Son günlerde sosyal medya platformlarında çok sayıda hesabın "rekor yağış geliyor", "aşırı sıcaklar tamamen sona eriyor", "şu ilde felaket yaşanacak" gibi paylaşımlar yaptığını belirten Prof.
Dr.
Mikdat Kadıoğlu, vatandaşların bu tür içeriklere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.Meteorolojik uyarı yapmanın belli kuralları ve sorumlulukları bulunduğunu vurgulayan Kadıoğlu, bu yetkinin yalnızca Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AFAD'da olduğunu belirtti.Kadıoğlu, "Bugün sosyal medyada kendisini amatör meteorolog ya da iklim bilimci olarak tanıtan çok sayıda hesap bulunuyor.
Bunların önemli bir kısmı bilimsel verilere dayanmayan tahminlerle sadece tıklanma amacı güdüyor.
Bu durum da ciddi bir bilgi kirliliğine yol açıyor.
Vatandaşlarımız hava durumuyla ilgili özellikle can ve mal güvenliğini ilgilendiren konularda yalnızca resmi kurumların uyarılarını dikkate almalı." ifadelerini kullandı.'Aynı anda bir yerde sel riski konuşulurken başka bir noktada orman yangınlarıyla mücadele ediliyor olabilir'Türkiye'nin tek tip iklim özelliklerine sahip olmadığını belirten Kadıoğlu, aynı gün içerisinde ülkenin farklı bölgelerinde tamamen farklı meteorolojik tabloların görülebileceğine dikkat çekti."Türkiye büyük ülke bir bölgede ani sağanaklar görülürken bir kısmında ormanlar aşırı sıcaklardan yanıyor olabilir.
Kısa ya da uzun süreli hava değişimi o an bölgedeki hava şartlarına bağlıdır.
Bu yüzden yerel olarak resmi ve bilimsel hava durumu kaynaklarının gün be gün takip edilmeli."'Yağış geliyor diye yaz bitiyor sanılmasın'MGM'nin birçok il için yaptığı kuvvetli sağanak ve kuvvetli rüzgar uyarılarının ardından vatandaşların bunaltıcı sıcakların tamamen sona erdiğini düşündüğünü söyleyen Kadıoğlu, bunun doğru bir değerlendirme olmadığını ifade etti.Meteorolojide hava sistemlerinin sürekli hareket halinde olduğunu belirten Kadıoğlu, sıcaklıkların da bu geçişlere bağlı olarak yükselip düşebildiğini anlattı."Hava hiçbir zaman sürekli sıcak ya da sürekli soğuk değildir.
Atmosfer dinamik bir yapıya sahiptir.
Birkaç gün süren serin hava dalgası yazın tamamen sona erdiği anlamına gelmez."Kadıoğlu, MGM'nin Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) verilerine dayanan aylık tahminlerini hatırlatarak ağustos ayının ikinci yarısında Türkiye genelinde sıcaklıkların mevsim normalleri civarında veya yer yer biraz üzerinde seyretmesinin beklendiğini söyledi.Ancak kuzeyden gelecek serin hava akımları nedeniyle zaman zaman birkaç gün süren serinlemeler ile gök gürültülü sağanak geçişlerinin görülebileceğini ifade eden Kadıoğlu, bunun mevsim geçişlerinde olağan bir durum olduğunu dile getirdi.'Kalıcı serinleme bekleyenler ekim sonunu beklemeli'Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan birinin "Havalar ne zaman tamamen serinleyecek?" sorusu olduğunu belirten Prof.
Dr.
Mikdat Kadıoğlu, takvim sonbaharı ile meteorolojik koşulların her zaman aynı olmadığını söyledi.Eylül ayına ilişkin tahminleri değerlendiren Kadıoğlu, sıcaklıkların Türkiye genelinde mevsim normallerinin yaklaşık 1 ila 2 derece üzerinde seyretmesinin beklendiğini belirtti.
Doğu Anadolu'nun güney kesimlerinde bu farkın 2 ila 3 dereceye kadar çıkabileceğini söyleyen Kadıoğlu, yağışların ise büyük bölümde mevsim normalleri civarında gerçekleşeceğini, kuzey ve batı kıyılarında ise yer yer normallerin üzerine çıkabileceğini ifade etti."Takvimler 1 Eylül'ü gösterdiğinde yaz bir anda bitmeyecek.
Halk arasında 'pastırma yazı' olarak bilinen sıcak dönemleri eylül ayında da görebiliriz.
