Rize
Kapalı
weather
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Rizeli Prof. Dr. Hacıfazlıoğlu’nun Hemşin Deresi’nden Yola Çıkan Buluşu, Dünya Biliminde İlk Oldu

Rizeli Prof. Dr. Hacıfazlıoğlu’nun Hemşin Deresi’nden Yola Çıkan Buluşu, Dünya Biliminde İlk Oldu

Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Suçatı (Apso) köyünden bilim insanı Prof. Dr. Hasan Hacıfazlıoğlu, çocukluğunda şambrelle rafting yaptığı Hemşin Deresi’ndeki anılarından esinlenerek dünyanın ilk yüzer makinesini icat ederek patentini aldı. TR 22024 002134 B tescil numaralı, “Fleksi Yüzer Elek” başlıklı bu patent, dünyada ilk olma özelliğine sahip.

Haberleri
Okunma Süresi: 3 dk

Haber: Cevahir  TOPALOĞLU

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Cevher Hazırlama Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hacıfazlıoğlu, 2023 yılında yüksek lisans öğrencisi Maden Yüksek Mühendisi Sema Nur Turan’a şambrel üzerine kurulu, deniz ya da göl içerisinde kullanılabilecek bir elek makinesine yönelik deneysel bir tasarım konusu verdi; iki yıl süren çalışmalar sonucunda geliştirilen yüzer makine (Fleksi Yüzer Elek), Türk Patent Enstitüsü tarafından onaylanarak patent alırken, tez çalışması uluslararası bilim camiasında ilgi gördü ve bu alandaki makaleler saygın dergilerde yayımlandı.

“Makinenin Tanıtımı İçin Kongre Ve Sempozyumlara Hazırlanmaktayız”

Dünyanın en etkili bilim insanları listesinde de yer alan Prof. Dr. Hasan Hacıfazlıoğlu, buluşla ilgili yaptığı açıklamada, “Yüksek lisans tez öğrencime verdiğim konu ve diğer bilimsel çalışmalarım için maddi kaynak bulmakta zorlanıyordum. Bu yüzden proje desteği için TÜBİTAK’a iki kez başvuru yaptım ancak TÜBİTAK hakemleri projemi iki defa reddetti. Buna rağmen pes etmedim ve projemi kendi öz kaynaklarımla yürütmeye çalıştım. Kendi cebimden harcayarak bu projeyi hayata geçirmek ve Türk milletine armağan etmek istedim. Çünkü biliyordum ki dünyada böyle başka bir makine yoktu ve bu makine Türklerin olmalıydı, oldu da. Bu projenin önce bir kitabı [Endüstriyel Eleme Teknolojileri], ardından uluslararası makalesi [Comparison of Micronized Screening Performance of Flexible and Steel Screen Surfaces with a New Design Screening Machine], sonra da patenti [Fleksi Yüzer Elek] onaylandı. Şu anda makinenin tanıtımı için kongre ve sempozyumlara hazırlanmaktayız. Dünyanın ilk ve tek yüzer eleği olan Fleksi Yüzer Elek, vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun” dedi.

“Prototipi Başarılı Olunca Patenti Alındı”

Buluşun çıkış noktasını, çocukluğunda Rize-Pazar Hemşin Deresi’nde şambrel ile rafting yaparken şambrelin üzerinde çalışabilen bir maden makinesi hayal etmesine dayandıran Hacıfazlıoğlu,  “Buluşlar kısıtlı imkanlarla, zorunlu ihtiyaçların kesiştiği noktada başlar. Küçükken Rize-Pazar Hemşin deresinde şambrel ile rafting yapardım. Şambrelin üzerinde çalışabilen bir maden makinası hayal ettim. Bu makine suda yüzebilmeli ve aynı zamanda çalışabilmeliydi. Bu konseptle hareket ederek, madencilik sektöründe karada çok yaygın kullanılan bir elek makinesini geliştirdim. Bunun deneylerinin yapılması için yüksek lisans öğrencime tez konusu olarak bu projeyi verdim. Deney sonuçlarının ardından böyle bir makinenin olabilirliği ortaya kondu ve bir prototipi oluşturuldu.  Prototipi de başarılı olunca patenti alındı” diye konuştu.

Hacıfazlıoğlu, çalışmanın İngiltere’de yayımlanan ve yüksek kaliteli akademik bir dergi olan Particulate Science and Technology’nin Aralık 2025 sayısında detaylı bilgilere ulaşılabileceğini belirterek, “Prototipi oluşturulan makinenin esnek olması, eleklerdeki tıkanma sorunlarını bertaraf etmekte ayrıca yüzebilmesi sayesinde deniz ve göl içinde kullanılabilirliğine olanak sağlamaktadır. Klasik rijit eleklere göre 10 kat daha hafif, işletim, ilk yatırım ve bakım onarım maliyetleri açısından da %60’lara varan tasarruflar sağlayabilmektedir. Konu ile ilgili detaylara İngiltere’de basılan ve yüksek kaliteli akademik bir dergi olan Particulate Science and Technology dergisinin Aralık 2025 sayısında ulaşılabilir” dedi. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *