AKP’nin 2002 yılından itibaren nadir olarak kullandığı 2007’den sonra ise hız verdiği, “Torba usulü yasama modeli”, 2008 yılı itibarıyla neredeyse tek yasama şekli oldu. AKP hükümetlerinin dördüncü döneminde torba yasa yöntemi alışkanlık haline getirildi. İlgisiz çok sayıda düzenlemeyi içeren yasa teklifleri birbiri ardına TBMM’ye sunuldu.
Yasa tekliflerinde istisna olmaktan çıkarılarak adeta kalıcı hale getirilen torba uygulamasının, “Kamunun ihtiyaç fazlası listesinde” de uygulanmasının önü açıldı. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye devam edilen kanun teklifi ile değerli kamu arazilerinin, “İhtiyaç fazlası” gerekçesiyle satışına olanak sağlandı.
HURDALAR SATIŞTA
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu da kamuda, “İhtiyaç fazlası” gerekçesiyle yapılan satışlara tepki gösterdi. Kamunun hurda durumdaki araçlarının, “İhtiyaç fazlası” denilerek satıldığının altını çizen Bakırlıoğlu,”İhtiyaç fazlası” listesinde tek bir makam aracı bulunmadığının altını çizdi.
KUPON ARAZİLER
TBMM’de görüşülen yasa teklifinin kanunlaşmasının ardından, Özelleştirme İdaresi’nin kamu arazilerini, “İhtiyaç fazlası” etiketiyle satışa çıkarabileceğini kaydeden Bakırlıoğlu, şunları söyledi:
“Ama arazilerin listesine baktığımızda, ihtiyaç fazlası olan atıl yerler değil, en değerli kupon araziler karşımıza çıkıyor. Elde edilecek gelirle de kurumların kendilerine yeni binalar yapmasının da önü açılıyor. Yani tasarruf tedbirleri de delinmiş oluyor. Bu nasıl tasarruf? Bu yurttaşın alın terine göz dikmektir. Hurda araçtan vazgeçiyorsunuz ama lüks araçtan vazgeçemiyorsunuz.
Devletin en kıymetli, en stratejik, halkın ortak malı olan kupon arazilerini de ‘İhtiyaç fazlası’ diye satışa çıkarabilecekler. Bu araziler ihtiyaç fazlası değil, bu milletin geleceğidir. Bir yanda hurda araçları elden çıkarıyormuş gibi tasarruf görüntüsü veriyorsunuz, diğer yanda milyarlarca liralık kamu varlıklarını peşkeş çekiyorsunuz.
Bugün kamu kurumlarının önüne gidin bakın; milyonlarca liralık makam araçları, israfın sembolü haline gelmiş araç filoları kurumların önünde, garajlarında duruyor. Orada bir ihtiyaç fazlası görmüyorsunuz. Oradan tasarruf aklınıza gelmiyor.”