Bu nedenle kalıcı serinlemeyi ekim sonu ile kasımdan önce beklememek gerekir."Kadıoğlu ayrıca küresel iklim göstergelerine de dikkat çekerek, Büyük Okyanus'taki El Niño etkisinin dünya genelinde sıcaklıkları artırmaya devam ettiğini ve bunun sonbahar aylarında da hissedilebileceğini belirtti.'Bu yazın en büyük mağduru Türkiye değil, Avrupa oldu'2026 yazının kamuoyunda zaman zaman "çok sıcak geçen yaz" olarak değerlendirildiğini ancak meteorolojik kayıtların farklı bir tablo ortaya koyduğunu söyleyen Kadıoğlu, Türkiye'nin bu yıl aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen bölgeler arasında yer almadığını belirtti.
Bunun temel nedeninin atmosferde oluşan "Omega Bloğu" sistemi olduğunu ifade eden Kadıoğlu, sistemin sıcak bölümünün Batı ve Orta Avrupa üzerinde kaldığını, Türkiye'nin ise daha serin hava taşıyan doğu kanadında yer aldığını anlattı."Bu nedenle ülkemizde yaz boyunca kuzeyli hava akımları zaman zaman etkili oldu.
Hatta temmuz ayında son 20 yılı aşkın dönemin en serin temmuz günlerinden bazıları yaşandı."Buna karşın Avrupa'nın tarihi sıcak hava dalgalarıyla mücadele ettiğini söyleyen Kadıoğlu, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkede sıcaklık rekorlarının kırıldığını, kuraklık ve büyük orman yangınlarının yaşandığını hatırlattı."Türkiye'de sıcaklıklar genel olarak mevsim normalleri civarında hatta yer yer altında seyretti.
Ancak hava olaylarının değişkenliği oldukça yüksekti.
Aynı hafta içerisinde hem kuvvetli sağanak hem de yüksek yangın riski görüldü. İklim değişikliği nedeniyle bu tür zıt meteorolojik olayları artık daha sık göreceğiz."Orman yangınlarında en kritik eşik: 30/30/30 kuralıProf.
Dr.
Mikdat Kadıoğlu, yaz aylarında en çok konuşulan konuların başında gelen orman yangınlarına ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yangın meteorolojisinde dünyanın birçok ülkesinde kullanılan "30/30/30 kuralına" dikkat çeken Kadıoğlu, yangın riskinin yalnızca hava sıcaklığıyla açıklanamayacağını söyledi."Hava sıcaklığı 30 derecenin üzerine çıktığında, bağıl nem yüzde 30'un altına düştüğünde ve rüzgar saatte 30 kilometreyi geçtiğinde yangın açısından en tehlikeli meteorolojik tablo oluşur."Bu üç unsurun aynı anda gerçekleşmesi halinde bitki örtüsünün hızla kuruduğunu anlatan Kadıoğlu, düşük nem nedeniyle en küçük kıvılcımın bile kolayca yangına dönüşebildiğini ifade etti.
Rüzgarın ise yangınların kısa sürede kontrol edilemez hale gelmesinde en önemli faktörlerden biri olduğunu söyleyen Kadıoğlu, "Rüzgar sadece yangını büyütmez.
Aynı zamanda kilometrelerce uzağa kor ve kıvılcım taşıyarak yeni yangınların başlamasına neden olabilir." dedi.Yangın açısından günün en kritik saatlerinin öğle ile ikindi arası olduğuna dikkat çeken Kadıoğlu, geceleri nem oranı arttığı için yangınların yayılma hızının genellikle düştüğünü belirtti.Önümüzdeki haftalarda en yüksek risk bu bölgelerdeÖnümüzdeki haftalarda yangın tehlikesinin tamamen ortadan kalkmayacağını ifade eden Kadıoğlu, özellikle Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları, Marmara'nın güneyi ve Güneydoğu Anadolu'da meteorolojik şartların yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.Kuvvetli poyrazın zaman zaman yangın riskini artırabileceğini belirten Kadıoğlu, Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi'nin (EFFIS) de Akdeniz Havzası için yüksek ve çok yüksek risk uyarıları verdiğini hatırlattı.Vatandaşlara orman yangını uyarısıVatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Kadıoğlu, özellikle sıcak, kuru ve rüzgarlı günlerde ormanlık alanlarda mangal yakılmaması, sigara izmariti atılmaması, anız yakılmaması ve cam şişe gibi yangın riskini artırabilecek atıkların doğaya bırakılmaması gerektiğini söyledi.Rüzgarlı havalarda kaynak, taşlama ve benzeri kıvılcım çıkarabilecek çalışmaların da ertelenmesini öneren Kadıoğlu, herhangi bir duman veya alev görülmesi halinde zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini belirtti.
Sözlerini "Unutmayalım, yangınların büyük çoğunluğu insan kaynaklıdır ve tedbir, söndürmekten her zaman daha ucuzdur." diyerek tamamladı.