Üçüncü çocuğuna hamile olan Eda Ö., rutin kontroller için gittiği özel hastaneden aldığı üzücü bir haberle karşılaştı. Hastanede yapılan ultrason incelemesi sonucunda, gebelik kesesinde fetüs izlenemediği ve ‘anembriyonik gebelik’ (boş gebelik) olabileceği ifade edildi. Ancak Eda Ö.’nün durumu, devlet hastanesinde yapılan kontrollerle tamamen değişti.
Devlet Hastanesinde Olumlu Sonuç
Eda Ö., özel hastaneden alınan olumsuz raporun ardından bir saat içinde başka bir hastaneye yönelerek, burada bebeğinin kalp atışlarını öğrendi. Devlet hastanesindeki doktorlar, Eda’nın bebeğinin sağlıklı olduğunu ve kalp atışlarının mevcut olduğunu belirttiler. Bu durum, Eda’nın yaşadığı psikolojik baskıyı bir nebze olsun hafifletti. Bebeğinin yaşadığı haberini almak, onu derin bir rahatlama ve sevinç içinde bıraktı.
Suç Duyurusu ve İddialar
Eda Ö., özel hastanede yaşadığı üzücü deneyi sonrasında, hastane ve doktor hakkında suç duyurusunda bulundu. İddialarına göre, doktor O.Ş.C. kendisine bebeğinin olmadığını ve kalp atışının durduğunu söylemiş, hatta acil bir müdahale gerektirdiğini belirtmişti. Bununla birlikte, müdahale için 30 bin TL talep edilmesi, kendisini derinden yaraladı. Eda Ö., hayatına kast edildiğini düşündüğü bu olayın peşini bırakmayacağını ifade ederek, yargı süreçlerinin başlatıldığını duyurdu.
Kürtaj Süreci ve 30 Bin TL Talebi
Eda, özel hastanede başından geçen olayları detaylandırarak, kendisine uygulanan prosedürleri ve doktorların tavsiyelerini aktardı. Doktorun, hamileliğin sona ermesi gerektiğini söylemesi üzerine, işlemi yaptırmaktan vazgeçtiğini dile getirdi. Bu yönlendirmeden rahatsız olan Eda, tüm bu gelişmelerin ardından devlet hastanesine yönelmenin daha uygun olacağına karar verdi. Olası bir yanlış işlemden kaçınmak amacıyla, 30 bin TL’lik yüksek meblağ talebini kabul etmeyerek başka bir çözüm aradı.
Yaşanan Stres ve Özür
Özel hastanenin ardından yaşadığı olayları tekrar ziyaret ile pekiştiren Eda, hastane yetkilileri tarafından yalnızca bir özürle karşılandığını söyledi. Aldığı özürün, yaşadığı kaybı telafi etmediği gibi, hata ithamının kabul edilmesi de onu tatmin etmedi. Eda, bu durumun bir başkası için de yaşanmaması gerektiğine inandığını vurgulayarak, hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını ifade etti.
Savcılığa Yapılan Başvuru ve Hastane Yetkililerinin Açıklaması
Eda Ö., savcılığa yaptığı suç duyurusunun yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi aracılığıyla da durumu bildirdi. Olayın bir adli süreç başlatacağını ve kendi haklarını koruma adına mücadelesini sürdüreceğini açıkladı. Öte yandan, hastane yetkilileri, Eda’nın iddialarını kesin bir dille reddetti. Yetkililer, bebeğin ölü olduğuna dair bir rapor verilmediğini vurgulayarak, anormal bir durumda sadece takip önerildiğini savundular. Bu açıklamalar, hem Eda’nın durumu hem de hastaneye olan güven hakkında çeşitli tartışmalara yol açtı.