Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı az bulutlu
weather
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Gündem Sıcak Havalarda Susuzluk Hissi Olmasa Bile Günde En Az 2,5 Litre Su İçmek Şart: Beyin Hasarına Yol Açabilir!

Sıcak Havalarda Susuzluk Hissi Olmasa Bile Günde En Az 2,5 Litre Su İçmek Şart: Beyin Hasarına Yol Açabilir!

Uzmanlar, sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile, günlük olarak en az 2-2,5 litre sıvı alımının önemine vurgu yapıyor. Dr. Rengin Yiğit, özellikle yaşlılar, bebekler ve kronik hastalar için aşırı sıcakların ciddi tehditler oluşturduğunu belirtti. Artan nemin, vücut ısısını yükselttiği ifade ediliyor. Bu duruma dikkat çekilmesi, sağlık açısından kritik öneme sahip.

Okunma Süresi: 4 dk

Aşırı sıcakların beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına karşı uyarılarda bulunan Dr.

Rengin Yiğit, sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının yükseldiğini söyledi.

Terleme mekanizmasının normal şartlarda vücut ısısını dengelemeye çalıştığını kaydeden Yiğit, şöyle devam etti:"Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz.

Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir.

Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir.

Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir.

Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir"Dr.

Yiğit, aşırı sıcaklardan özellikle 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, 4 yaşından küçük çocuklar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, açık alanda çalışanlar, aşırı kilolular ve kronik hastalığı bulunanların etkilendiğini belirtti. Şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları gibi rahatsızlıkların riski artırdığını ifade eden Yiğit, sürekli ilaç kullananların özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları tüketenlerin yanı sıra sokak çocukları ve evsizlerin de tehlike altında olduğunu kaydetti.

Yalnız yaşayan yaşlıların ve kronik hastaların en yüksek risk grubunu oluşturduğunun altını çizdi.10.00 ile 16.00 saatleri arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Dr.

Yiğit, açık havada çalışanların güneş altında korunmasız kalmaktan ve aşırı hareketten kaçınması gerektiğini söyledi.

Açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysilerin tercih edilmesi, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılması yönünde tavsiyelerde bulundu.

Yiğit, önemli uyarılarında şu ifadeleri kullandı:"Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir.

Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir.

Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır.

Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir.

Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır"Yoğun fiziksel aktivite ve spor için sabah ve akşam saatlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Yiğit, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmasını ve ağır fizik aktivitelerden kaçınılmasını önerdi.

Kapalı alanların iyi havalandırılması, güneş gören pencerelerin perdeyle gölgelendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Vücut ısısını düşürmek için sık duş alınması, mümkün olmadığında ise ayak, el, yüz ve ensenin soğuk suyla ıslatılmasının etkili olduğunu aktardı.Susuzluk hissi oluşmadan önce sıvı takviyesi yapılması gerektiğinin altını çizen Dr.

Yiğit, "Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir" dedi.

Sıvı alımında suyun esas olduğunu, ancak kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyunun tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kafein, alkol ve fazla şeker içeren içeceklerin vücuttan sıvı kaybını artırdığı için tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Çok soğuk ve buzlu içeceklerin mide kramplarına neden olabileceği uyarısında bulundu.Kahvaltıda az yağlı peynir, zeytin ve taze sebzelerin bulunması, kafeinli içecekler yerine ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi gerektiğini belirten Yiğit, yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılması, yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanılması gerektiğini söyledi.

Yemeklerin kızartma yerine haşlama, ızgara veya kendi suyunda pişirilmesinin sağlıklı olduğunu ifade etti.

Vücut direncini artırmak için bol sebze ve meyve tüketilmesi, terleme kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla sıvı alınması gerektiğini dile getirdi.Doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullananların mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini hatırlatan Yiğit, dışarıda satılan yiyeceklerden kaçınılması, çabuk bozulan besinlerin açıkta bekletilmemesi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *