanımlayan en önemli unsurdu.
Bağlantılar ve Hedefler
Fetât, o dönemde Şerif Hüseyin’in oğlu Emir Faysal ile bağlantı kurarak liderlik pozisyonunu Faysal’a devretmiştir. Bu ilişki, hareketin hedeflerini belirleme konusunda önemli bir etki yaratmıştır. Emir Faysal, Arapların bağımsızlık mücadelesinde simgesel bir figür haline gelmişti. 1915 yılında yayımlanan protokol, tüm üyelerine ve destekçilerine, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı İngiltere'nin yanında savaşa katılmaları çağrısında bulundu. Bu durum, Arapların bağımsızlık mücadelesinde önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Zorluklar ve Dağılma Dönemi
Hareket, Faysal’ın kabinesinin çoğunluğuna katılan üyelerle birlikte dünya savaşının getirdiği zorluklarla karşılaşmıştır. Fransızların Faysal üzerindeki baskısı, Fetât saflarındaki çözülmelere neden oldu. Birçok üye, daha sonra kendi ülkelerinde Arap milliyetçiliği sembolü haline gelmiş olsa da, 1920’den sonraki dönemde hareketin eski dinamizmini yitirmesi dikkat çekicidir. Fetât, dağılma döneminde tarihi bir sosyal hareket olarak anılmakta ve etkileri hala hissedilmektedir.