Haber En Son Olay Haber
Rize
Kapalı
weather
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Şüpheli kaza, ‘suikast’ iddialarını beraberinde getirdi! Yazıcıoğlu dosyası yeniden gündemde

Şüpheli kaza, ‘suikast’ iddialarını beraberinde getirdi! Yazıcıoğlu dosyası yeniden gündemde

Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasıyla bağlantılı dosya, şimdi bir suikast soruşturması olarak yeniden inceleniyor. FETÖ bağlantıları çerçevesinde "kasten adam öldürme" suçlamasıyla 25 kişi gözaltına alındı. Soruşturma, olayın arka planındaki olası gizli ilişkileri ortaya çıkarmaya yönelik devam ediyor.

Okunma Süresi: 3 dk

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişi, 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen helikopter kazasında yaşamını yitirdi. Yazıcıoğlu, yerel seçimler için düzenlediği mitingin ardından dönerken, henüz uçuş sırasında talihsiz bir olayla karşılaştı. Kaza gününde, İHA muhabiri İsmail Güneş, helikopterin düştüğü bölgeden 112 acil servisini arayarak koordinat bilgilerini aktarmaya çalıştı. Yaklaşık 20 dakika boyunca komuta merkezi ile bağlantı kurmaya çalışan Güneş, Yazıcıoğlu'nun telefonundan da 112'ye ulaşıldığını bildirdi. Ancak, helikopterin enkazına ulaşılması tam 2 gün sürdü ve yapılan aramalarda heyetteki herkesin hayatını kaybettiği belirlendi.

İhmal ve Suikast İddiaları

Helikopter kazası sonrasında 17 yıl boyunca, birçok kez ihmal veya suikast iddiaları gündeme geldi. Bu süreçte, 12 Haziran 2026 tarihinde, Kahramanmaraş Başsavcılığı dosyayı Ankara Başsavcılığı’na devretmek zorunda kaldı. Davada hiçbir ilerleme kaydedilemeyince, konuyla ilgili kamuoyunda büyük bir merak ve tartışma oluştu. Düşen helikopterin enkazından alınan veriler ve yaşanan gelişmeler, soruşturmanın derinleşmesine neden oldu. Dünkü operasyonda, 10 ilde gerçekleştirilen çalışmalarda, aralarında muvazzaf ve emekli askerlerin de olduğu 29 şüpheli tespit edildi. Bunlardan 25'inin gözaltına alındığı bilgisi geldi. İlgili dosyada suçlamalar arasında "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten adam öldürme" de yer alıyor.

Gözaltına Alınan Şüpheliler ve İlgili Gelişmeler

Operasyonda gözaltına alınan şüpheliler arasında eski askeri personel ve kazada görev almış kişiler olduğu dikkat çekiyor. Dönemin Malatya 2'nci Kara Havacılık Alay Komutanı Fatih Bengi, kazanın ardından yürütülen soruşturmada önemli bir fiil ile suçlanıyor. Ayrıca, pilot ve astsubayların da aralarında bulunduğu isimler, dosyada yer alan şüphelilerin listesine dahil edilmiştir. Bunlar arasında emekli subaylar ve hâlihazırda görevde olmayan askerlerin yanı sıra, suçlamalarla gündeme gelen çok sayıda kişi de yer almakta. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın derinlemesine yürütüleceğini belirtirken, hiçbir dosyanın karanlıkta kalmaması gerektiğini vurguladı.

Delil Durumu ve GPS Cihazı Sorunu

Soruşturmanın önemli bir parçası olan GPS cihazının durumu ise ayrı bir tartışma yaratıyor. Helikopterin düşmesinin ardından yapılan soruşturmada, 29 Mart 2009 tarihli incelemede GPS cihazının mevcut olduğu, 31 Mart tarihli tutanakta ise cihazın yerinden sökülmüş olduğu tespit edildi. Kazanın incelenmesi için görevlendirilen ekiplerin tutanaklarında çelişkiler olduğu ortaya çıktı. Belirli işaretler, cihazın kazadan sonra kaybolduğu yönünde güçlü kanıtlar sunuyor. Enkaza ulaşma sürecinde yaşanan bu tür sorunlar, olayın arka planında neler olduğuna dair birçok soruyu gündeme getirmiş durumda. İlgili kişiler ve ekiplerin sorumluluğu ve eylemleri üzerinde duruluyor.

Sonuç ve Kamuoyuna Yansımalar

Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybetmesi, 17 yıl sonra bile hala güncelliğini koruyan bir trajedi olarak hafızalarda yer etmiştir. Kazanın ardındaki ihmal ve suikast iddiaları, adaletin sağlanması adına büyük bir beklenti oluşturmaktadır. Gelişmeler, toplumda infiale neden olurken, olayın adli boyutunun netleşmesi için sürdürülen soruşturma ise devam etmektedir. Kamuoyunda bu olayın üzerindeki sır perdesinin aralanması için yapılan çalışmalar, medyada sıkça yer bulmakta ve geniş bir takipçi kitlesi oluşturulmaktadır. Yazıcıoğlu’nun vefatı ve akabindeki olaylar, kendi tabanında ve politik arenada hâlâ büyük yankı bulmakta, bu nedenle dikkatle izlenmektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *